Karabük Postası tarafından
21 Mayıs, 2016 14:38 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Dokunulmazlıkların Kaldırılması Şehit Ailelerini Sevindirdi

  Harp Malulü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Karabük Şube Başkanı Sabri Özer, teröre destek veren Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasından çok büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Harp Malulü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Karabük Şube Başkanı Sabri Özer,  kararın sevindirici olduğunu belirterek, “Bu vatana ihanet eden, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen kim varsa ve kim olursa cezalandırılmalıdır” dedi. Türkiye’de 30 binin üzerinde şehit, binlerce de terör mağduru olduğunu ifade eden Harp Malulü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Karabük Şube Başkanı Sabri Özer, “Dokunulmazlıkların kaldırılması sevindirici bir durum. Hangi meslekte ve hangi mevkide olursa olsun terör ve destekçileri yargılanıp cezalandırılmalıdır. Meclis’te terör suçuna karışmış kişilerle ilgili oylamayı pek çok kişi ile biz de takip ettik. Şehit Aileleri ve Gaziler  olarak sonuçtan çok memnunuz. Bu ülkenin huzurunu bozan beşikteki bebekten, sokaktaki vatandaşa herkesi tedirgin edip sonra da Meclis’e gelenler dokunulmazlık zırhının arkasına sığınıp sorgulanıp yargılanmaktan kurtulmamalı. Terör suçuna karışan, terörü destekleyen, teröre yataklık yapan, kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nden temizlenmeli. Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek veren herkese de teşekkür ediyorum. Yasanın hemen onaylanıp yargılamaların başlamasını ümit ediyoruz. Yetkililerden en büyük isteğimiz terörün bir an önce bitirilmesidir” diye konuştu.  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.