Tokat’ın Reşadiye ilçesinde yer alan Zinav Gölü, ilkbaharın gelişiyle birlikte kartpostallık manzaralar sunuyor. 1.5 kilometrekarelik alanı ve 25 metre derinliği ile dikkat çeken göl, çevresindeki korunmuş orman alanı ve barındırdığı balık türleriyle doğaseverlerin gözde mekânı haline geliyor.
Tokat’ın Reşadiye ilçesinde bulunan Zinav Gölü, eşsiz doğa manzaralarıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Reşadiye ilçesine 16 kilometre, Tokat il merkezine ise 172 kilometre uzaklıkta yer alan Zinav Gölü, ilkbaharın gelişiyle birlikte kartpostallık görüntüler oluşturdu. Kanyondan gelen küçük sularla beslenen Zinav Gölü, ortalama 1.5 kilometrekarelik bir alana yayılıyor ve 25 metre derinliğe sahip. Göl, çevresindeki korunmaya alınmış orman alanı ile doğal güzelliklerini koruyor. Ziyaretçiler, bu doğal cennette çeşitli balık türlerini de gözlemleyebiliyor. Doğa tutkunlarının ilgisini çeken Zinav Gölü, huzur dolu atmosferi ve muhteşem manzaralarıyla özellikle fotoğraf meraklılarının uğrak noktalarından biri haline geldi. Zinav Gölü, doğaseverler için sunduğu eşsiz güzelliklerle, Tokat ve çevresinde doğayla iç içe şehir karmaşasından kaçmak isteyenlerin başlıca tercihleri arasında yer alıyor.
Ulusal sanayi alanları Master Planı çerçevesinde, Anadolu da yeni sanayi havzaları, Türkiye’de sanayi alanları yeniden belirleniyor…
Marmara Bölgesinde muhtemel bir afetin Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesine zarar vermemesi için sanayi yatırımlarının düşük deprem riski taşıyan bölgelere yönlendirilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının hazırladığı Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin dengeli şekilde yayılması planlanıyor…
İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş, Hakkâri, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt, Türkiye'nin en riskli illeri olarak açıklanmakta…
Sanayi yatırımlarında, Anadolu’ya sağlanan istihdam ve vergisel teşviklerle birlikte, Türkiye’nin doğu-batı orta noktasından itibaren yayılması planlanan, güvenli sanayi bölgeleri, Karadeniz’de Samsun, Kastamonu ile denize ulaşırken, Akdeniz’de ise Mersin ile denize ulaşacak…
Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, sanayi lokomotifini çeken Karabük, Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesi dışında kalmış görünüyor…
Süreç geliştikçe, bazı iller bölgeden çıkarken, bazı iller de Anadolu’da Yeni Sanayi Havzaları projesine dahil edilebilir…
Diğer taraftan yerel kalkınma hamlesi ile illere ve ilçelere bölgesel yatırım projeleri sunulmakta…
Yerel kalkınma hamlesi ile de illerin mevcut yatırım özelliklerine göre hazırlanan projeler desteklenerek, sanayinin yerelde güçlenmesi ve geliştirilmesi hedeflenmekte…
Bakanlığın hazırladığı, Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Güvenli gelecek Anadolu da yeni Sanayi Havzaları projesi ile Yerel Kalkınma Hamlesi gibi projeleri ortak noktada toplamak zor…
Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesinin uygulama alanı, muhtemel afetlerde, ülkenin üretim ve lojistik kapasitesinin zarar görmemesi hedeflenmekte…
Türkiye sanayisinin bel kemiğini oluşturan enerji yatırımları ile sanayinde lokomotifi olacak Filyos Limanı, bölgenin stratejik yatırım alanları dışında bırakılması düşünülemez…
Türkiye’de sanayinin okulu ve adı olan Karabük ve bölgesi de bu projeler kapsamı dışına çıkarılıyorsa, Karabük siyaseti şapkasını önüne koyup düşünmeli…
İllerin, bölgelerin ve ülkenin geleceğine yönelik bu proje ve yatırımların etkisi yıllar sonra, hissedilecek ve görülecek…
Karabük siyaseti, geleceği bugünden hissedip göremezse, Cumhuriyetin sanayi kenti geleceği için, tehlike çanları çalıyor demektir…