Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi: “Yeni madenler için burnumuza güzel kokular geliyor”
Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi, "Henüz Çayeli Bakır kadar büyük bir şey bulmuş değiliz ama burnumuza güzel kokular geliyor" dedi.
Rize’de bir otelde düzenlenen 10 Ocak Gazeteciler Günü etkinliğinde konuşan Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi, maden sahasında yürütülen üretim ve arama faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Güreşçi, geçen yıl yaklaşık 12 bin ton saf bakıra denk gelen bir üretim gerçekleştirdiklerini belirterek "Mevcut rezervimizi koruyabilmek için ya da en azından artırabilmek için sondaj çalışmalarımız devam ediyor. Bunun için yer altında geçen sene 7 km sondaj yaptık. Ayrıca, geçen sene bahsetmiştim bizim bulduğumuz yeni cevher kütlesiyle beraber madenin ömrünü 2036’ya kadar uzattık. Yaptığımız çalışmalarla şu an geçen sene devam eden, bu sene devam edecek sondaj çalışmalarıyla bir, bir miktar daha, belki birkaç yıl daha artırabiliriz. Bunun için çalışıyoruz. Maden biterken bulduğumuz yeni cevher kütlesi bize daha fazla çalışma yapmak için de motivasyon kaynağı sağladı. Bu yüzden 2024 yılından beri, son iki senedir bir arama çalışması da yürütüyoruz. Çayeli ve yakın çevresinde arama çalışmalarımız var. Henüz Çayeli Bakır kadar büyük bir şey bulmuş değiliz ama burnumuza güzel kokular geliyor. Yeni bir Çayeli Bakır olması için gerekli koşulların olduğuna inanıyoruz" dedi.
Akaryakıt istasyonu faciasında keşif: Acılı anne olay yerine ilk kez geldi, gözyaşlarına boğuldu
Samsun’da bir akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelanda eşi ve iki kızını kaybeden, kendisi ise yaralı kurtulan Çiğdem Kaya, facianın yaşandığı olay yerinde yapılan keşfe ilk kez katıldı. Keşif sırasında büyük acı yaşayan Kaya, gözyaşlarını tutamadı.
Samsun’un Canik ilçesinde, Lovelet AVM yanında bulunan akaryakıt istasyonunda 27 Nisan 2025 gecesi meydana gelen olayda, oto yıkama bölümünde aracını yıkayan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (7) ve Ayla (5), toprak kayması sonucu göçük altında kalarak hayatlarını kaybetmiş, anne Çiğdem Kaya (31) ise yaralı olarak kurtarılmıştı. Olayla ilgili olarak akaryakıt istasyonu sahibi ve müdürünün yargılandığı dava Samsun 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ederken, dosya ileri bir tarihe ertelenmişti.
Tazminat davasının görüldüğü Samsun 1. Tüketici Mahkemesi, facianın meydana geldiği akaryakıt istasyonunda keşif yaptı. Akaryakıt istasyonu sahibi Gedikli Petrol ile ana distribütör firma Opet aleyhine açılan tazminat davası kapsamında gerçekleştirilen keşfe dört bilirkişi katıldı. Keşifte bir inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir harita mühendisi ile iki iş güvenliği uzmanı yer aldı. Ayrıca Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahalle bilirkişisine gönderilen raporun da beklendiği öğrenildi.
Olayda kusuru bulunduğu değerlendirilen Samsun Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ aleyhine de idare mahkemesinde ayrı bir tazminat davası açıldığı bildirildi.
Kaya ailesinin avukatı Kartal Akcan, keşif sırasında mahkeme heyetine önemli tespitlerde bulunduklarını belirterek, "Burası yüzde 80-90 eğimli, bir binanın duvarı gibi dik bir alan. Kayaların yüksekliği 10 ila 15 metre. Buradaki en büyük eksiklik palyeli bir teknik donanımın yapılmamış olmasıdır. Palyeli sistem olsaydı büyük kütlelerin aşağı düşmesi engellenebilirdi. Her 4-5 metrede bir basamak yapılması gerekiyordu. Palyeli yapı olsaydı belki şu an bu aile hayatta olacaktı. Burada çok büyük bir kusur var. Akaryakıt istasyonu işletmecisi ve ana dağıtıcı firmanın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları ve DSİ’nin de kusuru olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle idare mahkemesine de dava açtık" dedi.
Keşif sırasında ilk kez olay yerine gelen Çiğdem Kaya ise gözyaşına boğuldu. Çiğdem Kaya, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi:
"İlk defa geliyorum. Burada durmak ve konuşmak benim için o kadar zor ki. 27 Nisan 2025’te burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O cehennem ateşi benim burama girdi, sönmüyor, gitmiyor. Bir ihmalkârlık, bir sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Ailem yok oldu. Beni mezarlıklardan, buralardan mecbur bırakıp taşınmaya zorladılar. Beni Samsun’a sığdıramadılar. Bunu da sürekli söyleyeceğim. Gördüğünüz gibi AVM kapatılacak denildi ama AVM hâlâ işliyor. Ülkemizde adalet istiyoruz. Çocuklarımız, gençlerimiz artık ölmesin. Adalet olsun."