Demir Çelik 1200 derecede zorlu Ramazan mesaisi - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Mayıs, 2018 14:05 tarihinde yayınlandı
0
0

Demir Çelik 1200 derecede zorlu Ramazan mesaisi

Ramazan’ın yaz ayına denk gelmesiyle 17-18 saat oruç tutan demir çelik işçileri bin 200 derece sıcağa aldırmadan oruçlarını tutuyorlar.
Ramazan ayında en zor şartlarda oruç tutan meslek gruplarından biri olan demir çelik işçileri yoğun çalışma temposu ve yüksek sıcaklığa rağmen oruçlarını aksatmıyor. Bu yıl Ramazan ayının yaz ayı olmasına rağmen havaların yağışlı ve serin geçmesi vatandaşların oruç tutmalarını rahatlatırken, demir çelik işçilerinin ise bin 200 derece sıcaklıkta oruç tutmaya çalışması takdir topluyor. Meslekleri gereği yüksek sıcaklıkta çalışmak zorunda kalan işçiler, bin 200 derecelik sıcaklığa ulaşan fırın başında çalışarak zor şartlara rağmen oruçlarını tutuyor.
Karabük Organize Sanayi Bölgesinde faaliyette bulanan demir çelik haddehanesinde çalışan Hilmi Eker, demir çelik işinin zor bir iş olduğunu söyleyerek, “Oruç tutmak inanç meselesi. İnandıktan sonra oruç dokunmuyor. Yıllardır demir sıcaklığına alışkın olunca sıkıntı yaşamıyoruz
” dedi.
İşçilerden Metin Kalaycı da Allah’ın izniyle ne kadar sıcak olsa da ibadetlerini yerine getirmeye çalıştıklarını belirterek, “Bu zor şartlarda orucumuzu tutuyoruz. Fırınlardan çıkan mamuller 750-800 civarında bir sıcaklık var. Bu sıcaklıkta zor oluyor ama çalışıyoruz bir şekilde ekmek kavgası” ifadesinde bulunurken bir başka işçi Ali Koçoğlu ise aşırı sıcak bir ortamda çalıştıklarını Allah’ın yardım ettiğini kaydetti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin