Bolu’da çıkan yangın saatlerdir söndürülmeye çalışılıyor - Karabük Haber Postası
boluda cikan yangin saatlerdir sondurulmeye calisiliyor pmAHQyR1 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ağustos, 2024 08:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Bolu’da çıkan yangın saatlerdir söndürülmeye çalışılıyor

Bolu’nun Göynük ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangını söndürme çalışmaları sürüyor. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, yangına 118 arazöz, 7 iş makinesi ve 9 helikopter ile müdahale edildiğini belirterek, yangının sabaha kadar devam edeceğinin öngörüldüğünü söyledi.

Bekirfakılar köyü mevkisinde ormanlık alanda saat 12.30 sıralarında yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bolu ve çevre illerden çok sayıda itfaiye ekibi, arazöz, dozer ve helikopterler sevk edildi. Ekiplerin, yangını söndürmek için başlattığı çalışma saatlerdir sürüyor. Yangın sebebiyle Yeniköy ile Bekirfakılar köyünde Ayvatlar Mahallesi ve Çaylak köyünde Seferler Mahallesi’nde 281 vatandaşın tedbir amaçlı tahliyesine karar verildi.

“10 dakika içerisinde ilk müdahaleyi yaptık”

Bölgede incelemelerde bulunan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bolu’ya, Göynük halkına, memleketimize çok geçmiş olsun. Bugün öğle saatlerinde Göynük’ün kırsalında çıkan ve 10 dakika içerisinde ilk müdahaleyi yapmış olduğumuz yangın mahalline Ankara’dan intikal ettik. İklim değişikliği artık yeni normalimiz. Bunun anlamı şu; yangına riskli diyebileceğimiz bölgelerin dışında da çok ciddi yangınlar çıkabilmektedir. Bolu Göynük çevresi yangına riskli olarak bilinmeyen, ağaç türü itibariyle de yangına dirençli olan topografya. Buna rağmen bölgede bu derecede ciddi bir yangının olması iklim değişikliği gerçeğine karşı ne kadar hazırlıklı olmamız gerektiğini bize bir kere daha göstermiş oldu” dedi.

“Yangının sabaha kadar süreceği tahmin ediliyor”

Bakan Yardımcısı Polat, yangına 118 arazöz, 7 iş makinesi, 9 helikopter ile müdahale edildiğini, helikopterin gün batımı itibariyle çalışmayı bıraktığını, gün doğumuyla birlikte yeniden göreve başlayacağını ifade etti. Polat, “Yangını zorlaştıran unsurlar var. Arazinin engebeli olması, karaçam ağırlıklı ağaç türüne sahip olması ve rüzgarın çok yönlü esmesiyle yangın yayılmıştır. Orman idaremiz, Valiliğimiz ve diğer kurumlarımızın katkılarıyla yapılan yoğun çalışmalarla yangın takip edilmekte ve etkili müdahale sürmektedir. Yangının sabaha kadar süreceği tahmin edilmektedir. Çok geçmiş olsun” diye konuştu.

“Bu alışkanlığımızı ne yazık ki bırakamadık”

Çanakkale ve Manisa’da da yangınların çıktığını hatırlatan Polat, “Vatandaşlarımıza tekrar seslenmek istiyorum. Bu yangının anız kaynaklı çıktığı değerlendirilmektedir. Kolluk kuvvetlerimiz bunun tahkikatını yapacaktır. Her defasında uyarılmasına rağmen bu alışkanlığımızı ne yazık ki bırakamadık. Umarım son olur. Haziran ayında kırsal alanda başlayarak ormana sirayet eden yangın oranı yaklaşık yüzde 60’a tekabül ediyor. Bu konuda alacağımız daha çok mesafe olduğu anlaşılmaktadır” şeklinde konuştu.

“Köylere sirayet etmeyecek şekilde tedbirler alınmıştır”

Bakan Yardımcısı Polat, yangının köylere sirayet etmesini önlemek için tüm tedbirlerin alındığına da dikkat çekerek, “Civardaki köylerimiz Valiliğimiz koordinasyonunda uyarıldı. Gerekli tedbirler alındı. Buralarda iş makinelerimizle ve arazözlerimizle köylere sirayet etmeyecek şekilde tedbirler alınmıştır. Sabah gün doğumuyla birlikte hava araçlarımızın intikaliyle daha da rahatlama sağlanacaktır. Bizim görevimiz, sabaha kadar yangını yumuşatmak ve enerjisini düşürmeye çalışmak olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
aromator ile iletisimde yeni donem tat ve koku transferi hedefleniyor OJkN9Yz2
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.

Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor.

Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu “Aromatör” teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor.

Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor.

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz”

Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir” dedi.

“Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek”

“Aromatör” cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin