blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Kasım, 2024 00:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN 2024-2025 Akademik Yılı Tıp Fakültesi beyaz önlük giyme töreni gerçekleştirildi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyaz Önlük Giyme Töreni, Sezai Karakoç Kültür Merkezinde Rektör Özölçer’in katılımıyla gerçekleştirildi.
Her akademik yıl açılışının ardından tıp fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin, mesleklerinin taşıdığı anlamı ve bunun gerektirdiği disiplini idrak ederek eğitimlerine büyük bir motivasyonla devam edebilmeleri için gerçekleştirilen “Beyaz Önlük Giyme Töreni”, 2024-2025 Akademik Yılı çerçevesinde BEUN Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Törene BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Yaşar Karaman, Zonguldak Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Zeynep Eskici, senato üyeleri, akademisyenler, öğrenciler ve aileler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, BEUN’un kuruluşunun yüzüncü yılı anısına hazırlanan “Yüzyılın Hikâyesi” başlıklı videonun izlenmesiyle devam etti. Sounddrag Öğrenci Topluluğu’nun icra ettiği müzik dinletisi ise büyük beğeni topladı. Rektör Özölçer Sounddrag Öğrenci Topluluğu’na teşekkür belgesi takdiminde bulundu.
Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren BEUN Tıp Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Hande Aydemir, tüm hekim adayı öğrenciler ve aileleriyle birlikte olmaktan BEUN ailesi olarak büyük bir mutluluk duyduklarını ifade ederek beyaz önlük giyme töreninin anlamına değindi. 2000 yılından bu yana hekimler yetiştirerek ülkeye kazandırmaktan üniversite olarak büyük bir gurur duyduklarını aktaran Aydemir, beyaz önlük giymenin genç hekimler için hem saflığı ve kutsallığı hem de yardımlaşma ve vicdanı temsil ettiğini ifade etti. Disiplin ve özveri isteyen, yoğun ve yorucu olabilecek mesleklerinde sorumluluk ve şefkat duygusunu daima önde tutmaları gerektiğini ifade eden Aydemir, törenin gerçekleştirilmesinde gösterdiği desteklerden dolayı BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere tüm akademisyenlere, öğrencilere, ailelerine teşekkürlerini sundu.
BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Cumhuriyetin ilk üniversitesi olup bu yıl yüzüncü yaşını kutlayan BEUN’da böyle bir tören gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyduklarını ifade ederek sözlerine başladı. Genç hekim adaylarının giyecekleri beyaz önlüğün yalnızca bir mesleki kıyafet olmayıp saflığı, temizliği, dürüstlüğü ve adaleti de temsil ettiğini belirten Rektör Özölçer, bu mesleğin aynı zamanda özveri, bağlılık ve disiplin de gerektiren kutsal bir meslek olduğunu sözlerine ekledi. Genç hekim adaylarının, kendilerini daima geliştirerek hem Türkiye hem de insanlık için büyük işler başaracağına inandığını aktaran Rektör Özölçer, gençlerin yetişmesinde emek veren başta aileleri ile bilgi ve tecrübelerini onlarla paylaşan tüm akademisyenlere teşekkürlerini sundu.
2024-2025 Akademik Yılı Tıp Fakültesi Beyaz Önlük Giyme Töreni, açılış konuşmalarının ardından BEUN Tıp Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerinin beyaz önlüklerini giymeleri ve toplu fotoğraf çekiminin gerçekleştirilmesiyle son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
13 Ocak, 2026 13:31 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

GELİR DAĞILIMINDA ADALET…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Geçmişten günümüze gelir dağılımında siyasetin, siyasi iktidarların başarılı olamadığı bir konu, gelir dağılım…

Zamanla çalışanlar, sendikalarının gücü oranında ücret artışlarında, önemli kazanımla sağlamışlar…

Geçmişte kamu kurumları sayısının fazla olması nedeniyle sendikalı çalışanlar, ücret artışı konusunda daha avantajlıydı…

Sendikasız kesimin ücret artışları ise devamlı sendikalı çalışanların altında seyrederdi…

Kamu, ücret artışlarında sendikal alana daha fazla pay ayırırken, sendikasız alan ise ücret artışlarından daha az pay alabilmiş…

Doksanlı yıllardan sonra hızlanan özelleştirme furyası, kamu alanını daraltırken, özel sektör alanını oldukça genişletti…

Kamu kurumlarının özelleştirilmesi nedeniyle, kamu ve özel sektörde çalışanlar arasında makas oldukça açıldı…

Özel sektör alanının genişlemesiyle birlikte, asgari ücret ağırlıklı, bir çalışma hayatı oluştu…

Siyasetin son döneminde sendikalar, üyelerine ücret artışı ve sosyal haklar sağlamaktan ziyade, siyasi iktidarın yörüngesinden çıkamadığı için işlevsiz hale geldi…

Kamu kesimi ile emekli kesimin bir kısmı sendikalı olmasına rağmen, sendikaların toplu sözleşmelerde etkisizliği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ana nedeni…

Ücret artışlarını enflasyona bağlayan ekonomi ve siyaset, TÜİK’in açıkladığı gerçekten uzak enflasyon rakamlarını kabul ederken, açıklanan enflasyon rakamları, gelir dağılımındaki adaletsizliği artıran ana faktör…

TÜİK’in baskılayarak açıkladığı enflasyon rakamları, çalışma hayatı ve emekli kesimin ücret artışlarının, kısaca ekonomik değerlerin temel göstergesi…

Ekonomi politikasını değiştiren siyaset, seçim dönemlerinde aldığı ekonomik kararlarla çalışma hayatı biraz iyileşse de rahatlık, uzun süreli olmakta çok uzak kaldı…

Türkiye’de ekonomi, seçim öncesi iktidarın her alanda yaptığı ücret artışlarıyla rahatlarken, seçim sonrası ise, seçim öncesi yapılan artışlar katlanarak, sosyo-ekonomiye zam olarak geri dönmekte…

Son yıllarda, asgari ücretin genel ücret haline getirilmesinde önemli rol oynayan ekonomi yönetimi ve sendikalar, çalışma hayatında çalışanlar adına büyük bir kayba ve adaletsiz gelir dağılımına yol açtı…

Aynı enflasyon rakamları olmasına rağmen, çalışma hayatıyla birlikte emekli kesimine yapılan dengesiz artışlar, bir kesime fazla, diğer kesime az yapılan artışlar, sosyo-ekonominin dengesini bozdu…

Bugün TÜİK rakamlarına göre net asgari ücret, 28.075.TL; ekonomisini Türkiye’nin desteklediği, Kıbrıs Türk Kesiminde ise net 52.738.TL…

Türkiye ile Kıbrıs Türk Kesimi arasında fark neredeyse iki katı…

Türk ekonomi yönetimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomi yönetiminden, ders almalı demek yanlış olmaz herhalde…

Son yapılan seçimlerden sonra iktidar, kendine has ekonomi politikasından istediği sonucu alamayınca, ABD, IMF ve Dünya Bankası destekli, Ortodoks ekonomi sistemine döndü…

Çalışma hayatına ve emekli kesime zam vermeme konusunda deneyimli olan yeni ekonomi politikasıyla, sosyo ekonomi daralarak adaletsiz gelir dağılımı daha da arttı…

Halka sırtını dönen iktidar, piyasalardaki fahiş fiyat artışına engel olamazken, başka alanlara dağıttığı finans ve garanti ödemeleri ile meydana gelen açıklarını, ekonomik reçetelerle, vergilerle halkın sırtına yüklemeye devam ediyor…

Halk, kendisine refah getirecek iktidar ve iktidarları seçebilecek iradeye sahip olduğunda, sorunu kendisi çözecektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.