Dayı ve yeğen silahlı saldırıda öldü - Karabük Haber Postası
dayi ve yegen silahli saldirida oldu tH2wXcPw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Ekim, 2024 08:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Dayı ve yeğen silahlı saldırıda öldü

Zonguldak’ın Devrek ilçesinde 60 yaşındaki Hayrettin Çorukcu ile 46 yaşındaki yeğeni Yüksel Kürekçi, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce silahla vuruldu. Dayı olay yerinde, yeğeni ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre olay akşam saatlerinde ilçeye bağlı Bılık ve Alparslan köyü arasındaki ormanlık alanda yaşandı. Henüz bilinmeyen bir sebeple 60 yaşındaki Hayrettin Çorukcu ile ilçede galericilik yaptığı öğrenilen 46 yaşındaki yeğeni Yüksel Kürekçi’ye kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından silahla ateş açıldı. Ağır yaralanan ve kanlar içinde kalan dayı ve yeğen için yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çorukcu olay yerinde hayatını kaybederken yeğeni Yüksel Kürekçi kaldırıldığı Devrek Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Jandarma ekipleri dayı ve yeğenin hayatını kaybettiği olayın faili yada faillerini yakalamak için çalışma başlattı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim19
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
28 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Hüseyin Lütfi Ersoy’un “Karabük Tarihi” Eseri Tanıtıldı

Araştırmacı yazar Hüseyin Lütfi Ersoy, “Karabük Tarihi” adlı eserini basın kahvaltısıyla tanıttı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan arşiv belgeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan kitap, kentin geçmişine ışık tutan önemli bir kaynak olarak dikkat çekerken, Ersoy eserin daha geniş kitlelere ulaştırılması temennisinde bulundu.

Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Bu eser aslında yıllar önce yerel araştırmacılar tarafından ortaya konmuş bir çalışmanın devamı niteliğinde. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu tür kaynakların elde bulunmadığını görüyoruz. Gönül isterdi ki Karabük Tarihi kitabımızdan binlerce adet basılarak Karabük’teki tüm okullara dağıtılsın. Çünkü biz yerel araştırmacılar, akademik bir dilden ziyade halkın anlayabileceği bir üslupla yazmayı tercih ediyoruz. Bu eser de yaklaşık yüzde 40 akademik, yüzde 60 ise halkın anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme alınmıştır.

Kendi emeğim, göz nurum olan bu eser için çok fazla övgüde bulunmak istemem; ancak şunu ifade edebilirim ki bu kitap önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı arşivlerinden Cumhuriyet arşivlerine kadar Karabük coğrafyasına dair tüm belgeler tarandı. TBMM kayıtları, kanunnameler, kararname ve arşiv belgeleri tek tek incelendi. Bunun yanında saha araştırmaları yapıldı, köyler gezildi, halkla birebir görüşmeler gerçekleştirildi; rivayetler ve sözlü tarih çalışmaları derlenerek bu eser ortaya kondu.

Elbette bu kitabın daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdik. Ancak imkânlar kısıtlı. Bu noktada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimiz Yaşar Gürle ve Ahmet Ulusoy’a teşekkür ediyorum. Ben buna sponsor değil, destek diyorum. Çünkü sponsorlukta karşılıklı menfaat, destekte ise dua vardır.

Ayrıca bu süreçte katkı sunan, yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunamayan ancak gönlü bizimle olan isimlere de şükranlarımı sunuyorum. Karabük’ün kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkan herkese minnettarım.

Yazar için en mutlu an, eserinin matbaadan çıktığı o ilk andır. Ben de bu duyguyu yıllar önce yaşamıştım. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımız da aynı şekilde destek bulur ve Karabük’e katkı sunmaya devam eder.”

Bizi sosyal medyadan takip edin