CHP’li belediye meclis üyesi adayı sandık başında fenalaştı, hastanede hayatını kaybetti
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde CHP’li belediye meclis üyesi adayı Hüseyin Çakır, sandık başında kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Çakır, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde CHP’den Belediye Meclis Üyesi Adayı olan iki çocuk babası 59 yaşındaki Hüseyin Çakır, görevlendirildiği Turgut Reis Ortaokulu’nda okul sorumlusu olarak göreve başladı.
Saat 09.16 sıralarında aniden fenalaştı. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen Çakır, çevredekilerin ilk müdahalesinin ardından ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı.
Hüseyin Çakır, hastanede doktorların tüm müdahalelerini rağmen kurtarılamadı. Haberi alan partiler hastaneye akın etti.
Gazetecilere açıklama yapan Belediye Başkanı Halil Posbıyık, “Seçim günü çok üzgünüz. Hüseyin Çakır çok değerli bir kardeşimizdi. Hizmet etmesi için onu belediye meclis üyesi adayı yaptık. Demokrasiye aşık bir insandı. Seçim öncesinde büyük bir şevkle çalışmalar yaptı. Bugün heyecanla sandıkların başına geçtik. Allah rahmet eylesin” ifadelerine yer verdi.
Evinde uyuşturucu olduğunu söyleyip kendisini ihbar eden sanık tahliye edildi
Kastamonu’da sokakta bilinci kapalı şekilde bulunan ve evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylemesi üzerine tutuklanan sanık tahliye edildi.
Olay, Kastamonu’da il merkezinde 29 Nisan 2025 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta bilincini kaybetmiş bir kişinin bulunduğu yönündeki ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Baygın halde bulunan E.A.’nın beyanı doğrultusunda, Kastamonu merkezdeki evinde arama yapıldı. Yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltına alınan E.A. tutuklandı.
Olayın ardından E.A. hakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak" suçlarından davada açıldı. Davanın ikinci celsesinde sanık, avukatı ve tanıklar hazır bulundu. Duruşmada kendisini savunan E.A., "Uzun yıllardır uyuşturucu kullanıyorum. Madde masraflarını karşılayabilmek için internet üzerinden ayakkabı satışı yaptım ancak bu gelir yeterli olmadı. Bu nedenle uyuşturucu temin ederek benimle irtibata geçen kişilere verdim. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım. Yaklaşık 8 aydır tutukluyum ve bu süreçte uyuşturucudan uzaklaştım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi.
Tanık polis memuru İ.K. ise, "Sanık, evinde uyuşturucu madde bulunduğunu bize kendisi söyledi. Tam olarak kendinde değildi. Adresi de sanığın kendi beyanı üzerine tespit ettik" diye konuştu.
Tanık polis memuru K.K. ise, "Uyuşturucu kullanan bir şahıs olduğu yönündeki ihbar üzerine sanığın bulunduğu konuma gittik. Kendisi iyi olmadığını, halüsinasyonlar gördüğünü ve evinin karşıda olduğunu söyledi. Evinde uyuşturucu madde bulunduğunu beyan etti. Savcıya bilgi verilmesinin ardından talimatla evinde arama yapıldı ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Evin adresini sanık kendisi tarif etti" ifadelerini kullandı.
Tanık beyanlarıyla ilgili savunma yapan E.A., "Beni bulduklarında evimi ve evimde bulunan uyuşturucu maddeyi ben söyledim. Etkin pişmanlık hükümleri uyarınca hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" dedi.
Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından, mahkeme heyeti, Türk Ceza Kanunu’nun 192/1 ve 223/4-a maddeleri gereğince atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığı belirtilerek tahliyesine karar verdi.