’Dünyanın en iyi ekmeği’ seçilen ‘Bafra pidesi’nin sırrı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Mayıs, 2024 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

’Dünyanın en iyi ekmeği’ seçilen ‘Bafra pidesi’nin sırrı

SAMSUN (İHA) – Tadı, dünyadaki lezzet otoriteleri tarafından da tescillenen Samsun’un coğrafi işaretli yiyeceklerinden ‘Bafra pidesi’ lezzetiyle olduğu kadar hazırlanışı ve pişirilmesi ile de diğer pidelerden ayrılıyor.

‘Dünyanın En İyi Yemekleri Listesi’nde ‘En İyi Ekmekler’ kategorisinde ilk 2 sırayı Samsun’a ait lezzetler paylaştı. Gastronomi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan Taste Atlas’ın ‘Top Ten Breads’ listesinde ilk 2 sırayı Bafra ve Samsun pideleri aldı. Bafra Pidesi ve Samsun Pidesi adıyla listede ilk 2 sırada yer alan Samsun lezzetleri, Brezilya’nın pao de queijosunu, Malezya’nın roti canaisini, Kolombiya’nın pan de bonosunu, Azerbaycan’ın qutabını, İtalya’nın piadina romagnolasını ve Hindistan’ın butter garlic naan ile amritsari kulchasını geride bıraktı.

Lezzeti ile dünyayı da hayran bırakan pidelerin sırrını Samsun’daki pide ustası Necati Koçak anlattı. Bafra pidesinin şekil olarak kano ya da şeker kamışına benzediğini, 1 metre uzunluğundaki pidenin kalınlığının 2,5 santim olduğunu ifade eden Koçak, 1 gün dinlendirilen mayalı hamurun iç harcının yağsız pişmiş kıyma ile çiğ ince doğranmış soğanla hazırlandığını, soğanların fırında hamurun içinde pişerek pideye lezzet kattığını ve 25 dakika piştikten sonra çıtır pidenin üstüne sürülen köy tereyağının da son rötuş olduğunun altını çizdi.

“Pideyi tadan vatandaşlar çok beğeniyor”

Tescilli lezzeti tadan herkesin çok beğendiğini ifade eden pide ustası Necati Koçak, “10 yıldır pide ustasıyım. Bafra pidesinin lezzetini insanlarımıza tattırmak için hizmet veriyoruz. Pidenin iç harcında kavrulmuş yağsız kıymayı çiğ, ince doğranmış soğanla karıştırıp hazırlıyoruz. Bu harcı pide hamurunun içerisine doldurup, olabildiğince ince ve uzun şekilde odun fırınına atıyoruz. Pide 25 dakika boyunca ağır bir şekilde çıtırdayacak durumu gelene kadar gevrek bir şekilde pişiriyoruz. Pidenin en önemli özelliği ise hamurunun ince, uzun ve gevrek olmasıdır. Köy tereyağı ile birlikte lezzeti daha da artıyor. Pideyi tadan vatandaşlar oldukça beğeniyor. Yurt dışındaki misafirlerine bile gönderiyorlar. İsteyenlere pideyi şoklayıp, soğuk bir şekilde gönderiyoruz. Bu şekilde hem yurt dışına hem de diğer illere pide gönderiyoruz. Sabah, öğlen, akşam ve gece fark etmeksizin bu lezzeti keyifle yiyorlar. Pidenin hamuru 1 gün dinleniyor. 170 gram hamurun mayası gelip, kabardıktan sonra açıp, iç harcını dolduruyoruz. Ağır ağır pişen pideyi fırından aldıktan sonra tereyağını sürüp, müşterilerimize afiyetle servis ediyoruz” dedi.

“7 yıldır Samsun’dayım, lokantaya her gittiğimde pideden başka bir şey yemiyorum”

Samsun’a şehir dışından gelmesine rağmen Bafra pidesini tüm yemeklerden daha çok sevdiğini dile getiren Ali Karabenli, “Pide, tek kelime ile ‘mükemmel’ diyebilirim. Bafra pidesi çok hoşuma gidiyor. Yaklaşık 7 yıldır Samsun’da ikamet ediyorum. Lokantaya gittiğimde pideden başka bir şey yemiyorum. Bafra pidesinin dünyanın en iyi ekmeği seçildiğini duydum. Bu beni hiç şaşırtmadı. Ben de pideyi çok sevdiğimden arkadaşlarımı da her zaman pide yemeye davet ediyorum” diye konuştu.

“Bu pide kesinlikle Türkiye’deki en iyi yemeklerden birisi”

İlk kez tatmasına rağmen Bafra pidesinin dünyadaki en iyi yemekler listesine Türkiye’den girecek birkaç yemekten birisi olduğuna karar verdiğini belirten Mersin’den Samsun’a gezmeye gelen Ümit Alparslan, “Mersin’den arkadaşımı ziyarete geldim. O da beni Samsun’da pide yemeye getirdi. Bafra pidesi tattık. İlk defa denediğim bir lezzet. Bence de çok güzel bir yemek olmuş. Hamuru çıtır çıtır ediyor. İçindeki kıyma harcı çok güzel. Üzerine sonradan tereyağı sürülmüş. Isırdığımda tereyağının damladığını görüyorum. Gerçekten çok başarılı bir yemekmiş. Görünümü de çok enteresan. Kızartılmış şeker kamışını andırıyor. Tatlı görüntüsü var ve lezzeti de ona göre çok güzel. Bence Türkiye’de dünyanın en iyileri arasında sayılabilecek birkaç yemek var, Bafra pidesi de onlardan birisi” şeklinde konuştu.

Bafra pidesi, pişirilip şoklandıktan sonra dondurulup, yurt dışına ve diğer şehirlere de gönderiliyor. Fırında ısıtılan pideler, üstüne tereyağı sürüldükten sonra yeni fırından çıkmış gibi afiyetle tüketiliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
beun acik deniz teknolojileri merkezi kutuphanesi hizmete sunuldu b6TRCsjU
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim, kültür ve eğitimin buluşma noktası olacak yeni bir eseri daha öğrencileriyle buluşturdu. Çaycuma Kampüsünde hayata geçirilen Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi, düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı.

BEUN Çaycuma Kampüsü bünyesinde akademik gelişime katkı sunacak bu önemli yatırım, bilgiye erişimin kolaylaştığı ve geleceğin inşa edildiği bir merkez olarak kapılarını araladı. Açılış törenine; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, ilçe protokolü, akademik ve idari personel, basın mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan müzik dinletisi katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesiyle devam eden program, açılış konuşmalarıyla devam etti.

Günün anlam ve önemine dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, şu ifadeleri dile getirdi:

“Bugün burada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile Subsea7 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirmenin büyük mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, böylesine kıymetli bir eseri üniversitemize ve Zonguldak’a kazandırmak bizler için ayrıca anlam taşımaktadır. İnanıyorum ki bu kütüphane; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları bir alan olmanın ötesinde, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri bir yaşam alanı olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak, hayatlarında unutamayacakları izler bırakacaktır. 144 metrekarelik kullanım alanına sahip olan kütüphanemizde, 1500’ün üzerinde basılı kaynak titizlikle kataloglanarak öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bunun yanı sıra RFID altyapısı, gelişmiş otomasyon sistemi, katalog tarama ve self-check cihazlarıyla donatılan bu merkez, kullanıcılarımıza hızlı, pratik ve çağın gereklerine uygun bir deneyim sağlamaktadır. Ayrıca zengin elektronik kaynak altyapımız sayesinde tüm kampüs kullanıcıları bilgiye her an, her yerden erişim imkânına sahiptir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma ve bir parçası olmaktan gurur duyduğum Subsea7 ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserin, başta öğrencilerimiz olmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür’ün ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu müstesna zamanda böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Atalarımızın veciz ifadesiyle ‘Bir mekânın değeri, orada bulunan o anı anlamlı kılan insanlarla ölçülür.’ İşte bugün bu ortam; kıymetli çalışma arkadaşlarım, değerli öğrencilerimiz ve bu mutlu günümüze değer katarak ilme gönül veren siz saygıdeğer misafirlerimizle anlam kazanmaktadır. Nitekim bugün Kütüphaneler Haftası’nda yalnızca bir kütüphanenin kapılarını hizmete aralamıyoruz. Bilginin ve ilmin sayfalarını gençlerimizin ufkuna açıyoruz. Bilimin ışığıyla öğrencilerimizin ilerlediği kutlu yolu aydınlatıyoruz. Ecdadımız, kitaplarla dolu mekânları en kıymetli hazinelerden üstün görmüş; kütüphaneleri adeta birer ilim bahçesi olarak değerlendirmiştir. Bu sebeple kütüphaneler, yalnız kitapların bulunduğu mekânlar değildir. Aynı zamanda aklın, vicdanın ve hakikatin buluştuğu müstesna irfan ocaklarıdır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu güzide eser de geleceğe bırakılan güçlü bir mirastır. Burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma, üretilecek her fikir, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin Baki’nin de ifade ettiği gibi ‘hoş bir sada’ olarak yarınlara taşınacaktır. Bu anlamlı eserin hayata geçmesinde büyük emeği olan başta Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür Hanımefendi olmak üzere tüm Subsea7 ailesine verdikleri kıymetli desteklerden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken; kütüphanemizin üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca kütüphanemizden faydalanacak öğrencilerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum.”

Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından Subsea7 yönetim ekibine plaket takdim edildi. Program, kurdele kesimiyle devam ederken katılımcılar kütüphaneyi ziyaret edip çalışmaları yerinde inceledi.

BEUN’dan Bilim ve Geleceğe Değer Katan Yatırım

Modern altyapısı, zengin kaynakları ve teknolojik donanımıyla dikkat çeken Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi; öğrencilerin akademik gelişimine katkı sunarken, bölgenin bilimsel ve kültürel hayatına da önemli bir ivme kazandıracak. BEUN’un vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen bu anlamlı yatırım, üniversitenin bilgi üretme ve paylaşma misyonunu daha da ileriye taşırken; gençlerin hayallerine, araştırmalarına ve geleceğine ışık tutacak güçlü bir ilim merkezi olarak hizmet verecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin