Çaylı: “Yenice’nin Geleceği Doğa Turizminde” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Mayıs, 2017 14:59 tarihinde yayınlandı
0
0

Çaylı: “Yenice’nin Geleceği Doğa Turizminde”

Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, yapımı devam eden Seyir Terasında  gazetecilerle bir araya gelerek turizm çalışmaları hakkında bilgiler verdi.  Yenice’yi Safranbolu, Amasra üçgeni olarak kendilerine katmak istediklerini söyleyen Çaylı, “Çalışma arkadaşlarımızla böyle bir tesisin inşasını sağladığımız için mutluyuz. Çünkü Türkiye’de adından bahsedilir bir tesisi yapmak bu gururda bize nasip olmuşsa, hizmet bize nasip olmuşsa katkısı olan herkese ben teşekkür ediyorum”  dedi

Başlıksız 6 kopya 27

 

Yenice Belediye Başkanı Zeki Çaylı, Yenice Belediyesi ile Sırtçantam Gezi Kültür Dergisi işbirliği ile 2,5 yıldır sürdürdüğü “DOĞA YENİCEDİR”  turizm tanıtım çalışmalar ile ilgili Seyir Terasında basın toplantısı yaptı.

Basın toplantısında  Yenice Belediyesi’nin turizm çalışmalarını yürüten Sırt Çantam Gezi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İz TV program yapımcısı ve  doğa fotoğrafçısı  İsmail Şahinbaş yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi. İsmail Şahinbaş Dört, Mevsim Yenice ormanları fotoğraf albümü ve belgesel filmi, Yenice ormanlarındaki çiçek türlerinin fotoğraf albümü ve Yenice ormanlarındaki kuş ve kelebek türlerinin fotoğraf albümü ve bunların yayınlandığı Doğa Yenicedir web sayfası çalışmalarının yürütüldüğünü ifade etti.

Belediye Başkanı Zeki Çaylı ise  yaptığı açıklamada ; “Yenice  Belediyesi tarihinin en büyük yatırımlarından birisi olan Köykent Seyir Terası Restaurant ve Bungalov Evleri tesisini  yaparak şunu yapmaya düşündük. Dedik ki Yenice’de turizm turizm turizm. Yenice ormanları  Türkiye sıcak bölgeleri noktasında ilk dokuz, dünyada ilk yüz. Ama bunlar sadece sözde kaldı. Birkaç tane de broşür bastık. Turizm bu mu değil mi İsmail beyle tartıştık, konuştuk. Kelebekler kitabını çıkarabilecek konumdayız. 20 dakikalık film hazır. Geçen bir toplantıda Karabük’te sunduk. Dört mevsim Yenice kitabı fotoğrafları hazır, endemik bitkiler hazır. Bunları bir kitap haline dönüştürdüğümüzde, bunu sunduğumuzda arz ettiğimizde topluma burda da konaklamanın olması lazım. Takdir edersiniz ki bizim gibi belediyeler 6400 nüfusumuz var. Milimize edilmiş gelirimiz var. Yani bu ay İller Bankasından 170 bin TL. İşçi memur maaşı 285 bin TL. Yani bu kadar zorluklar içerisinde mesai arkadaşlarımın , meclis üyesi kardeşlerimizin, Yenice halkının , dostlarımızın, daha önceki dönemlerde İlçe Başkanlığı yapmış Aycan Telli ve Sabri Tom kardeşimizin , Mehmet Ali Şahin abimizin , Osman Kahveci abimizin , Mehmet Ceylan’ın, Cumhur Ünal’ın bunların katkıları ile aldığımız , Valimiz şuan Bursa Valisi İzzettin Küçük beyin bu tesisin yapılmasında emeği var. Emeği geçen herkese de teşekkür ediyorum. Ancak 2018’in birinci aylarına doğru 20 ev tamamen bitmiş olacak.  Hizmete açma noktasında değerlendiriyoruz. Bu projenin tamamının bitmesi için şuan ekonomik kaynağı bulup bulamayacağımız noktasında net bir fikrimiz yok. Tamamlar mıyız 30 eve tamamlayabiliriz. BAKKA’dan 1 milyon aldık. BAKKA’dan aldığımız 1 milyon ile ihale ediyoruz. Çalışmalarımız sürüyor. Yenice’yi Safranbolu, Amasra üçgeni olarak kendimizi katmak istiyoruz. Yenice’nin geleceğini doğa turizmden gördüğümüzü ilan etmiştik. Aynı fikirdeyiz. Biz de çam sakızı,  çoban armağanı bu tesisi yaparak ve buranın turizme katkısı olacağını düşünerek bu çalışmayı başlattık. Yenice Seyir Terasına gelenlerin söylediklerini birkaç tane anlatmaya çalışayım. Sinop Hasan Başyiğit Milli Parklar Bölge Müdürü  Türkiye’de böyle bir alanda bu kadar büyüklükte özel ve resmi bir tesisin hiç olmadığını söyledi. Bu bizim için onur verici, guru verici. Çalışma arkadaşlarımızla böyle bir tesisin inşasını sağladığımız için mutluyuz. Çünkü Türkiye’de adından bahsedilir bir tesisi yapmak bu gururda bize nasip olmuşsa, hizmet bize nasip olmuşsa katkısı olan herkese ben teşekkür ediyorum” dedi.

Toplantı daha sonra soru cevap şeklinde devam etti. Toplantıdan sonra Belediye Başkanı Zeki Çaylı basın mensuplarına tesisi gezdirdi.

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…