Eğitim-Sen’den Fransa Saldırısına Kınama - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Temmuz, 2016 14:25 tarihinde yayınlandı
0
0

Eğitim-Sen’den Fransa Saldırısına Kınama

 

Eğitim-Sen Karabük İl Temsilcilik Başkanı Cevat Soylu,; Fransa’da meydana gelen ve 84 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını kınayarak, Fransa’da Yaşanan Saldırıyı Lanetliyor, Acılarını Paylaşıyoruz” dedi.

Soylu yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Dün Fransa’da, Fransa için önemli bir gün olan 14 Temmuz’da yine acımasız bir saldırı gerçekleşmiş, resmi açıklamalara göre 84 kişi hayatını kaybetmiş, yaralı sayısı 100’ü aşmıştır. Eğitim Sen olarak Fransa’da gerçekleştirilen bu acımasız saldırıyı ve arkasındaki güçleri lanetliyoruz.

Aylardır başta Türkiye olmak üzere, Ortadoğu’nun ve Avrupa’nın önemli merkezlerinde yaşanan saldırı ve katliamların hedefi hangi ırk, inanç ya da siyasi düşünceden, kadın, erkek ya da çocuk ayrımı yapmadan masum ve savunmasız insanlar olmuştur. Kimler tarafından ve ne amaçla gerçekleştirildiği bilinen bu tür acımasız korkutma ve yıldırma amaçlı olduğu açıktır.

Türkiye ve Avrupa halkları başta olmak üzere, tüm dünya halklarının geleceğini tehdit eden bu yaşam ve insanlık düşmanı saldırılara ve arkasındaki karanlık güçlere karşı ortak tutum alınması ve enternasyonal dayanışmanın güçlenmesi gerektiği açıktır.

Bizleri insanlığın ortak evrensel değerlerine karşı saldırılarla susturacaklarını, korkutacaklarını zannedenler amaçlarına asla ulaşamayacak ve kazanan mutlaka dünya halklarının emek, demokrasi ve barış mücadelesi olacaktır.

Eğitim Sen olarak, yaşanan saldırı nedeniyle Fransa halklarına bir kez daha başsağlığı diliyor, benzer acıları defalarca yaşamış olmanın üzüntüsüyle acılarını yürekten paylaştığımızın bilinmesini istiyoruz.

Baskı, Sürgün ve Soruşturmalar Son Bulmalı, “Cadı Avı” Derhal Durdurulmalıdır!

Siyasi iktidarın eğitim başta olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında etkisi hissedilen baskıcı, otoriter ve anti demokratik uygulamaları hız kesmeden devam etmektedir. Siyasi iktidar önünde engel olarak gördüğü tüm kişi ve kurumları etkisiz hale getirerek bertaraf etmek için elindeki bütün olanakları sonuna kadar kullanmakta, Eğitim Sen’i ve Eğitim Sen üyelerini yoğun baskı, sürgün ve soruşturmalar üzerinden sindirmeye ve hizaya getirmeye çalışmaktadır.

Sadece son birkaç ay içinde, özellikle 29 Aralık grevi sonrasında üye ve yöneticilerimize yönelik olarak büyük bir “cadı avı” başlatılmış, çok sayıda Eğitim Sen üyesi sendikal faaliyetleri ve demokratik eylemleri nedeniyle soruşturma geçirmiştir. Bazı arkadaşlarımız keyfi kararlarla sürgün edilmiş, bazı arkadaşlarımız sosyal medya paylaşımları ve attıkları sloganlar gerekçe gösterilerek açığa alınmıştır. Büyük bölümü siyasal talimatlarla hayata geçirilen ve tamamı keyfi olan hukuk dışı tutumlar üzerinden en temel sendikal faaliyetlerimiz bile “yasa dışı” gösterilmeye çalışılmakta, sendikal faaliyetlerimiz açıkça engellenmek istenmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, bugüne kadar en temel sendikal hak ve özgürlükler konusunda, sendikal hakların kullanılması sürecinde çok sayıda hukuk dışı girişimde bulunmuş, hukukun en temel ilkelerini yok sayan kararlara ve uygulamalara imza atmıştır. MEB’in yasakçı ve hukuk dışı kararları, keyfi cezaları mahkemelerden, yüksek yargı organlarından birer birer dönmesine rağmen bakanlık, özel olarak Eğitim Sen’e yönelik baskıcı, dışlayıcı ve ayrımcı politikalarını sürdürmektedir.

İktidarın ideolojik çizgisinde olan ve tamamı “siyasal kadro” olarak atanan idari makamların yoğun baskı ve yıldırma girişimleri, üyelerimize yönelik olarak açılan disiplin soruşturmaları, verilen sürgün ve açığa alma kararları tamamen hukuk dışı ve anti demokratiktir. İktidarın politikalarına itiraz eden herkesin hedef haline getirildiği böylesi bir dönemde ülke çapında üyelerimize yönelik olarak yalan propagandalar eşliğinde başlatılan “cadı avı” ile örgütlü mücadelemiz engellenmeye çalışılmaktadır.

Eğitim Sen üyeleri hakkında hukuki temelden yoksun ve tamamı siyasal nitelikli olan soruşturmalar sürerken, takipsizlik ile sonuçlanan dosyaların siyasi talimatlarla yeniden açılması, hukuk dışı bir şekilde soruşturma üzerinden “suç yaratma” maçı taşımaktadır. Bu tür hukuk dışı girişimlerin asıl amacının bizleri korkutmak, yıldırmak ve sindirmek olduğu bellidir. Üye ve yöneticilerimizin hemen her sendikal faaliyetinin baskı ve soruşturma gerekçesi olması, siyasi iktidarın anti demokratik uygulamalarına itiraz eden herkese yönelik bir gözdağıdır. MEB, en temel sendikal hak ve özgürlükleri yok sayarak ve hukuk dışı kararlara imza atarak resmen “sendikal faaliyeti engelleme” suçu işlemektedir. Sendikal örgütlenme ve ifade özgürlüğünü ayaklar altına alan, hukuku ayaklar altına alarak hareket edenler karşısında sessiz ve tepkisiz kalmamız elbette mümkün değildir.

Bizleri baskı altına almaya çalışan, haklı mücadelemizden döndürmeyi amaçlayan her türlü hukuk dışı ve fiili uygulama, Türkiye’nin tehlikeli bir yola girdiğini ve iktidar güçlerinin denetimi altındaki tüm devlet organlarını ve medyayı kullanarak karşısında engel olarak gördüğü tüm kişi ve kurumları bertaraf etmek istediğini göstermektedir.

Eğitim Sen, nereden gelirse gelsin, baskı ve tehditlere pabuç bırakmayan mücadeleci bir geleneğin temsilcisi ve savunucusudur. Eğitim Sen üye ve yöneticilerine yönelik her türlü baskının, soruşturma ve sürgünlerin durdurulması için örgütsel ve hukuksal mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir! Üyelerimize yönelik baskı, sürgün ve soruşturmalara son verilmeli, ülke çapında başlatılan cadı avı derhal durdurulmalıdır.”

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
safranbolu tsodan otizm farkindaligina oncu proje LBZ9p9ee
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Nisan, 2026 20:37 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu TSO’dan otizm farkındalığına öncü proje

Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Dünya Otizm Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, otizmin bir eksiklik değil, bireylerin dünyayı algılama ve ifade etme biçiminin farklı olduğu bir gelişim yolculuğu olduğunu belirtti.

Altuntepe, otizmin günümüzde her toplumda giderek daha görünür hale geldiğini ifade ederek, bu durumun yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk alanı olduğuna dikkati çekti.

Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Safranbolu Kent Konseyi ve Turizm ve Gastronomi Bilimleri Araştırmaları (TGBA) iş birliğiyle “Otizm Dostu İşletme Kılavuzu: Anla – Uygula – Fark Oluştur” çalışmasının hayata geçirildiğini aktaran Altuntepe, bu projeyle toplumsal sorumluluğun somut bir karşılık bulmasının hedeflendiğini kaydetti.

Söz konusu çalışmanın etki alanını genişletmek amacıyla TURGİD ile birlikte Türkiye genelinde yaygınlaştırılacak bir farkındalık hareketinin de başlatıldığını ifade eden Altuntepe, çalışmanın hazırlanmasında ve paydaşlar arasında iş birliği oluşturulmasında katkı sunan Karabük Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tolgahan Tabak’a teşekkür etti.

Türkiye’de yaklaşık her 44 çocuktan birinin otizm spektrumunda yer aldığını vurgulayan Altuntepe, bu durumun başta hizmet sektörü olmak üzere tüm yaşam alanlarının daha kapsayıcı ve erişilebilir hale getirilmesini zorunlu kıldığını belirtti.

Hazırlanan kılavuzla işletmelerde farkındalık oluşturmayı, otizmli bireylerin ve ailelerinin sosyal yaşama katılımını kolaylaştırmayı ve gastronomi ile hizmet sektöründe kapsayıcı uygulamaları yaygınlaştırmayı amaçladıklarını ifade eden Altuntepe, gönüllü destek veren ve kapsayıcı hizmet anlayışını benimseyen işletmelere de teşekkür etti.

Altuntepe, sunulan her hizmetin yalnızca bir deneyim olmadığını, aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini, ailelerin huzurunu ve toplumun vicdanını doğrudan etkilediğini belirterek, Safranbolu’da başlatılan çalışmanın Türkiye genelinde sürdürülebilir bir farkındalık hareketine dönüşmesini temenni etti.

Dünya Otizm Farkındalık Ayı vesilesiyle tüm kurumları, işletmeleri ve toplumu daha kapsayıcı bir yaşam için birlikte hareket etmeye davet eden Altuntepe, özel ihtiyaçlı bireylerin her zaman yanında olduklarını vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin