Karabük Postası tarafından
28 Şubat, 2023 13:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Depremzedelere Gönüllü Olarak Tulum ve Battaniye Dikiyorlar

Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremin ardından Karabük'ün Safranbolu ilçesinde depremzedeler için başlatılan tulum, battaniye ve kıyafet dikimleri devam ediyor. Karabük'ün Safranbolu ilçesinde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ndeki kursiyerler gönüllü olarak depremzedeler için tulum, battaniye, kıyafet dikiyor. Kursiyerler tarafından, yetişkin ve çocuk tulumları, eşofman takımları, montlar, yorgan olan uyku tulumları gibi ihtiyaçlar dikiliyor. Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, yaptığı açıklamada, ülkenin asrın felaketi olarak nitelendirilen bir depremle karşı karşıya kaldığını, depremin ilk anından itibaren devletin ve milletin el ele vererek yaraları hızlı bir şekilde sarmaya başladığını belirtti. Safranbolu eğitim ailesi olarak Halk Eğitim Merkezi, meslek liseleri, tüm yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerle yaraların hızlı bir şekilde sarılması için katkı sunmaya çalıştıklarını ifade eden Gümüş, "İlk andan itibaren öğretmen, öğrenci ve velilerimiz yardım faaliyetlerine büyük destek verdiler. Meslek liselerimiz aracılığıyla depremzede vatandaşlarımızın kullanımına sunmak için soba imal çalıştık. Halk Eğitim Merkezimizdeki kursiyerlerimiz, usta öğreticilerimiz ve öğretmenlerimiz aracılığıyla uyku tulumlarımızı, polar ürünlerimizi, kışlık ürünlerimizi hızlı şekilde gönüllü öğretmen, usta öğretici ve kursiyerlerimizle ürettik ve bunları depremzede kardeşlerimize naklini sağladık" dedi. Çocukların da depremden çok fazla etkilendiğini vurgulayan Gümüş, "Onların psikososyal çalışmalarında kullanılmak üzere meslek lisemize oyuncak üretimi gerçekleştirdik ve üretilen oyuncakları depremzede çocuklarımızın kullanımına sunmak üzere ilgili yerlere iletimini sağladık. Şuanda ilçemize gelen ailelerimize her türlü psikososyal desteği veriyoruz. Okullarıyla ilgili nakil süreçlerini hızlı şekilde tamamladık, öğrencilerimiz şuanda eğitim öğretim faaliyetlerine devam ediyor" diye konuştu. Gümüş, Türkiye'nin bu yaraları en kısa sürede saracağını, eğitim ailesi olarak üzerlerine ne düşüyorsa onu yapacaklarını sözlerine ekledi. 8 yıldır Safranbolu'da yaşayan kursiyer Tuğba Çakır da kendisinin Adanalı olduğunu ve ailesinin Adana'da yaşandığını belirtti. Depremzedeler için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Çakır, "Bütün ailem Adana'da, annem, babam, kardeşim, canları sağ ancak sevinemiyoruz. Bir sürü kaybımız var bunun için üzülüyoruz" dedi. (İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
16 Aralık, 2025 10:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

EMEKLİYİ ÖLMEDEN MEZARA KOYDULAR !

Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlettir. Sosyal devlet; vatandaşların refah durumunu gözeten, halkına asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla görevli devlet olarak tanımlanır.

Sosyal devlet, anayasamızın 2. ve 60'ıncı maddelerinde de tanımlanmıştır. Sosyal hukuk devleti güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani, sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Ülkelerin sosyal devlet olabilmesi için bazı özelliklerinin bulunması gerekir. Sosyal devlette fırsat eşitliği ön plandadır. Ayrıca sosyal devlette halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartları sunulur.

Peki, halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartlarının sağlanması konusunda ne durumdayız? Ücretlere baktığımızda, eşit gelir dağılımından söz edebilir miyiz? Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünya sıralamasında liderliğe oynuyoruz!

Çalışanlarla emekliler arasındaki ücret dengesizliği emekliler aleyhine giderek büyüyor. Emekli maaşları TÜRK-İŞ'in her ay açıkladığı açlık sınırı rakamlarının neredeyse yarısına düştü. Önümüzdeki ay 6 aylık enflasyon rakamlarına göre emekli maaşlarına yapılacak olan zam yüzde 11-12 civarında olacak. Bu durumda, en düşük emekli aylığı 19 bin liraya bile ulaşamayacak. Kasım ayı açlık sınırı rakamı 30 bin lira . Aralık ayında ve devam eden aylarda bu rakam daha da artacak. Emekli maaşlarının açlık sınırı rakamlarının yakalaması mümkün görülmüyor. Aynı durum asgari ücret alanlar için de geçerli. Bu rakamlarla kirasını bile ödeyemeyen milyonlarca insan ne yiyecek ne içecek?

blank

Böyle bir adaletsizlik, böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Nerede kaldı sosyal devlet, nerede adalet, hakkaniyet? Emekli de bu ülkenin vatandaşı. Emekliler lütuf beklemiyor. Çalışırken ödedikleri primlerin karşılığını hakkıyla almak istiyorlar.
Sosyal Güvenlik Sistemi çökmüştür. Prim ödeme gün sayısının, ödenen primin rakamsal miktarının hiç bir önemi kalmadı. 3600 gün prim ödeyenle 9000 gün prim ödeyen arasında bir fark kalmadı. Sistem oynana oynana bu duruma geldi.
Hakkaniyet, adalet yerle yeksan oldu.
2016 yılında asgari ücretten % 66 daha fazla maaş alan bir emekli buğün asgari ücretin yüzde 24 altına düştü.
Bu tablo böyle devam ederse, emekli kuru ekmeğe bile muhtaç kalacak.
Tuzu kurular! ükeyi yöneten muhteremler! Hiç mi vicdanınız sızlamıyor.? Nasıl uyku uyuyorsunuz?

Çocuk okutan, kirada oturan emekliler var. Bu insanlar açlık sınırının yarısına düşmüş maaşlarla ayakta kalabilir mi? Yazının başlığı bazılarına abartılı gelmiş olabilir. Fakat acı gerçek budur. EMEKLİ ÖLMEDEN MEZARA KONMUŞTUR!

Tablonun ressamı gelmiş geçmiş tüm hükümetlerdir! Son 23 yılda ise, bu tablo tamamlandı, verniklendi ve çerçevelendi. Oy uğruna izlenen popülist icraatlar, istihdam yaratamayan, üretmek yerine ithal etmeyi öncelikleyen politikalar, israf ve şatafat ülkeyi bu duruma getirmiştir.

Mutlu azınlığa en kalbi duygularımla…

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.