Karabük Postası tarafından
19 Temmuz, 2023 10:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Binlerce arı telef oldu, gerçek güvenlik kamerası görüntülerinde ortaya çıktı

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde 135 kovandaki binlerce arı, kimlikleri henüz belirlenemeyen kişiler tarafından ilaçla zehirlenerek telef edildi. Arıların telef edilme anı ise bahçede bulunan güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, 27 Haziran'da Kastamonu’nun İnebolu ilçesine bağlı Dibek köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ali Oğuz ve Salim Şahiner adlı bal üreticisi ortaklar, 2022 yılında Dibek köyünde satın aldıkları 3,5 dönümlük araziye 135 adet arı kovanı yerleştirdi. Kestane ormanlarıyla kaplı bölgede kestane balı üretimi yapan Ali Oğuz ve Salim Şahiner'e ait arı kovanlarının bulunduğu bahçeye gece saatlerinde giren yüzleri maskeli 2 kişi, ellerindeki pompalarla bütün kovanlara ilaç sıktı. Sabah uyandığında kovanlardaki binlerce arının telef olduğunu gören Salim Şahiner, şoke oldu. Bahçedeki güvenlik kamerasının kayıtlarını inceleyen bal üreticileri, arıların ilaçla telef edildiğini görünce durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemede arıların ilaçla telef edildiği tespit edildi. Olayın ardından Ali Oğuz ve Salim Şahiner, İnebolu İlçe Jandarma Komutanlığına başvurarak şüphelilerden şikayetçi oldu. Etrafı çitle çevrili bahçedeki güvenlik kameraları tarafından kaydedilen şahısların görüntüleri de jandarma ekiplerine teslim edildi. Olayın ardından şüphelilerin bulunması için başlatılan çalışmalar devam ediyor. “135 kovan arımızın yüzde 80’i yapılan ilaçlamadan ötürü öldü” 135 kovan arının yüzde 80’inin zehirlenerek telef edildiğini söyleyen kestane balı üreticisi Salim Şahiner, “Elimizdeki video görüntülerinde, saat 1.34 sıralarında fotokapanların ve kameraların çektiği görüntülerde arılığa iki kişi girildiği görülüyor. İkisinin de sırtlarında 16 litrelik şarjlı ilaç pompalısı bulunuyor. Girişti elektrik bariyerimiz vardı. Elektriği kesip arılığa öyle giriyorlar. 135 kovan arıyı komple telef etmek için arılıkta ilaçlama yapıyorlar. Arılarımızın yüzde 80’i bu ilaçlamadan ötürü öldü. Rutin olarak bizler her gün arılığa gelip kontrollerde bulunuyoruz. İlaçla zehirlenen arılığımıza gittiğimizde de arıların uçmadığını, hareketsiz kaldığını fark ettik. Kovanların önleri komple arı ölüleriyle kapanmış. Arıların zehirlendiğini ve boğulmalardan ötürü de kovanların önünün arı ölüsüyle yığılı olduğunu gördük. İçeride kovanda kalan sağ arılarda dışarıya çıkamıyor. Olayın farkına varır varmaz hemen kovanların önlerini açtık. Ardından kamera görüntülerini izleyip baktığımızda iki kişinin arılığa girerek kovanları zehirlediğini gördük. Görüntüleri ve kameraları alıp İnebolu İlçe Jandarma Komutanlığına şikayette bulunduk" dedi. Yaşadıkları olay karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını ifade eden Şahiner, "Şu anda edindiğimiz bilgilerde görüntülerin kriminal laboratuvara gönderildiği söylendi. Arıların ölümleriyle ilgili İnebolu İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri numune alarak nasıl bir ilaç ile zehirlendiklerini tespit etmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce bizler böyle bir olay yaşamadık. Aynı köyde iki yıl öncede başka bir arkadaşın arılarının önleri alkol alınıp kapatıldığı söylendi. İnebolu’nun Dibek köyünde ne yazık ki böyle sıkıntıların ara sıra yaşandığını öğrendik" diye konuştu. “Kovanlarımız zehirlendiği için zararımız da büyük” Kovanların ilaçla zehirlendiğini ve arıların da telef olduğunu belirten Şahiner, “Yalnız bizim arılarımızı koyduğumuz yer tapulu arazimiz, bize ait bir arazide bulunuyor arılar. Rekoltemiz çok düştü, arılarımız zehirlendiği için bizler çok mağdur durumdayız. Şu anda yeni yeni sağım başladı, vatandaşlar sağıma başladı. Rekolte ne kadar bilmiyoruz ama bizim arılarımız zehirlendiği için biz çok mağdur olduk. Arılarımızı köyden kaldırdık. Şu anda arılarda ölümler halen devam ediyor, arılarda bal yapmadığı için Devrekani ilçesine yüksek bir kesime çiçek balı için kovanları kaldırdık. Kraliçe arı da öldüğü için yeni kraliçe arı getirttik. Şu anda yeniden arılarımızı geliştirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” söyleşisi gerçekleştirildi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Nübüvvetin İspatı" konulu programda konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt yer aldı.
Söyleşiye çok sayıda öğrenci ile akademik ve idari personel katılırken, programda İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri çeşitli başlıklar altında ele alındı.
Açılış konuşmasında Yeşilyurt, bu tür programların dini meseleleri anlamak ve sorgulamak adına önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ve ortaya koyduğu mesajın tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilyurt, peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi değil, insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına da geldiğini söyledi.
Mağara hadisesine değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, "Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ." sözünü aktardı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından "El-Emin" olarak nitelendirildiğini hatırlattı ve Hz. Aişe’nin "O’nun ahlakı Kur’an’dı." sözünü paylaştı.
Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, "Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır." ifadelerini kullandı.
Söyleşi, katılımcıların sorularının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin