Karabük Postası tarafından
29 Şubat, 2016 13:50 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Beşiktaş Takımı Kaptanının Centilmenliği Ayakta Alkışladı

Garanti Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Liginde Kardemir Karabükspor, sahasında Beşiktaş RMK’ya 64-66 mağlup oldu Garanti Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde Kardemir Karabükspor, sahasında Beşiktaş RMK’ya 64-66 mağlup oldu. Yenişehir Merkez Kapalı Spor Salonu'nda oynanan müsabakanın ilk periyodunu ev sahibi takım 4 sayı farkla 18-22 geride tamamladı. İkinci çeyrekte de üstünlüğünü sürdüren Beşiktaş soyunma odasına 25-38 üstün gitti. Karşılıklı ataklarla geçen mücadelenin 3. periyodunda kırmızı-mavili ekip 7 sayı farkla bu bölümü 50-43 geride tamamladı. Mücadelenin son periyoduna hızla başlayan ev sahibi Kardemir Karabükspor, üst üste bulduğu sayılarla Beşiktaş'la eşitliği yakaladı. Kıyasıya bir mücadelenin geçtiği son periyodun sonlarına doğru Beşiktaş bulduğu sayılarla karşılaşmadan 64-66 kazandı. BEŞİKTAŞ’IN TAKIM KAPTANI AYAKTA ALKIŞLANDI Mücadelenin 3. periyodunda Beşiktaş’ın takım kaptanı Kaan’a faul yapıldığı gerekçesi ile düdük çalan hakeme oyuncularla birlikte tribündeki taraftarlar büyük tepki gösterdi. Rakip oyuncunun da faul olmadığını hakeme söylemesine rağmen hakem atış yapılmasını istedi. Takım kaptanı Kaan, iki atışı da dışarıya atarak centilmenlik örneği göstererek Karabük taraftarı tarafından ayakta alkışladı. Kardemir Karabükspor antrenörü Can Aksu da atışı dışarıya atan Beşiktaşlı oyuncu Kaan’ın yanında giderek centilmenlik örneğinden dolayı tebrik etti. BEŞİKTAŞ KAPTANI KAAN DALAY: “BU FORMAYA HAKSIZLIK YAKIŞMAZ” Karşılaşmayı 2 sayı farkla 64-66 kazanan Beşiktaş RMK takımının kaptanı Kaan Dalay, maçın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Karabük çok güzle bir maç çıkardı. Futbolda ve basketbolda olsun büyük bir camia. Karabükspor bizim gerçekten kardeş takımımız. Maç esansında pozisyon ise bu armaya ve bu formaya haksızlık yakışmaz. Orada hakikaten faul yoktu. Ben hakeme söyledim ama o da 'Kararı değiştiremem' dedi. Ben de yavaşça topu bıraktım. Kimsenin hakkını yemek bize yakışmaz. Karabük çok güzle mücadele etti. Her iki takımın da galibiyet hakkıydı” dedi. Kardemir Karabükspor Engelli Basketbol takımı antrenörü Can Aksu ise haftadır hem Beşiktaş hem de Avrupa Şampiyonası maçları için kampa yaptıklarını söyleyerek, “İyi bir mücadele sergiledik ama sahadan 2 sayı farkla mağlup olduk. Önümüzdeki 8 Mart’ta da İspanya’da Avrupa şampiyonası gideceğiz. Avrupa şampiyonasında gruplara kalarak Bosna’ya gitmek istiyoruz. Onu da başaracağımıza inanıyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.