Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Haziran, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Çorum’da okul müdürü ve görevli darp edildi: O anlar kamerada

Çorum’da yabancı uyruklu 2 şahıs, okul müdürü ve görevliyi darp etti. O anlar ise saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, saat 15.00 sıralarında Başöğretmen Anadolu İmam Hatip Ortaokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okul müdürü Ömer Atılgan ve okul görevlisi Mehmet Öztürk, okul koridorunda bayılan S.D.S. adlı öğrenci için 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. Okul müdürü, çocuğun ailesini de arayarak durumu bildirdi. Okula gelen ve öğrencinin ambulansla hastaneye gönderilmesine tepki gösteren öğrenci velisi, yanında bulunan erkek şahısla birlikte okul müdürü ile görevli Mehmet Öztürk’ü darp etti. Okul müdürü Ömer Atılgan ile okul görevlisi Mehmet Öztürk, öğrencileri için çağırdıkları ambulansla hastaneye sevk edildi. Polis ekipleri, olayın ardından kaçan yabancı uyruklu şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.
Çorum Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, ayakta tedavi edilen okul müdürü Ömer Atılgan ile okul görevlisi Mehmet Öztürk’ün sağlık durumlarının iyi olduğu, konunun Valilik tarafından titizlikle takip edildiği belirtildi.
Öte yandan olay anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, şahısların okul müdürü ve görevliyi darp ettiği görülüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.