CHP Karabük İl Başkan Adayı Karaoğlu, Eflani Kongresi’nde Partililerle Buluştu - Karabük Haber Postası
DADADA
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
02 Ekim, 2025 13:54 tarihinde yayınlandı
0
0

CHP Karabük İl Başkan Adayı Karaoğlu, Eflani Kongresi’nde Partililerle Buluştu

CHP Karabük İl Başkan Adayı Sedat Karaoğlu, Eflani İlçe Kongresi kapsamında düzenlenen programda partililerle bir araya geldi.

Tek listeyle gerçekleştirilen kongre öncesi konuşan Karaoğlu, partinin tabanla olan bağını güçlendirmenin önemine dikkat çekti.

Karaoğlu, “Eflani, Ovacık, Yenice ve Eskipazar gibi ilçelerimizde CHP’nin tabanını güçlendirmek önceliğimiz olmalı. Şehir merkezlerinde siyaset yapmak ve bürokraside etkin olmak elbette önemli, ancak işin temeli bu bölgelerde başlar. İl Başkanı seçilirsem, bu iletişimi ve kalkınma çalışmalarını öncelikle buralardan başlatacağız” dedi.

Eflani’de CHP’nin hak ettiği desteği henüz tam anlamıyla alamadığını kaydeden Karaoğlu, “Bundan sonra pilot bölgeler belirleyeceğiz. Bu bölgelerden hareketle planlı ve düzenli çalışmalar yapacağız. Eflani, Ovacık ve Yenice gibi bölgelerde uygulayacağımız stratejilerle partimizin tabanını güçlendireceğiz. Bir yıl sonraki seçimleri düşünerek şimdiden hazırlıklarımızı yapacağız. İlçe başkanlarımız ve yöneticilerimizin birbirleriyle sürekli irtibat halinde olması, partimizin başarısı açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.

Karaoğlu, konuşmasında partililere seslenerek birlik ve dayanışmanın önemine de dikkat çekerek,  “CHP’yi hak ettiği konuma taşımak için hep birlikte hareket etmeliyiz. İlçe örgütlerimiz ve belediyelerimiz arasındaki koordinasyonu en üst seviyeye çıkaracağız. Her bir yönetici ve parti gönüllüsü, bu sürecin bir parçası olacak. Eflani’den başlatacağımız çalışmalar, diğer ilçelerimize de örnek teşkil edecek.” diye konuştu. Kongreye katılanlara teşekkür eden Karaoğlu, partinin geleceği için atılacak adımların önemine değinerek,  “Eflani’de yapılacak olan bu planlı çalışmalar sadece ilçemiz için değil, Karabük genelinde CHP’nin güçlenmesine de katkı sağlayacaktır. Amacımız, partimizi daha güçlü ve örgütlü hâle getirmek. Bunun için tabanımızdan başlayarak tüm ilçelerde etkin çalışmalar yürüteceğiz” şeklinde konuştu.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…