Eğitim-Sen’den Boykot ve İş Bırakma Eylemi - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:25
Güneş 06:50
Öğle 13:03
İkindi 16:25
Akşam 19:06
Yatsı 20:25
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Şubat, 2015 16:27 tarihinde yayınlandı
0
0

Eğitim-Sen’den Boykot ve İş Bırakma Eylemi

Eğitim-Sen bugün bir günlük boykot ve iş bırakma eylemi yapacak. Eğitim-Sen Karabük İl Temsilciliği Başkanı Cevat Soylu Sendika binasında yaptığı basın açıklamasında; tüm Karabüklüleri yapacakları bir günlük boykot ve iş bırakma eylemine destek vermeye davet etti.
Soylu yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Yıllardır eğitim sistemini kuşatan sorunların çözülmek bir yana daha da derinleştiği bir dönemde eğitim sisteminin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığı açıktır. Siyasi iktidarın, eğitimi ve toplumsal yaşamı kendi ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme çabaları, eğitim sisteminde giderek artan piyasalaşma ve dinselleşme uygulamaları ile sürmektedir.
19. Milli Eğitim Şurası`nda alınan ve laik-bilimsel eğitim anlayışı ile temelden çelişen Şura kararlarının Bakanlık tarafından uygulanması için somut adımlar atılmaya başlanmış, özellikle MEB ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve kimi dini vakıflarla yapılan protokol ve etkinlikler ile okullar eğitim yuvası olmaktan adım adım uzaklaştırılmaya başlanmıştır. Eğitim sisteminin siyasi iktidarın emir ve talimatları ile siyasi ve sendikal referanslarla atanan eğitim yöneticileri tarafından düzenlenmeye başlanması, başta öğrenci velileri ve öğretmenler olmak üzere toplumun geniş bir bölümünde büyük bir rahatsızlık yaratmaya başlamıştır. Zorunlu din dersleri ile ilgili AİHM kararının uygulanmaması, “zorunlu” seçmeli din dersleri dayatması, öğrencileri imam hatiplere yönlendirme, normal ortaokullar içinde imam hatip sınıflarının açılması, fiziki koşulları sınırlı olan okullarda kütüphane ve laboratuarlarının kapatılarak okullara mescit açılması uygulamasının zorunlu hale getirilmesi ve bu konuda okul yönetimlerine baskı yapılması, MEB`in çocukların eğitimini gözden çıkardığını, bilimsel eğitime meydan okurcasına dini eğitimin yaygınlaşması için bütün imkânlarını seferber ettiğini göstermektedir. Eğitim sisteminde ve genel olarak toplumsal yaşamda iktidarın kendi dünya görüşüne ve yaşam tarzına uygun nesiller yetiştirme yönündeki uygulamaları tüm topluma yönelik fiili bir baskı ve dayatma haline gelmiş durumdadır. Bu konuda özellikle eğitim sisteminin “tek din, tek dil, tek mezhep” anlayışına uygun olarak dini kurallara göre biçimlendirilmek istenmesi kabul edilemez.
Yaşanan bu sorunların yanı sıra yönetici ve öğretmenlere verilen nöbet görevi ile ilgili olarak okul nöbetlerinin fazla mesai kapsamında değerlendirilmesi yönündeki bütün girişimlerimiz sonuçsuz kalmıştır.. Eğitim Sen nöbet görevinin öğretmenler açısından önemini her dönem dile getirmiştir. Nöbet görevi öğretmenlerin, öğrencilerin ayrımcı, şiddet içeren, ötekileştirici, baskıcı kimi davranışlar ile karşı karşıya kalmaması açısından önemlidir ve eğitim-öğretim kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ancak öğretmenleri mağdur eden uygulamaya sessiz ve tepkisiz kalmamız beklenemez. Bu nedenle 9 Şubat Pazartesi`den itibaren nöbet ile ilgili taleplerimiz karşılanana kadar nöbet görevini uygulamama kararını almış bulunmaktayız. Siyasi iktidar ve MEB, yıllardır eğitimin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek yerine, attığı her adımda farklı inançlar, mezhepler ve kimliklere yönelik aşağılayıcı, baskıcı, dışlayıcı ve dayatmacı bir tutum izlemektedir.
ÜLKENİN GELECEĞİNDEN ENDİŞE EDEN HERKESİ BOYKOT VE İŞ BIRAKMA EYLEMİNE DESTEK VERMEYE ÇAĞIRIYORUZ
İktidarın yıllardır benimsediği tekçi anlayış üzerinden toplumu ayrıştırarak karşı karşıya getirme ve yeni çatışma alanları yaratma girişimleri karşısında sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Eğitim Sen olarak 13 Şubat Cuma günü, laik, bilimsel, anadilinde eğitim ve demokratik yaşam için bir günlük iş bırakma kararı almış bulunuyoruz. Aynı gün yapılacak olan okul boykotu ile birlikte iktidarın artan baskılarına ve eğitimde laik-bilimsel eğitimi hedef alan hedef ve uygulamalarına karşı yeni bir mücadele süreci başlatılacaktır. Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin değil, dinin referans alındığı bir eğitim sisteminde eğitim ve bilim emekçilerinin, öğrenci ve velilerle birlikte kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelemizi tüm emek ve demokrasi güçleri ile birlikte omuz omuza sürdüreceğimiz bilinmelidir. Siyasi iktidarın farklı din, mezhep ve kimliklerin yıllardır savunduğu talepleri yok sayan dayatmacı anlayışına karşı, baskıcı ve ayrımcı uygulamalarına en güçlü ve etkili yanıtı vermek için, çocuklarının ve ülkenin geleceğinden endişe eden herkesi 13 Şubat`ta gerçekleştirilecek boykot ve iş bırakma eylemine destek vermeye çağırıyoruz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
icisleri bakani ciftci genclerimizi suca surukleyen her turlu yapi ile mucadele ediyoruz FRNs3dlM
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Mart, 2026 00:00 tarihinde yayınlandı
0
0

İçişleri Bakanı Çiftçi: “Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz”

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Samsun’da katıldığı AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’nda, “Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Bakan Mustafa Çiftçi, bir dizi programa katılmak için geldiği Samsun’da Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Toplantı Salonu’nda düzenlenen AK Parti Geleneksel Teşkilat İftar Programı’na katıldı. İftarın ardından açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Samsun, Türk milletinin hafızasında ve milli mücadelesinde çok özel ve önemli bir yere sahip şehrimizdir. İstiklal mücadelemizin meşalesinin yakıldığı bu şehir sıradan bir şehir değildir. Bir millete esaret prangalarının vurulmak istendiği, vatanına göz dikildiği yerde Anadolu’yu ayağa kaldıran ses ve kararlı duruş bu şehirden, Samsunlu kardeşlerimin yüreğinden yükselmiştir. İşte tam da o günlerden bugüne Samsun bize şunu öğretmiştir: Bu millet esareti kabul etmez, bu millet diz çökmez, bu millet tarihin omuzlarına yüklediği iddiasından vazgeçmez. Anadolu’yu bize vatan kılan Malazgirt’te Sultan Alparslan’ın, o kutlu müjdeye mazhar olmak için gemileri karadan yürüten Sultan Fatih’in, Kudüs’ü doruklarda bekleyen son Hakan Abdülhamid-i Sani’nin, İstiklal meşalesini yakan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın ve nice kahramanın inancıyla, ruhuyla yolumuza devam ediyoruz. ’Yeter söz de karar da milletindir’ diyerek Türkiye Yüzyılı’nı başlatan muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye’ye ilerliyoruz, Allah’ın izniyle” diye konuştu.

“Gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz”

Suçla mücadelede yeni bir sisteme geçtiklerinin altını çizen Bakan Mustafa Çiftçi, “İçişleri Bakanlığı olarak en büyük sorumluluğumuz, bu güzel ülkenin huzurunu ve güvenliğini güçlü bir şekilde sağlamaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; huzur yoksa kalkınma olmaz, güvenlik yoksa istikrar olmaz. Bu anlayışla Türkiye’nin her köşesinde yeni bir güvenlik vizyonu ile çalışıyoruz. Sadece suçla mücadele eden değil; suçu oluşmadan engelleyen, toplumu koruyan, gençlerimizi geleceğe hazırlayan bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Bugün Türkiye’de artık suçla mücadelede yeni bir dönemi konuşuyoruz. Önleyici güvenlik anlayışıyla; gençlerimizi suça sürükleyen her türlü yapı ile mücadele ediyoruz. Sokaklarımızı huzurun, mahallelerimizi güvenin mekânı haline getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz; milletimizin huzuru için fedakârca görev yapıyor. Bu vesileyle görev başındaki tüm güvenlik güçlerimize buradan şükranlarımı gönderiyorum” şeklinde konuştu.

“Kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor”

Türkiye’nin çok güçlü bir ülke olduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, ayrıca şunları söyledi:

“Türkiye büyük bir ülkedir. Türkiye güçlü bir devlettir. Ama Türkiye’nin en büyük gücü milletidir. Çünkü bu millet mazluma Yunus, zalime Yavuz’dur. Arakan’dan Bosna’ya, Gazze’den Kosova’ya, Halep’ten Buhara’ya varıncaya kadar bu millete dua edilir. Bütün dünya bilir ki bu millet; adaletin, vicdanın, merhametin son kalesidir. Anadolu darülinsandır, darüsselamdır, darülislamdır. Bizim kaybedecek zamanımız yok, her geçen gün feryatları arşı titreten mazlumlar bizi bekliyor. Ayaklar altına alınan insanlık onurunu, ahlakı, fıtratı ihya ve inşa etmek yine bizim vazifemizdir. Türkiye Yüzyılı hedefiyle yolumuza kararlılıkla devam ederken; daha güvenli şehirler, daha huzurlu mahalleler, daha güçlü bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışacağız. Birliğimizi koruduğumuz, kardeşliğimizi yaşattığımız sürece Allah’ın izniyle bu milletin aşamayacağı hiçbir engel yoktur.”

Toplantıya, AK Parti Samsun milletvekilleri Mehmet Muş, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, ilçe belediye başkanları, partililer ve davetliler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin