blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mayıs, 2024 13:44 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bolu’da mayıs ortasında yağan kar hayrete düşürdü: “Normal değil”

Bolu’da mayıs ayının ortasında yağan karla Köroğlu Dağları beyaza büründü. Mayıs ayında çok nadir kar yağdığını hatırladığını ifade eden 85 yaşındaki Mehmet Dönmez, “Nisan ve mayıs aylarında kar yağdığını hatırlarım. Çok nadir, yağar bu aylarda” dedi.

Bolu’da dün yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oldu. Yaklaşık 10 köyün yaylası olan Sarıalan Yaylası ve Köroğlu Dağları’nda etkili olan kısa süreli kar yağışı nedeniyle yeşil alanlar beyaz örtüyle kaplandı. Bölgede 5 santimetrelik bir kar kalınlığı oluştu. Türkiye’nin önemli kayak turizmi merkezlerinden biri olan Kartalkaya Kayak Merkezi’nde de kar yağışı nedeniyle yeşil alanlar beyaz örtüyle kaplandı. Çam ağaçlarının tepesinde oluşan beyaz örtü, muhteşem görüntülere sahne oldu. Yağan kar nedeniyle yüksek kesimlerde de zirai don etkili oldu. Mayıs ayının ortasında yağan kar nedeniyle Bolulu vatandaşlar, kar yağışının bu ayda nadir olduğunu ifade etti.   85 yıllık yaşamında nadir olarak mayıs ayında kar yağdığını hatırladığını dile getiren Mehmet Dönmez, “85 yaşındayım. Seben ilçesindenim. Kar yağan dağlarda bizim yaylalarımız bulunuyor. Buralarda nisan ve mayıs aylarında kar yağdığını hatırlarım. Çok nadir, yağar bu aylarda. Kar yağmasını ormanlara kötü bir etkisi olmuyor. Kar yağışı sonrası don olmadığı sürece. Don olduğunda çam ağaçlarına bir şey olmaz da meyvelere oluyor. Mesela Seben ilçesinde hiç meyve bırakmadı bu sene olan zirai don. Seben’de meyve diye bir şey kalmadı” dedi.   Mayıs ayında kar yağmasının normal olmadığını söyleyen Hakkı Gökdemir, “Normal değil tabii. İlginç kar yağması” diye konuştu.(İHA)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Şubat, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanı uyardı: “Zehirli guatr belirtileri ihmal edilmemeli”

Zehirli guatr hakkında uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet, kas ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr, vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır" dedi.
Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, ‘zehirli guatr’ hakkında açıklamalarda bulundu. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet kası ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır. Bu bazen tiroit bezinden aşırı miktarda tiroit hormonu sentezlenmesinden bazen da tiroit iltihaplarından kaynaklanır" şeklinde konuştu.

Bu belirtilere dikkat
Zehirli guatrın belirtilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, şu bilgileri paylaştı: "Zehirli guatrın nedenine göre değişmekle beraber çarpıntı, sinirlilik, kolay yorulma, ishal, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, normal yemeye rağmen kilo kaybı gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda gözde irileşme ve dışarı çıkma gibi göz kaslarının etkilenmesine bağlı bazı belirtiler, bacak derisinde kızarıklık ve deride kalınlaşma gibi belirtiler de olur."

"İlaç tedavisi uygulanabilir"
Hastalığın tanısının muayene sonrası kan tetkikleri ile başlayacağını vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, "Kanda T3, T4, TSH gibi tiroit hormonları, bazı tiroit antikor değerlerine bakılır. Ayrıca ultrason ve sintigrafi de tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerindendir. Günümüz de zehirli guatrın tedavisinde kullanılan 3 yöntem vardır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ise halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisidir. Hangi hastaya hangi tedavinin uygulanacağına hastalığın nedeni, şiddeti ve eşlik eden diğer problemleri göz önünde bulundurularak karar verilir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin