Bu festivalde unutulmaya yüz tutmuş meslekler sergileniyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Nisan, 2025 18:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Bu festivalde unutulmaya yüz tutmuş meslekler sergileniyor

Karabük’te 3-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Yaşayan Miras Listesi Festivali’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanını alan ustalar unutulmaya yüz tutmuş meslekleri tanıtarak gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.

Karabük’te 3 Nisan etkinlikleri çerçevesinde Yaşayan Miras Listesi Festivali’nin açılışı dün yapıldı. Geleneksel el sanatları ve sanatçıların desteklenmesi, yaşatılması ve gelecek kuşaklara taşınması amacıyla hazırlanan festivalde cam üfleme, bitkisel örücülük, ahşap basmacılık/yazmacılık, geleneksel okçuluk, filografi, telkâri, baston/asa yapımı, mücevher sadekarlığı, tel sarma, çini, tezhip, minyatür, naht sanatı, ipek dokuma, Tosya bıçağı, ahşap kilit yapımı, ebru, ahşap oyuncak yapımı, kukla ve deri işleme gibi el sanatlarından oluşan stantlar sergileniyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültürel Miras Taşıyıcısı ünvanını alan Mardin, Edirne, Antakya, İstanbul, Kastamonu, Bartın, Zonguldak, Ankara, Isparta ve Bartın illerinden gelen kültürel miras taşıyıcılar unutulmaya yüz tutmuş meslekleri ile ilgili ziyaretçileri bilgilendiriyor.
Geleneksel el sanatları sanatçısı olan Aday Gürkan, festival için Mardin’den gümüş telkâri alanındaki ürünlerini getirdiğini belirterek, gelen ziyaretçilere de mesleğinin püf noktalarını gösterdiğini söyledi.
Geleneksel yay yapımında ‘Somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı’ ünvanını alan Mehmet Demir ise, “Bu mesleği gelecek kuşaklara aktarmak için böyle bir görev verdiler. Karabük’te bunun gururunu yaşıyoruz. Böyle bir festivalde gelenlere yayların yüzyıllardır nasıl yapıldığını gösteriyoruz ki bir meraklısı çıkar da bu mesleği devam ettirir gayreti içerisindeyiz” diye konuştu.
Hatay’dan ipek dokumacılığı sanatçısı olarak gelen Tülay Genç, tek amacının unutulmaya yüz tutmuş mirasın unutulmamasını sağlamak olduğunu ifade etti.

AW426003 01
AW426003 04
AW426003 02

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim19
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
28 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Hüseyin Lütfi Ersoy’un “Karabük Tarihi” Eseri Tanıtıldı

Araştırmacı yazar Hüseyin Lütfi Ersoy, “Karabük Tarihi” adlı eserini basın kahvaltısıyla tanıttı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan arşiv belgeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan kitap, kentin geçmişine ışık tutan önemli bir kaynak olarak dikkat çekerken, Ersoy eserin daha geniş kitlelere ulaştırılması temennisinde bulundu.

Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Bu eser aslında yıllar önce yerel araştırmacılar tarafından ortaya konmuş bir çalışmanın devamı niteliğinde. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu tür kaynakların elde bulunmadığını görüyoruz. Gönül isterdi ki Karabük Tarihi kitabımızdan binlerce adet basılarak Karabük’teki tüm okullara dağıtılsın. Çünkü biz yerel araştırmacılar, akademik bir dilden ziyade halkın anlayabileceği bir üslupla yazmayı tercih ediyoruz. Bu eser de yaklaşık yüzde 40 akademik, yüzde 60 ise halkın anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme alınmıştır.

Kendi emeğim, göz nurum olan bu eser için çok fazla övgüde bulunmak istemem; ancak şunu ifade edebilirim ki bu kitap önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı arşivlerinden Cumhuriyet arşivlerine kadar Karabük coğrafyasına dair tüm belgeler tarandı. TBMM kayıtları, kanunnameler, kararname ve arşiv belgeleri tek tek incelendi. Bunun yanında saha araştırmaları yapıldı, köyler gezildi, halkla birebir görüşmeler gerçekleştirildi; rivayetler ve sözlü tarih çalışmaları derlenerek bu eser ortaya kondu.

Elbette bu kitabın daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdik. Ancak imkânlar kısıtlı. Bu noktada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimiz Yaşar Gürle ve Ahmet Ulusoy’a teşekkür ediyorum. Ben buna sponsor değil, destek diyorum. Çünkü sponsorlukta karşılıklı menfaat, destekte ise dua vardır.

Ayrıca bu süreçte katkı sunan, yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunamayan ancak gönlü bizimle olan isimlere de şükranlarımı sunuyorum. Karabük’ün kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkan herkese minnettarım.

Yazar için en mutlu an, eserinin matbaadan çıktığı o ilk andır. Ben de bu duyguyu yıllar önce yaşamıştım. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımız da aynı şekilde destek bulur ve Karabük’e katkı sunmaya devam eder.”

Bizi sosyal medyadan takip edin