karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ağustos, 2024 00:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den, fındık üreticisine, “Fındığınızı bekletin, satmayın” tavsiyesi

Partisinin Giresun’da düzenlediği fındık mitingine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, açıklanan fındık fiyatının, maliyetlerin altında olduğunu ifade ederek, üreticilerin biraz beklerse fiyatların yükselebileceğini söyledi.
Ordu’nun ardından geldiği Giresun’da Atatürk Meydanı’nda düzenlenen Fındık Mitingi’nde Giresunlular’a seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Karadeniz’in milli stratejik ürünümüz ana gelir kaynağımız fındığın fiyatını üreticiler merak ediyordu. Fiyatı bir an önce açıklayın fındık fiyatını üreticisini mağdur etmeyecek güvenle geleceğe bakacağı bir fiyat olsun diye Giresun’a geldik. Bugüne kadar fiyat açıklamamışlardı. Ne zaman miting için toplandık fiyat açıklandı. Mitingi boşa düşürmek için fiyat açıklamış diye düşündüm ancak, fiyatı sordum 130 lira dediler. Bugün Artvin’in, Trabzon’un Giresun’un, Ordu’nun, Samsun’un, Sakarya’nın geçim kaynağı fındığa Ziraat Odaları, toprak maliyetini katmadan, çalışan ailenin işgücünü hesap etmeden 118-120 lira maliyet biçtiler. Bu sabah Ordu’da üreticilerle bahçedeydim maliyet 140 liradan aşağı değil dediler. Biz en az 160 lira olsun hatta Trabzon milletvekillerimiz 180 liranın altında o zorlu coğrafyayı kurtarmayacağını söylediler. 165 liradan aşağı bir fiyat kabul edilecek bir fiyat değildi. Ama birileri 130 lira fiyat açıkladılar" dedi.

Nüfus artıyor, üretim ve üretici giderek azalıyor
Çiftçi sayısının giderek düştüğünü de ifade eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Buradan şunu hatırlatmak isteriz 2002 yılında 2.8 milyon çiftçi vardı, bugün 2.3 milyona düşmüş oldu. Yani 20 yılda nüfus 20 milyon arttı ama 500 bin çiftçi kayıp. Bunlar üretimi bırakıp büyük şehirlere asgari ücrete çalışmaya büyükşehirlere gittiler. Umudu fındık bahçesinden, çay bahçesinden narenciyeden kestiler. Ucuz emek gücü olarak büyükşehirlerin ya işçileri ya işsizleri oldular. Bugün birçok ülkelerin yüzölçümleri kadar 26 milyon dekar toprak ekilmiyor, dikilmiyor. Bugün ortalama bir çiftçinin yaşı 58, her 4 çiftçiden 3’ü tarım dışı alanda gelecek beklentisi içerisinde olduğu görülüyor. Alın size beka sorunu. Bir ülkede nüfus artıyor, çiftçi sayısı azalıyorsa, çiftçinin yaş ortalaması artıyorsa, işte sana beka sorunu. Biz eskiden kendi kendine yeten bir tarım ülkesiyken, bugün avucunu dışarı açmış bir ülke durumundayız. Fındık ise en stratejik ürünümüz çünkü dünyadaki fındıkla ilgili toplam piyasa 130 milyar dolar. Bu fındığın yüzde 70’i, Türkiye’de üretiliyor. Yani dünyadaki 130 milyar dolarlık piyasanın 10 milyar dolarlık kısmı aslında burada üretiliyor. Peki siz fındıktan ne alıyorsunuz? 2 Milyar dolar. Yüzde 2’si.Yani şöyle görmek lazım sepet, şelek senin sırtında, parayı dünya devi şirketler kazanıyor. İşte bu yüzden bu düzen değişmelidir" diye konuştu.
Üreticiye "Sabredin bekleyin, fiyat yükselir" tavsiyesinde de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Elbette Fiskobirlik yok artık, fındık üreticisinin dostu Fiskobirlik yok artık. TMO var, fındığı o alacak diyorlar. Alırken, yüzde 10 kesinti yaptım, yüzde 5 bilmem ne düştüm, sonra vadeyi koyuyorlar ve kapıda sizi alacaklılar beklediği için mecbur fındığı alelacele satıyorsunuz. Bu yüzden fiyat taban fiyatın da altına düşüyor. Zor biliyorum ama siz yarın bahçeye varıp, fındığı toplayıp hemen satarsanız maalesef fiyat daha da aşağı gelecek. Aslında rekolte düşük, biraz sabredebilirsek, bu fiyata bu fındık yok diyebilirsek, biraz sabredebilirsek bu fiyat bu sefer yukarıya doğru gidecek. Bu yabancı şirket dostlarının fiyat oyununa, rekolte oyununa gelmeyin. Elinizdeki avucunuzdaki bedavaya çıkarmayın. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Biz fındığa dair bir yasa çıkarılmasını teklif ettik etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
22 Şubat, 2026 15:27 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Ramazan’ın Sembolüydü: İftar Topu Geleneği Unutuluyor

Ramazan ayının en heyecanlı anlarından biri olan iftar topu geleneği, teknolojinin gelişmesi ve şehir hayatının değişmesiyle birlikte giderek unutulmaya yüz tuttu.

Eskiden iftar saatinin geldiğini haber veren top sesinin mahalleleri çınlattığı anlar, Ramazan akşamlarının vazgeçilmez bir parçasıydı.

Özellikle küçük şehirlerde ve mahalle kültürünün güçlü olduğu dönemlerde, iftar hazırlıkları sürerken herkes kulağını top sesine verirdi. Sofralar kurulmuş, dualar edilmiş olur; topun patlamasıyla birlikte oruçlar açılırdı. O an, yalnızca bir ses değil, aynı zamanda sabrın sona erdiğini ve paylaşmanın başladığını müjdeleyen bir işaretti.

Günümüzde ise birçok yerde iftar vakti, televizyon yayınları, cep telefonu uygulamaları ve dijital ezan saatleri aracılığıyla takip ediliyor. Bu durum, iftar topu geleneğinin eski canlılığını kaybetmesine neden oldu. Özellikle büyük şehirlerde güvenlik ve teknik gerekçelerle top atışı uygulaması ya tamamen kaldırıldı ya da sembolik hale getirildi.

Tarihsel olarak Osmanlı dönemine uzanan iftar topu geleneği, ilk olarak 19. yüzyılda uygulanmaya başlandı. Rivayetlere göre Ramazan ayında iftar saatini halka duyurmak amacıyla top atışı yapılması kısa sürede yaygınlaştı ve imparatorluğun pek çok şehrinde gelenek haline geldi. Cumhuriyet döneminde de birçok il ve ilçede bu uygulama devam etti.

Uzmanlara göre iftar topu yalnızca bir zaman bildirme aracı değil, aynı zamanda toplumsal birlikteliği pekiştiren kültürel bir semboldü. Aynı anda yükselen top sesi, mahalledeki herkesi ortak bir anda buluşturur, Ramazan’ın manevi atmosferini güçlendirirdi.

Bugün bazı belediyeler ve yerel yönetimler bu geleneği yaşatmak için sembolik top atışları gerçekleştirse de eski heyecanı yaşayanların sayısı her geçen yıl azalıyor. Büyüklerin hafızasında yer eden o güçlü patlama sesi, Ramazan akşamlarının nostaljik hatıraları arasında yerini almış durumda.

Ramazan’ın ruhunu yansıtan bu gelenek, Karabük'te de kültürel mirasın bir parçası olarak hatırlanmayı ve yaşatılmayı bekliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin