blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2024 12:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Düzce’de resmi olmayan sonuçlara göre seçimi Faruk Özlü kazandı

Düzce’de resmi olmayan sonuçlara göre seçimi bir kez daha AK Parti adayı Faruk Özlü kazandı. Özlü, “Şükranlarımı sunuyorum” diyerek kendisine oy veren seçmenlere teşekkür etti.
Resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti’den yeniden Düzce Belediye Başkanı seçilen Faruk Özlü açıklama yaptı. Özlü, “Seçim kampanyamız boyunca benimle birlikte yol yürüyen, emek veren ve AK Partimiz için gecesini gündüzüne katan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Milletvekillerimize, il başkanımıza, ilçe başkanlarımıza, seçim koordinasyon merkezimize, kadın ve gençlik kollarımıza, belediye meclis üyesi adaylarımıza ve ekip arkadaşlarıma gösterdikleri büyük gayret için şükranlarımı sunuyorum. Seçim çalışmalarımız boyunca bizleri yalnız bırakmayan, davamıza gönül veren, Düzce’mizin geleceği için bizlere inanan, güvenen ve her daim yanımızda olan tüm hemşehrilerimden Allah razı olsun. 31 Mart yerel seçimlerinde sandık başına giderek bana ve kadrolarıma 5 yıl daha Düzce’mize hizmet yetkisi verdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Seçim sürecinde aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara, yolunu kaybedenlere, aklınızla dalga geçenlere, barış ve kardeşlik iklimimize zarar verenlere, seçimi bir şov malzemesine dönüştürenlere ve sizin iradenizi hafife alanlara pirim vermediniz. Düzce’mizi yeniden emin ellere teslim ettiniz. Tercihinizi gerçek belediyecilikten, ilkeli ve dürüst kadrolardan yana kullandınız. Verdiğiniz oylarla AK Partimize ve bana olan güveninizi dosta düşmana gösterdiniz. Artık seçim geride kaldı. Bugünden itibaren tıpkı geçen 5 yılda olduğu gibi şehrimiz için projeler üretmeye, kalıcı eserlere imza atmaya, verdiğimiz sözleri tutmaya ve sizlerin desteğine layık olabilmek için durup dinlenmeden çalışmaya devam edeceğiz. Bir kez daha 31 Mart seçim sonuçlarının ülkemiz, milletimiz ve Düzce’miz için hayırlı olmasını diliyor, hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.