Karabük Postası tarafından
28 Haziran, 2014 07:51 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Devrek Kaymakamlığı’nın Projesi DEBASP’ın Etkiliği Sona Erdi

ZONGULDAK Devrek Kaymakamlığı’nın başvuru sahibi olduğu Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın 2014 yılı Sosyal Kalkınma Mali Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan “Devrek Baston Üreticilerinin Satış ve Pazarlama Teknikleri Eğitimi ve Online Satış Platformunun Oluşturulması (DEBASP)” Projesi’nin etkinliği sona erdi. Zonguldak’ın Devrek ilçesinde düzenlenen Kaymakamlık, Devrek Meslek Yüksek Okulu ve Devrek Ticaret ve Sanayi Odası’nın işbirliği ile gerçekleştirilen DEBASP Projesi etkinliği Devrek TSO’ da düzenlenen programla sona erdi. Bundan bir süre önce Devrek İlçesi’nde faaliyet gösteren baston üretici ve satıcılarına satış-pazarlama teknikleri, müşteri ilişkileri ve ikna konularında beceri kazanma düzeyinde eğitim ve baston üretici ve satıcılarının ürünlerini pazarlayabileceği online satış platformu oluşturularak baston üretici ve satıcılarına e-ticareti sürdürebilmeleri açısından temel bilgisayar okuryazarlığı kazandırılacak. Proje bitiminde ise baston üretici ve satıcılarının hazırlanan e-ticaret sitesi üzerinden online satış yapmaları sağlanacak Ulusal ve uluslararası pazarda Devrek bastonunun tanıtımı ve bilinirliğini arttırmak amacıyla ulusal ve uluslararası fuarlara katılım gerçekleştirilecek. Devrek Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda düzenlenen projenin kapanış programına; Zonguldak Valisi Ali Kaban, Bakka Genel Sekreteri Faruk Tezel, Devrek Kaymakamı Orhan Yalınız, Devrek Belediye Başkan Vekili Osman Erenoğlu, İl Genel Meclis Başkanı Vacit Durdubaş, AK Parti İlçe Başkanı Serdar Kelebek, Orman Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel DMYO Müdürü Yrd Doç. Dr. Sefa Kocabaş, Devrek Esnaf Odası Başkanı İsmet Akdemir, daire müdürleri, sivil toplum kuruluş temsilcileri, bastoncular ve çok sayıda davetli katıldı. Düzenleme organizasyonda konuşan Bakka Genel Sekreteri Faruk Tezel,”Projelerin birbirini tamamlayıcı olması, bir proje fikrini projeye dönüştürülmesi ve ondan sonra somut hale getirilmesi ve onun bir şekilde uygulanması ekonomiye değer katacak sonuçların olacak bir çıktılar listesinde önemsediğimiz bir şey. Ajansımız kurulduğunda bu güne kadar yaptığı bütün analiz çalışmaları planlanan çalışmalarda ve kültürel değerlerde ekonomiye kazandırılmasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamak ve burada bizim temel amacımız bu ekonomik değer ihtiva eden kültürel varlıkların da ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra turizminde bir parçası olarak bölgemizin turizm nimetlerinden de faydalanması yönünde adımlar atılması ve buna zemin hazırlaması bu uyguladığımız projelerle inşallah bir ölçüde gerçekleşmiş olacak” dedi. Devrek Kaymakamı Orhan Yalınız da yaptığı konuşmada “Devrek Kaymakamlığının başvuru sahibi olduğu ve Bakkanın 2014 Yılı Sosyal Kalkınma ve Mali Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan Devrek Baston üreticilerinin Satış ve Pazarlama Tekniklerini Eğitimi ve Online Satış Platformu oluşturulması isimli proje açılış etkinliğine hepiniz hoş geldiniz. Devrek köklü tarihsel ve kültürel ve birikiminin yanında en başta baston diyarı olması ve doğasıyla da tanınmaktadır. Bugün Türkiye ve makro ölçekli bakımından dünyada baston ve Devrek, Devrek deyince ise akla baston gelmektedir. Devrek’te bastonculuk iki yüzyıllık bir geçmişe sahiptir. Sanatı ve kültürü içermeyen bir baston kadar bastonsuz bir kültür de yaşatılamaz” dedi. Zonguldak Valisi Ali Kaban ise şunları söyledi,”Zonguldak tan ne zaman Devrek ‘e gelsem böyle bir keyifleniyorum. Bugün de böyle bir hisle buradayım ve genelde yüzüm gülüyor. Sanatın karşısında şapka çıkarıyoruz ve saygı ile eğiliyoruz. Sanata yaptığınız her türlü katkı her bir koyduğunuz küçücük bir taş, bir tuğla beni çok heyecanlandırıyor. Karşımda çok değerli bir birikim var ve çok değerli ustalarımız var. Bunu hep söylüyorum hani bir söz vardır bazı şeylerin tekrar 180 kerede olsa iyidir diye ben bunu hep söylüyorum. Hakikaten Devrek için, bölgemiz için, Türkiye için baston konusundaki bu oluşmuş birikim ve ustalarımız büyük bir şans bunu hiç unutmayacağız ki daha çok nimet bulalım daha fazlasını elde edelim. Burada bir avuç insanız. Bir gün gelecek ve ben o zaman buradan ayrılmış olacağım. İnşallah geriye kalan sizler yani bu beldenin insanların olan sizler o gün göreceksiniz belki çok büyük salonlarda bu tür toplantılar yapacaksınız bunu söylemek için çok büyük kahin olmaya gerek yok. Çünkü elinizin altında bu kadar değerli, bu kadar sadece buraya özgü bir birikiminiz, bir değeriniz, bir zenginliğiniz, bir renkliliğiniz varsa, bunun olması eğer iyi değerlendirilirse kaçınılmaz” diye konuştu. Programın ardından TSO Meclis Başkanı İlkin Taşçı tarafından Vali Ali Kaban’ günün anısına teşekkür plaketi ve Devrek Bastonu hediye edilirken, öğleden sonra ise davetlilere Devrek Öğretmenevinde yemek ikramında bulunuldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.