blank
Okuyucudan Gelenler tarafından
08 Mayıs, 2025 12:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Bir Kentin Vicdanı Basının Asıl Meselesi Üzerine

Şehirler vardır; toprağında sadece buğday değil, alın teri yeşerir. Dağları çelikle konuşur, rüzgârı sanayiyle yankılanır.

Öyle kentlerdir ki onlar, harcı emekle, duvarı sabırla, çatısı umutla örülür. Karabük, işte böylesi kentlerin en nadide örneklerinden biridir. Demirin ruh verdiği bu şehir, yalnızca fabrikaların değil; acıların, özlemlerin ve en nihayetinde birlik ve beraberliğin de yurdudur.

Ancak her kentin bir de sesi vardır. Duyulması gereken, vicdanları titreten, halkla birlikte atan bir yürek sesi… O da basındır. Lakin ne hazindir ki Karabük’te bu ses zamanla çatallaşmış, berraklığını yitirmiştir. Oysa basın; yalnızca emeğin, alın terinin gölgesinde serpilen bir yaprak değil, bizatihi kamu vicdanının toprağında kök salması gereken bir çınar olmalıydı.

Basının varlık sebebi; şehri yönetenle yönetileni buluşturmak değil, hakikati eğip bükmeden ortaya koymaktır. Ne yazık ki Karabük basını, bu misyonu unutarak kimi zaman siyasetle dans etmiş, kimi zaman sermayenin gölgesinde serinlemeyi tercih etmiştir. Bu tercih, kentin birlik zeminini aşındırmış, toplumsal hafızada derin çatlaklar bırakmıştır.

Oysa basın; menfaatin değil hakikatin peşinden koşmalıydı. Kentin ortak aklını mayalayan, farklılıkları bir potada eriten, halkı birleştiren bir vicdan olmalıydı. Karabük’ün basını ise ne yazık ki çoğu zaman bu sorumluluğun uzağında kalmış, kamu yararını kişisel hesaplarla takas etmiştir.

Bir kent, basını kadar özgürdür; bir halk, basını kadar güçlü. Eğer gazeteci, elindeki kalemi kamu menfaatinin terazisine değil, kişisel menfaatin defterine koyarsa; orada haber değil, reklam yapılır. Orada hakikat değil, propaganda büyür.

Karabük’ün yeniden bir medya vicdanına ihtiyacı var. Emeğin sözcülüğünü yapan değil, emeğin değerini yaşatan; çıkar ilişkileriyle değil, etik ilkelerle konuşan; ayrıştıran değil, birleştiren bir basın anlayışına…

Bugün bu dönüşüm hayal değil. Yeter ki, gazeteci ünvanı taşıyan herkes, aynaya bir kez değil bin kez bakıp kendine şu soruyu sorabilsin: Ben kimin için yazıyorum?

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
18 Şubat, 2026 09:25 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 17.02.2026 16:06
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

KARABÜK’TE DEPREM VE KİRLİLİK KAYGISI

1. Derece deprem kuşağında bulunan Karabük’te eski yapı stoku endişe yaratırken, kış aylarında hissedilen hava kirliliği ile resmi veriler arasındaki fark kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor

Karabük’te hem yapı güvenliği hem de hava kirliliği konuları kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. 1. derece deprem kuşağında bulunan kentte, yapı stokunun önemli bir bölümünün eski deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiş olması vatandaşlarda endişe yaratırken, kış aylarında hissedilen hava kirliliği de tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Uzmanların yıllardır dikkat çektiği deprem gerçeği, Karabük’te mevcut yapıların dayanıklılığına ilişkin soruları yeniden gündeme taşıdı. Kentteki binaların büyük bölümünün eski yönetmeliklere göre yapılmış olması nedeniyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün olası depreme hazırlık kapsamında yürüttüğü teşhis, tespit ve risk analiz çalışmalarının kapsamı merak ediliyor. Vatandaşlar, bu çalışmaların sonuçlarının kamuoyuyla daha şeffaf biçimde paylaşılmasını talep ediyor.

Öte yandan Karabük’te özellikle kış aylarında sıkça gündeme gelen hava kirliliği meselesi de tartışılmaya devam ediyor. Resmi ölçümlerde hava kalitesinin “iyi” seviyelerde olduğu belirtilmesine rağmen, kent merkezinde yaşayan bazı vatandaşlar yoğun koku, sis ve partikül kirliliğini günlük yaşamda açıkça hissettiklerini ifade ediyor. Bu durum, resmi veriler ile vatandaş deneyimleri arasında algı farkı olduğu yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.

Karabük’te hava kalitesinin ölçüldüğü noktalar da kamuoyunun dikkatini çekiyor. Edinilen bilgilere göre kent genelinde toplam 5 hava kalitesi ölçüm istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlardan biri Yenişehir Kübanalar mevkiinde, ikisi KARDEMİR sahasında (giriş meydanı ve çıkış bölgesi), biri 75. Yıl Mahallesi’nde eski SGK Müdürlüğü arkasındaki park alanında, diğeri ise Safranbolu’da Kaymakamlıktan Emek’e giden yol üzerindeki meydan parkında yer alıyor. Söz konusu cihazlardan elde edilen verilerin düzenli olarak takip edildiği belirtiliyor.

Hava kirliliğine bağlı sağlık sorunları da gündemdeki yerini koruyor. Astım, KOAH, akciğer kanseri ve solunum yetmezliği gibi hastalıklar nedeniyle son 10 yılda hastanelere yapılan başvuruların sayısına ilişkin veriler,  kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Bazı vatandaşlar, özellikle sabah saatlerinde Ankara’ya giden otobüslerin yoğunluğunu sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacıyla ilişkilendiriyor.

Karabük’te hem yapı güvenliği hem de hava kalitesi konularında yetkili kurumların yürüttüğü çalışmaların ve resmi verilerin kamuoyuna daha kapsamlı şekilde aktarılması beklentisi sürüyor. Kentte yaşayanlar, deprem riskine karşı alınacak önlemler ve hava kirliliğiyle mücadele konusunda daha fazla bilgilendirme yapılmasını istiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin