Bu domatesler hastalık ve virüse yakalanmıyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Temmuz, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Bu domatesler hastalık ve virüse yakalanmıyor

Samsun’da bu yıl deneme olarak üretilen, hastalığa ve virüse karşı dayanıklı melez domatesler, üreticilerin yüzünü güldürüyor. 8’inci salkımını da sorunsuz bir şekilde veren domateslerden en az 2 kez daha hasat yapılması ümit ediliyor.
Türkiye’nin birçok yerinde görülen rugosa virüs (kahverengi olgunluk virüsü) domates başta olmak üzere birçok tarımsal ürüne zarar veriyor. Antalya ve Samsun’da da domateslerde hatalığa neden olan virüs yüzünden üreticiler kâr elde edemezken, domates fiyatları da bu nedenle afaki rakamlara yükseliyor. Melez domates fide ve tohumlarını İtalya’dan ithal ederek Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde üretmeye başlayan çiftçiler, büyük başarı sağladı. Geçen yıl ilk hasadın ardından hüsrana uğrayan çiftçiler bu yıl hastalığa karşı dayanıklı domatesler sayesinde şu anda 8’inci salkımlarını da sorunsuz bir şekilde aldıklarını ifade ettiler.
“Hibrit domatesler hastalığa yakalanmıyor, verimi de lezzeti de çok güzel”
Geçen yıl yerli domatesten kar elde edemedikleri için hibrit domatese yöneldiklerinin altını çizen seracılık yöntemiyle dometes üreten Ömer Sancak, “Çiftçilik, hayvancılık ve seracılık yapıyorum. Bu sene ilk kez hibrit domates ürettim. İtalya’dan bir firmadan tohumları aldık. Geçen yıl ürettiğim domateslerden verim olamadığım için bu yöntemi seçtim. Yerli domatesler hastalığa yakalanıp, virüsten yakamızı kurtaramıyorduk. Hibrit domateslerim çok iyi çıktı. Tonaj ve kalite olarak da çok verimliler. Alan da satan da memnun. Yerli ürün ektiğimde ilk hasatta güzel verim alıyorduk ama gün geçtikçe mantar hastalıkları ve virüse yakalanıyordu. Ayrıca dalda bekleme süresi de çok kısa oluyordu. Biz üreticilerin kar yapması için domatesin dayanıklı olması gerekiyor. Tam hasadın ortasında bizim domatesimiz bitiyor. Bu sene Allah’a şükür öyle olmadı. Bu domatesle biz 10 salkıma kadar domates alıyoruz. Önceki senelerde ise 5-6 salkımda sezonu bitiriyorduk. Bu sene şu anda 7-8 salkımdayız hiçbir hastalık yok. Çok memnun kaldık. Şu anda perakende olarak kilosunu 20 TL’den satıyorum. Fiyatlardan da şu anda memnunuz. Geçen sene ürünün yarısında domates bitti, hastalıktan dolayı. Biraz zarar ettik. Bu sene beklentimiz yüksek, yüzümüz gülüyor” dedi.
“Virüse ve hastalığa dayanıklı domates yetiştiriyoruz”
Deneme üretimi yaptıkları domateslerin hastalığa yakalanmadığını belirten Ziraat Mühendisi Sadık Altay, “4 yıldır birçok tarımsal ürünün ıslahı için çalışmalar yürütüyoruz. Bu yıl 19 Mayıs ilçemizde dünyada yaygın olan bu rugosa virüs dediğimiz kahverengi olgunluk virüsüne karşı dayanıklı çeşitlerimiz var bu serada, şahit çeşitlerle beraber. Rugosa virüs domateslerde ciddi ürün kaybına, verim kaybına sebep oluyor. Bu da üreticiyi ciddi mağdur ediyor. Buradaki serada virüse dayanıklı salkım domates yetiştiriliyor. Salkım halinde hasat edilen bir çeşidimizde toleranslar yüksek, verimi oldukça iyi, meyve dayanımı da güzel ve raf ömrü uzun. Salkımın dışında burada beef çeşidinde virüse dayanıklı domates yetiştiriyoruz. Çiftçilerimiz üretimi ticari yaptığı için hastalık dayanımı, son yıllarda ön plana çıkan rugosa hastalığı, virüsü ciddi ürün kayıpları neden olduğu için şu an bütün üreticiler bu konuda arayış içinde. Biz de böyle bir yenilik yaptık, bölgemize getirdik. İnşallah çiftçilerimize gelecek yıl bunu ciddi olarak sunacağız” diye konuştu.
“Domateslerin genetiği değiştirilmedi, melez ürünlerden elde edildi”
Yüksek dayanıklı domateslerin genetiği değiştirilmiş ürün olmadığını vurgulayan Altay, “Hibrit olarak üretilen salkım ve beef çeşidindeki domateslerimiz hiçbir ürün kaybımız yok. Kalitemiz çok iyi, tadı, aroması ve verimi çok yüksek. Dalda bekleme süresi uzun. Domateslerin hasat etmediğimiz sürece bile daldan düşmüyor. Bu da bize kolaylık sağlıyor. Ürünü para ettiği döneme kadar ağacında bekletebiliyoruz. Bu büyük bir avantaj tabii üretici için. Bu domates çeşitleri yurt dışından geliyor. Türkiye’de de Antalya’da ıslah istasyonumuz var. Çeşitlerimiz uzun yıllar çalışma sonucunda oluşuyor. Böyle melez çeşitlerimiz, F1 dediğimiz hibrit. Bunu ıslahçı, domates konusunda, dünya genelinde çalışan, dünyanın her yerinde ıslah projesi yürüten firmalar yapıyor. Üreticiler, her yıl tohum ya da fide alıp dikiyor. Şöyle bir takıntı oluşmasın. GDO’lu dolu ürün değil bunlar. Bunlar melez dediğimiz üründen. Yani bunun tohumundan tekrar domates üretebilirsiniz ama bu anneye, babaya, dedeye geriye doğru açılım gösterebilir. Üreticinin istediği pazar ürünü ise standart tek tip ürünü istiyor. Raf ömrü uzun, tezgahta bekleyebilen ondan dolayı her yıl yeni tohum alması gerekiyor. Ama yoksa bundan tohum alıp ekse üretebilir ama bu kaliteyi yakalayamaz. Bu tür ürün de çıkabilir içinde, bunun dışında da çıkabilir. O yüzden tohum alıp dikmesi veya fide alıp dikmesi daha mantıklı” şeklinde konuştu.
Uzun süre bozulmadan dalda kalabilen domatesler, üretici tarafından satılacağı zaman salkımdan kopartılıp tüketiciyle buluşturuluyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
HIKAYE1
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
03 Nisan, 2026 14:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Safranbolu’da kent belleğini canlandıracak “Benim Hikayem” projesi başlatıldı

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün tarihi Safranbolu ilçesinde, kentin kültürel hafızasını ve yaşanmışlıklarını geleceğe aktarmak amacıyla Safranbolu Belediyesi tarafından “Benim Hikayem” projesi başlatıldı.

Belediye Başkanı Mimar Elif Köse’nin öncülüğünde hayata geçirilen proje, ilçenin sadece mimari dokusunu değil, bu yapılara ruh veren insanların anılarını da gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Proje kapsamında, Safranboluluların kentte geçen çocukluk anıları, ustalardan öğrenilen köklü gelenekler, tarihi yapıların onarım süreçleri ve afetler sonrası kentin yeniden ayağa kalkış hikayeleri gibi somut olmayan kültürel miras unsurları arşivlenecek.

Safranbolu’nun yaşayan kültürel mirasını görünür kılmak ve insan-mekan bağını belgelemek amacıyla “Safranbolu’nun hikayesi yazılıyor ve bu hikaye seninle tamamlanacak” sloganıyla yürütülen projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Safranbolu Belediyesi Kültürel Miras Koruma Müdür Vekili Başak Dökmeci, ilçenin içinde barındırdığı yaşanmışlıklarla eşsiz bir değere sahip olduğunu belirtti.

Kentin hafızasını canlı tutmanın önemine değinen Dökmeci, “Safranbolu’nun tarihi evleri ve sokakları kadar, bu kente ruhunu veren insanlarımızın hikayeleri de çok kıymetli. ‘Benim Hikayem’ projesiyle sadece belgeleri değil, somut olmayan kültürel mirasımızı ve toplumsal hafızamızı da kayıt altına almayı hedefliyoruz. Tüm hemşehrilerimizi sandıklardaki hatıraları, albümlerdeki fotoğrafları ve zihinlerindeki anıları paylaşarak kent belleğimize katkı sunmaya davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Halktan toplanan anılar, fotoğraflar ve kısa anlatılar arasından seçilen eserler, kentin yaşayan hafızasını görünür kılmak amacıyla 18 Nisan 2026 Cumartesi günü kutlanacak “Dünya Miras Günü”nde açık hava sergisi olarak ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Dijital arşive de aktarılacak olan bu hikayeler, gelecek kuşaklara miras bırakılacak.

“Sen bu hikayenin neresindesin?” çağrısıyla ve sosyal medyada “#SafranboluBenimHikayem”, “#SafranboluMirasıylaYaşıyor” etiketleriyle duyurulan projede yer almak isteyen vatandaşların, en geç 10 Nisan 2026 Cuma gününe kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor.

Vatandaşlar, projeye şu kanallar aracılığıyla katılım sağlayabilecek:

Dijital Başvuru: Anı, fotoğraf veya videolar, QR kod üzerinden veya dijital ortamda “[email protected]” ile “[email protected]” e-posta adreslerine iletilebilecek.

Fiziksel Teslim Noktaları: Belgelerini elden teslim etmek isteyen katılımcılar, başvurularını Safranbolu Belediyesi Halk Masaları, Tarihi Çarşı Belediye Binası veya Kültür Müdürlüğüne yapabilecek.

Röportaj Günleri: Hatıralarını sözlü olarak aktarmak isteyen vatandaşlar için Tarihi Çarşı Belediye Binasında röportaj günleri düzenlenecek ve anlatılar görevliler tarafından bizzat kayıt altına alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin