blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ağustos, 2024 16:02 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 4dk
Yorum: 0

Deprem döneminin belediye başkanı o günleri anlattı

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nde İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sefa Sirmen, deprem yönetmeliğine uygun yapılan binaların yıkılmadığını belirtti. Sirmen, "Benim dönemimde yapılan hiçbir bina hasar almadı" dedi. Deprem döneminde İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sefa Sirmen, şehir olarak yaşadıklarını, deprem sonrasına yapılan çalışmaları, krizleri ve yönetimsel hataları İHA Muhabirine anlattı. İlk olarak depreme nasıl yakalandığını ve kriz anlarını paylaşan Sirmen, "Deprem gecesi saat bir gibi Hacı Bektaş-i Veli törenlerine katıldığım Nevşehir’den gelmiştim. Genel başkanımız Altan Öymen ’kal’ diye ısrar etmişti ama dönmüştüm. Deprem anında uykuya dalmamıştım. Çok büyük bir felaketti. Hanımla birbirimize sarılıp depremin durmasını bekledik. Sonra alt kata indik ve bahçeye çıktık, çocuklar da iyi. Şoförüme ulaşamadım. Yeğenimin arabasıyla belediyeye gittim. Baktık, bina yerinde duruyor ama gidene kadar yolun sağında ve solunda binalar kibrit kutusu gibi çökmüş" dedi. "Tabloyu gün doğarken gördük" Sefa Sirmen sözlerine şöyle sürdürdü: "Vali konağına gittik, kolordu komutanı da orda. Telefonlar kitlenmiş, kullanılamıyor. Halk sokaklarda. Jandarma genel komutanı Rasim Bedir Paşa bize 3 helikopter gönderdi. Vali, kolordu komutanı ve ben helikoptere bindik; deprem bölgesinde duruma havadan baktık. Tabloyu gün doğarken gördük. Daha içerlere girdikçe felaketin daha da büyük olduğunu gördük. Özellikle Gölcük, Değirmendere bölgesi en fazla hasar gören yerlerimizdi. Döndük, valilikte masa oluşturup çalışmalara başladık. 17 Ağustos 1999’ta hem Kocaeli için, hem Türkiye için iz bırakan, çok acı bir felaket yaşadık. Hem belediye başkanı, hem kulüp başkanı olarak çok sorumluluklarım vardı" "İlk yardım Saddam Hüseyin’den Kocaeli Valiliği emrine 10 milyon dolar olarak geldi" Depremden sonra aldıkları aksiyonları da anlatan Sirmen, "O dönem en önemli su ve doğalgaz için çözüm önemliydi. Bizim barajı İngilizler ve Japonlar yapmıştı. Çağırdık, 10 kişilik ekip geldi. Barajı, İZAYDAŞ çöp fabrikasını, kulüp binasını, tesisleri ve belediye binasını kontrol ettirdik. Herhangi sıkıntı olmadan oturulabileceğini öğrendik. Aynı gün suyu verdik. Doğalgazı verdik. İnsanların en önemli temel ihtiyaçlarını musluklardan karşılayabilir duruma geldiler. İzmit dışındaki bölgelerde bu imkan hiç olmadı. Çok önemliydi. Enkaz altında bir sürü yardım isteyenler vardı. Validen ziyade bana gelip makine, araç gereç istiyorlardı. Bizim itfaiyemiz canla başla, tarihe geçecek hizmet verdi. Her tarafa cevap vermeye çalıştık. Uyku diye bir şey yoktu. Gece gündüz ayaktaydık. O zaman Bolu, Düzce, Adapazarı, Yalova, Kocaeli içinde en hızlı hayatın başladığı yer İzmit’ti. Hatta Sakarya’dan aileler gelip bizim bölgemizdeki çadır kentlere ve prefabriklere yerleşmeye başladılar. Herkese hizmet etmeye çalıştık. Alışveriş merkezleri hemen faaliyete geçti. Uluslararası fuar merkezimizi bütün bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak yardım toplama ve dağıtım merkezi yaptık. Birçok sorunu belediyemizin imkanlarıyla çözdük. Çok yardım da geldi. İlk yardım Saddam Hüseyin’den Kocaeli Valiliği emrine 10 milyon dolar olarak geldi. Sonra Bill Clinton geldi. O, Dünya Bankası’nı seferber etti, kalıcı konutlar yapımına hızla başlandı. Yaraları çabuk sarmışız. Tabii Kocaelispor çok etkili oldu. Halkın psikolojisini düzeltmesinde çok katkısı oldu. O zaman o imkanı oluşturan futbolcularımıza, taraftarımıza, herkese çok teşekkür ediyorum. Bize çok destek verdiler. O günleri hatırlamak bile insana ağır geliyor. Çok kayıp verdik. Allah bir daha göstermesin" ifadelerini kullandı. "Bizim dönemimizde yapılan hiçbir bina hasar almadı" Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Sirmen, "Her 15-20 senede bir böyle büyük felaketler olabiliyor. 1967 Adapazarı merkezli depremi de yaşadım. O zaman da birçok bina yıkıldı ama 17 Ağustos’taki gibi olmadı. Çok enteresandır; 1989’da belediye başkanı seçildiğim zaman ilk meclis kararımız; inşaat yapan vatandaşımıza ruhsat vermeden evvel önce projelerini mimarlar ve mühendisler odasına götürüp, inceletip onaylattırıp sonra bizden ruhsat talep etmesiydi. Ve gerçekten bizim dönemimizde yapılan hiçbir bina hasar almadı. Çünkü deprem yönetmeliği uyguladık. Belediye başkanlığı yaptığım sınırlarda çok fazla yıkım o yüzden olmadı. Deprem yönetmeliğinden önce yapılan binalar maalesef riskli binalar. Bugün Türkiye muhtemel İstanbul depremini konuşuyor. Tedbir almak lazım. Japonya’daki depremler bizden daha büyük ve hiçbir hasar yok. Neden? Yapılaşmayı ona göre yapmışlar. Çözümü var. Tedbir almak mümkün. Ama maalesef henüz bizde o gelişme olmadı" diye konuştu. "Deprem yönetmeliğini uygulayan hiçbir inşaat yıkılmaz” Sirmen, şöyle devam etti: "Deprem yönetmeliğini uygulayan hiçbir inşaat yıkılmaz. Biz meclis kararı alıp yönetmeliği uyguladık. Yerine getirmeyen hiç kimse inşaat ruhsatı alamazdı, almadı. Yıkılan binalara baktığımız zaman 1999’dan sonra yapılan binaların yıkılmasına pek ihtimal vermiyorum. Deprem yönetmeliği uygulanmışsa 7,4 şiddetindeki depremle o binalar yıkılmaz. O kolon kesilmiş, binada değişiklikler yapılmışsa o binaları tutamazsın. O yüzden TOKİ’nin yaptığı tünel kalıp sistemi depreme karşı en önemli yapıdır. Ben belediye olarak evi olmayan vatandaşlar için 8-9 bin konut yaptım. Bir tanesi hasar almadı. Yapı önemli. Deprem yönetmeliğine göre yaptıysanız o yapı yıkılmaz. Hakikaten çok doğru projeler yapmışız. Mesela İZAYDAŞ çöp fabrikası. Türkiye’de tek. Zehirli atıkları, tehlikeli atıkları hepsini yakabilen bir tesis. Depremde bütün mikroplu şeylerin hepsi orada imha edildi. O kadar büyük hizmet gördük ki olamaz böyle bir şey. İkincisi; olimpik buz pateni yapmıştım. Belli bölgelerde cenazeler kepçeyle gömüldü ama bizim bölgemizde ağustos sıcağında cesetleri buz pateni sahasına uzattık. Yakınları, tanıyanlar gelip orada teşhis ettiler. Sonra İslami şartlara göre hazırlandı ve defnedildi. Kimsesi çıkmayanları da fotoğraflayarak belirli yerlere defnettik. Tabii ki su hayattır. Diğer deprem bölgelerinde görüyoruz; su akmadığı zaman ne büyük sıkıntı var. Bizde su sorun olmadı. Yuvacık Barajı hem içilebilir nitelikte suyu anında akıttık. Doğalgazı kesintisiz verdik. Tek bir doğalgaz patlaması olmadı. Yaptığımız projelerin hepsi depremde imdadımıza yetişti. Kocaelispor da bunları sosyolojik olarak tamamladı. Şanslıydık çünkü bu projeler gerçekleşmişti" "O dönem kaynaklar çok hoyratça kullanıldı" O dönemde gördüğü yanlışları da dile getiren eski başkan Sefa Sirmen, "Yanlış gördüğüm şeyler oldu. Özellikle o zamanki koalisyon hükümeti çok yanlı davrandı. Yeniden yapılanmada çok hoyratça kaynakları kullandı. Gereksiz harcamalar yapıldı. Bana göre onlar yanlıştı. Çünkü bağış yapan insanlar depremzedelere katkıları olsun diye yaptı. Bütün vatandaşlardan deprem vergisi kesildi, bir tek lirası deprem bölgesine harcanmadı. Bunlar hep yanlıştı. Maalesef Türkiye’de yönetimler bazı şeyleri hesap etmeden yapıyor. Halbuki böyle acı bir günde, böyle felaket yaşanmış bölgede herkes fedakarlık yapmak zorunda. Hele hele onların haklarını gelişigüzel harcamak da insanlığa yakışmaz. Çok seslendirdik ama sesimiz yetmedi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin