karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Nisan, 2024 20:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ebeveynlerin korkulu rüyası ’CRP’de doğru bilinen yanlışlar

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, aileleri en çok endişelendiren C-reaktif proteinin (CRP) yüksek çıkmasının sadece kana enfeksiyon bulaştığı anlamına gelmediğini, birçok durumda CRP’nin yüksek çıkabileceğini söyledi.
Özellikle ilk çocuğu olan aileler, çocuklardan istenen tahlillerin sonuçlarına internetten bakıp, bunalıma girebiliyor. Aileler, internette en çok CRP yüksekliğini aratırken, bunun karşılığını ise kana enfeksiyon bulaşması olarak görüyor. Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, CRP’nin birçok şartta yükselebileceğini ifade ederek, doğru bilinen yanlışlar hakkında uyarılarda bulundu.

“En fazla doğru bilinen yanlış, ‘sadece enfeksiyon olduğunda artar’ düşüncesi”
CRP konusunda en çok doğru zannedilen yanlışın ’sadece kanda enfeksiyon olduğunda arttığı’ düşüncesi olduğuna dikkat çeken Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Çocuk doktorlarına en çok sorulan soru, ‘Hocam CRP’si yüksek çıkmış kanında enfeksiyon varmış’ oluyor. CRP, kanda enfeksiyon değildir. CRP’yi 100 küsur gören, ‘eyvah kanında çok enfeksiyon var’ diyor. Romatizmada, kanserde birçok şeyde CRP yükselebilir. CRP, tedavi edilebilir bir şey değildir, sadece bir bulgudur. İnternette bu konu hakkında çok ciddi derecede korkutucu şeyler yazılıyor. CRP, vücutta bazı reaksiyonlar sonucu artan bir protein. En fazla doğru bilinen yanlış ise ‘sadece enfeksiyon olduğunda artar’ düşüncesi” dedi.

CRP’nin birçok durumda artabileceğinin, enfeksiyondan bağımsız olarak da CRP’nin artabileceğine değinen Uzm. Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Enfeksiyon dahil birçok durumda CRP yükselir. Hatta duvara yumruk atsanız bile, travmada bile yükselebilir, stresle yükselebilir. Ailelerin en büyük korkusu, kana enfeksiyon karışması. Biz uzmanlar asla CRP tedavisi yapmıyoruz. Laboratuvar tahlili tedavisi yapmıyor, tanı koymuyoruz. Çocukları muayene ederek tanı koyuyoruz. O yüzden bir tahlil sonucu internete başvurarak, uygunsuz, kendilerini strese sokacak bilgilerle kendilerini yormasınlar. Çünkü biz CRP’yi klinik bulgulara ek bir şekilde inceliyoruz. Örneğin PFAPA sendromu var. Bunda CRP çok yükselir ama basit bir tedavi ya da bekleyerek de düzelebilir. Bu CRP enfeksiyon anlamına gelecek olsa çocuğa çok yoğun antibiyotik vermek zorunda kalacaktık, vermiyoruz. Laboratuvar hastaya tanı koydurmaz, tanıyı doktor koyar, laboratuvar akılda bir şey kalmasın diye destek amacıyla istenir” diye konuştu.

“Çocukluk çağı hastalıkları, çocuklukta geçirilirse iyi olan bir hastalık grubudur”
Son dönemde çocuklarda en çok görülen hastalıkların başında ‘beşinci hastalık’ adı verilen viral hastalığın olduğuna da değinen Uzm. Dr. Aykanat, “Beşinci hastalık, parvovirus B19 adlı virüsle enfekte olan bir çocuğun yüksek ateş, bu ateşin 72 saat sürmesi, kıpkırmızı elmacık yanakları ve 72 saatin sonunda ateşin düşmesiyle birlikte vücutta kırmızı döküntülerin çıktığı viral, masum bir çocukluk hastalığıdır. Özellikle bekeler, 6 ay sonrası bu hastalık riskini daha fazla taşıyorlar. Çocukluk çağı hastalıkları, çocuklukta geçirilirse iyi olan bir hastalık grubudur. Aşısı yok, gerek de yok. Çocuklar bu hastalığı erken dönemde geçirirse, kendi kendine iyileşiyor. Yüksek ateş nedeniyle maalesef anne ve babalarda gereğinden fazla anksiyete oluşursa, uygunsuz ilaç kullanımı ya da tanı konulmazsa uygunsuz antibiyotik kullanımı gibi sonuç oluyor. Bu virüs hastalıkları antibiyotikle iyileşmez, tamamen kendiliğinden savunma sisteminin savaşarak vücuttan atmasıyla iyileşeceği bir hatalıktır. Ateş kontrolü dışında sıvı alımını desteklemek dışında yapmamız gereken hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 20:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Boluspor – İstanbulspor maçının ardından

Trendyol 1. Lig’in 27. haftasında oynanan Boluspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu.
Trendyol 1. Lig’in 27. haftasında Boluspor sahasında mücadele ettiği İstanbulspor’a 1-0’lık skorla mağlup oldu. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri, basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Play-off grubuna girmek için ellerinden geleni yapacaklarını ifade eden Boluspor Teknik Direktörü Suat Kaya, "7 günde 3. maç. Biraz sakatlıklar, biraz da kart cezalıları, bu bizi yordu. Özellikle 75’ten sonra bu yorgunluk bayağı bindi. Maça iyi başladık fakat ilk gol pozisyonunu rakibe verdik. 45 dakika dengeli geçti. Sabırlı oynadık. İkinci yarıda çok istedik, pozisyonlar da bulduk. Doğan Can’ın sakatlığı, onu hiç kullanamadık. Önümüzdeki hafta iyi bir dinlenmeyle, rakibe iyi çalışarak bu işten çıkış sağlamamız lazım. Ben oyuncularıma güveniyorum. Ufak tefek sorunlarımız var ama bunların arkasına sığınmıyorum. Play-off grubunun içine girmek için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.

İlyas Öztürk: "Çok mutluyuz"
Galip geldikleri için mutlu olduklarını ifade eden İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Biz İstanbulspor’a Barış Kaan hocamızla birlikte geldiğimiz günden itibaren, 12 haftadır farklı farklı rakiplere göre formasyon ve farklı oyun, rakibe göre farklı oyun felsefeleriyle maçlara çıktık. Zaman zaman saha içi defansif duruşumuzu da rakiplerin konumlamasına göre yaptık. Maçı kazandık ama biz şunu söyleyeyim; sonradan oyuna aldığımız oyuncular normal 11 oyuncularımızdı. Biz rakibin 60’tan sonra yorulacağını bildiğimiz için, onları 60’tan sonra oyuna alıp ve golü bulup maçı kazandık. Çok mutluyuz. Oyuncularımızı kutluyoruz. Bundan sonraki süreçte de Iğdır maçının hazırlıklarımızı sürdüreceğiz" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin