Ramazan Öztürk tarafından
08 Kasım, 2023 10:46 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 28.12.2023 11:53
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 1

Bugün 8 Kasım, Bir Kentin Tarihi Değiştirdiği Günün Yıldönümü

5 Nisan 1994 yılında dönemin Başbakanı Tansu Çiller tarafından  “Ya kapatılacak ya kapatılacak” açıklaması ile kapatılma kararı verilen Karabük Demir Çelik Fabrikaları, 8 Kasım 1994 yılında büyük bir direniş gösterilmesinin ardından yöre halkına 1 lira gibi sembolik bir rakama devredilerek bugün yoluna dolu dizgin devam ediyor. 1989'da 137 gün süren grevin ardından zor bir sürece giren ve aşırı istihdam yüküyle yüksek üretim maliyetleri karşısında her yıl zararı giderek büyüyen KARDEMİR'in, 1994'te dönemin hükümeti tarafından kapatılmasına karar verildi. Karar üzerine Karabük'te, Çelik-İş Sendikası öncülüğünde 8 Kasım 1994'de halk sokaklara inerek büyük bir eylem yaptı, çocuklar okula gönderilmedi, esnaf kepenklerini kapattı, şehre giriş çıkış sağlayan tüm ulaşım durduruldu. Okullara gitmeyen öğrenciler, dükkanlarını açmayan esnaf, iş başı yapmayan çalışanlar dönemin söz sahibi  Çelik-İş Sendikasının önderliğinde bir dizi eylemler gerçekleştirmiş,  Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın  kapatılmaması için  Karabük halkı, sivil toplum örgütleri ile birlikte adeta bir destan yazmıştı. Ogün yaşanan direniş ve hak arama eylemleri sonrası bir çok STK yöneticisi ve gazeteci yargılandı, ancak fabrika kapatılamadı. Ülkede büyük ses getiren 29  yıl önceki bu eylem sonunda fabrika, özelleştirilerek 1 lira gibi sembolik bir rakama yöre halkına devredildi. KARDEMİR TÜRKİYE''NİN EN BÜYÜK SANAYİ KURULUŞLARI ARASINDA 1994 yılın da dönemin hükümeti tarafından verilen kapatılma kararının ne kadar yanlış olduğu bugün KARDEMİR'in ülke sanayisinde geldiği nokta ile bir kez daha ortaya çıktı. Demir yolu rayı ve ağır profil üretiminde tek milli marka olan, ülkenin stratejik yatırımlarından biri olan demir yolu tekerini üreten, savunma sanayisi ve yerli otomobil konusunda katkılar sunan, yılda 3,5 milyon ton üretim hedefiyle sürekli yatırımlar yaparak teknolojisini yenileyen KARDEMİR, bugün Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. (Ramazan Öztürk)          

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Şubat, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanı uyardı: “Zehirli guatr belirtileri ihmal edilmemeli”

Zehirli guatr hakkında uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet, kas ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr, vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır" dedi.
Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, ‘zehirli guatr’ hakkında açıklamalarda bulundu. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet kası ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır. Bu bazen tiroit bezinden aşırı miktarda tiroit hormonu sentezlenmesinden bazen da tiroit iltihaplarından kaynaklanır" şeklinde konuştu.

Bu belirtilere dikkat
Zehirli guatrın belirtilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, şu bilgileri paylaştı: "Zehirli guatrın nedenine göre değişmekle beraber çarpıntı, sinirlilik, kolay yorulma, ishal, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, normal yemeye rağmen kilo kaybı gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda gözde irileşme ve dışarı çıkma gibi göz kaslarının etkilenmesine bağlı bazı belirtiler, bacak derisinde kızarıklık ve deride kalınlaşma gibi belirtiler de olur."

"İlaç tedavisi uygulanabilir"
Hastalığın tanısının muayene sonrası kan tetkikleri ile başlayacağını vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, "Kanda T3, T4, TSH gibi tiroit hormonları, bazı tiroit antikor değerlerine bakılır. Ayrıca ultrason ve sintigrafi de tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerindendir. Günümüz de zehirli guatrın tedavisinde kullanılan 3 yöntem vardır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ise halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisidir. Hangi hastaya hangi tedavinin uygulanacağına hastalığın nedeni, şiddeti ve eşlik eden diğer problemleri göz önünde bulundurularak karar verilir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin