Karabük Postası tarafından
10 Temmuz, 2023 14:50 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Bulut: “Dalga Geçmeyin, Bindiğiniz Dalı Kesmeyin”

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Karabük Şube Başkanı Celal Bulut, emeklilere verilen %25'lik zam oranını eleştirerek, "Zam oranı bizler için tam bir hayal kırıklığı olmuştur. Dağ Fare bile doğurmamıştır" dedi Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Karabük Şube Başkanı Celal Bulut, emekli aylıklarına yüzde 25 zam yapılacak olmasının kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını söyledi. Denek binasında basın toplantısı düzenleyen Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Celal Bulut, "Hepinizin bildiği gibi Cuma günü emeklilerle ilgili açıklanan zam oranı bizler için tam bir hayal kırıklığı olmuştur. Yani tabiri caiz ise dağ fare bile doğurmamıştır. Emeklilerimiz çok üzgün ve kırgındır" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enfalasyon oranına da tepki gösteren Başkan Bulut; açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bildiğiniz gibi Kamu İşçilerine verilen zam ve en son Memurlara verilen %17 + 8000 TL (%86 zam) biz emeklileri de umutlandırmış, basında yer alan konuşmalar beklentileri yükseltmiştir. TÜFE açıklandığı zam %19,77 enflasyon oranını zaten emekliler alacaktı. Refahtan pay adı altında verilen %5 zam, yani memura %86 emekliye %25. Büyük bir hayal kırıklığı. Bizler aynı markete, aynı pazara, aynı fırına gidiyoruz. Değerli basın mensupları. Şuanda 10 milyon emekli asgari ücretin altında kaldı. Çalışan ile emekliler arasındaki fark 3-4 katına çıktı. Bu durum yıllarca bu ülkenin kalkınmasında alın teri olan eli nasırlı, yüzü nurlu, ağzı dualı emeklilerimizi üzmüştür. Bizim ahımızı almayın, duamızı alın. Emeklilerimiz vatanını, milletini, bayrağını seven insanlardır. Emekliler olarak bizde en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılıp artı 4000 TL seyyanen zam talebimizi ve 2000’den sonrasının intibakının çözülmesini de Sayın Cumhurbaşkanımıza mektup yazarak talep ettik. Aynı taleplerimizi mecliste bulunan 600 milletvekillerimize mektup yazarak taleplerimizi ilettik. Ev kirasının 4-5 bin TL olduğu yerde emekliler nasıl geçinecek. Herkes elini vicdanına koysun. Sayın vekillerimiz de çevresinde bulunan annesi, babası, amcası, dayısı mutlaka emeklidir. Sorsunlar ne hissettiklerini. Karabük’te 57 bin emekli var. Bu emeklilerin 17-18 bini derneklere kayıtlı. 40 bini kayıtlı değil. Biz buradan bütün emeklilerimizin hakkını savunuyoruz. Sosyal medyadan bir takım yorumlar var. Bu olumsuz yorumları yapanların %95’i derneğimize üye değil. Gelin derneğimize üye olun. Beraber tartışalım, konuşalım, çözüm yollarına bakalım. Hıristiyan kilisesini, Müslüman camisini, işçi sendikasını, emekli de derneğini taşlamaz." Siyasilere de seslenen Başkan Celal Bulut; "Son sözümüz siyasilere. Emekli ile dalga geçmeyin, bindiğiniz dalı kesmeyin" diye konuştu.  
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Ocak, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Depremde Trabzon için asıl risk denizde değil karada

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge olmadığını belirterek, "Önceki günkü deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak şehrimiz açısından daha da önemli olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ). Bu fay zonu çok büyük depremler üretme kapasitesine sahip. Deniz içerisindeki depremlerden çok KAFZ’da meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir" dedi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre önceki gün saat 23.15’te Trabzon’un Ortahisar ilçesinin yaklaşık 28 kilometre açığında meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmelerde bulunan KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, depremin şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Özellikle alüvyal zeminlerde, heyelanlı alanlarda bulunan yapıların mutlaka Türk Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılması, eğer yapılmadıysa kontrol ettirilmesinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Akın, "Depremin büyüklük ve şiddet kavramını bilmemiz gerekiyor. Şiddet Romen rakamıyla gösteriliyor ve hissettiğimiz sarsıntı gücüne göre değişiyor. Örneğin dolaplar ve avize sallandıysa bunun şiddeti farklı adlandırılıyor. Deprem büyüklüğü ise cihazlarla ölçtüğümüz aletsel büyüklüktür. Farklı büyüklükteki depremler aynı şiddette olabilir, aynı şiddetteki depremler farklı büyüklükte de olabilir. Sağlam olmayan zeminlerde şiddet daha fazla olacaktır. Çünkü şiddet yerel zemin şartlarına göre değişiyor. Bu son 3.7 büyüklüğündeki depremde de sahile yakın alüvyal zeminler daha fazla sallandı. Depremin olması bizim için şaşırtıcı değildi. Biz senelerdir Karadeniz içerisindeki faylardan bahsediyoruz. Burada depremler meydana gelebilir, normaldir. Karadeniz’de yine daha önce Gürcistan açıklarında ve Bartın’da 5-6’dan büyük depremler meydana geldi. Bölgemiz aslında aktif bir bölge. Her ne kadar deprem tehlikesi haritasında en büyük yer ivmesi 0.2 g olarak ifade edilse de zeminin kaya olduğu varsayımına dayanarak yapılan bir harita. Tabii ki bu harita yanlış değil. Bu bize bölgesel anlamda, parsel bazında da çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyor. Heyelan içerisindeki bir yapı tabii ki bunu 0.2 g olarak hissetmiyor, daha büyük hissediyor. Kahramanmaraş depremlerinde de gördük, çok yüksek ’g’ kuvvetlerine ulaştık. Deprem açısından bölgemiz oldukça aktif. Depremden zarar görmemek tamamen bizim elimizde olan bir şey. Yapılarımızı uygun tasarlarsak; deprem, yapı ve zemin ilişkisini doğru kurarsak bir zarar görmeyiz. Trabzon risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil. Buna artık alışmamız lazım" şeklinde konuştu.

"Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda (KAFZ) meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir"
Bingöl Yedisu’da beklenen 7’den büyük bir depremin Trabzon’u oldukça olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Akın, "Deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak deprem açısından daha önemli olan Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ). Çok büyük depremler üretebilen bir fay hattı. Bizim buna uzaklığımız yaklaşık 150 kilometre. Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir. Türkiye’nin en büyük depremi olan 7.9 büyüklüğündeki 1939 Erzincan depreminde Trabzon’da can kayıpları yaşandı. Yedisu bölgesinde 7’den büyük deprem bekliyoruz. Burada meydana gelebilecek deprem Trabzon için büyük bir problem oluşturabilir. Deniz içerisindeki faylar alüvyal alanlarda daha çok hissedilir. Meydana gelen deprem aslında çok yıkıcı bir deprem değildi, küçük büyüklükte ve düşük şiddetli bir depremdi" diye konuştu.

"Trabzon ve çevresinde tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum"
Alüvyal alanlarda deprem enerjisinin yükseldiğini kaydeden Akın, "Özellikle sosyal medyada kullanıcıları ‘avizeler hiç sallanmadı’ dediler. Çok doğrudur, avizeler sallanmadı. Bunun nedeni bizim depreme çok yakın, yaklaşık 20 kilometre uzakta olmamızdı. Biz sadece ’P dalgası’nı hissedebildik. Daha çok sallama şeklinde değil de alttan vurma etkisi oluşturan bir dalgadır. Dolayısıyla avizeler sallanmadı. Sadece binaların altından bir vurma etkisi meydana geldi. Trabzon ve çevresinde hayatı olumsuz etkileyebilecek düzeyde bir tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum. Kuzey Anadolu Fay Hattı bizim için daha önemli. Dikkate alınması gereken en büyük tehlike budur" ifadelerini kullandı.

"Çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum"
Artçı depremleri tahmin etmenin zor olduğunu belirten Akın, "Genellikle artçılar 1-2 derece düşük olur. Eğer bu öncü depremse daha büyük deprem olması beklenir. Fakat biz öyle bir deprem beklemiyoruz. Düşük bir ihtimal de olsa artçı olarak 1.5-2 büyüklüğünde depremler de meydana gelebilir. Bu tamamen fayın yüklendiği stres ve fayın geometrisine göre değişecektir. Bu deprem özelinde çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin