Değirmenci'den Oflaz'a Hayırlı Olsun Ziyareti - Karabük Haber Postası
OFLAZ
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
11 Kasım, 2025 10:25 tarihinde yayınlandı
0
0

Değirmenci’den Oflaz’a Hayırlı Olsun Ziyareti

Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, beraberindeki Genel Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte, geçtiğimiz ay KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Muhammed Ali Oflaz’ı ziyaret etti.

Ziyarette, yeni görevinde Oflaz’a başarılar dilenerek hayırlı olsun temennileri iletildi.

Ziyaret heyetinde, Sendika Genel Başkanı Yunus Değirmenci’nin yanı sıra; Genel Başkan Yardımcıları Bayram Altun, Mustafa Kılıç, Aydın Baysal, Şerafettin Koç, Genel Sekreter Ahmet Çolak ve Karabük Şube Başkanı Kenan Yılmaz da yer aldı.

Hayırlı olsun dileklerinin iletilmesinin ardından gerçekleşen görüşmede, KARDEMİR’deki sendika üyelerinin talep ve beklentileri başta olmak üzere, ortak çalışmayı ilgilendiren bir dizi konuda görüş alışverişinde bulunuldu ve istişareler yapıldı. Karşılıklı iyi niyet ve olumlu mesajların verildiği ziyaret, Özçelik-İş Sendika heyetinin Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz’a hediyesini takdim etmesinin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay