Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Aralık, 2023 16:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

“Ben hayatta dolandırılmam” dedi, arkadaş kurbanı oldu, 240 bin lirasını kaptırdı

Zonguldak’ta bir esnaf, ilçedeki üç esnafı ucuz altın alıp yüksek gelir elde edecekleri vaadiyle 3,5 milyon lira dolandırdı. Paralarının peşine düşen esnaf, "Hesaba bloke konuldu, bir miktar daha verin bloke kalksın" denilince ikinci kez dolandırıldı. Olayın şüphelisi ifadesinin ardından serbest bırakılırken, suçlamaları reddetti.
İddialara göre, Kozlu ilçesinde esnaflık yapan 42 yaşındaki Kerim M., esnaf arkadaşları A.T., M.B. ve E.D.’den ucuz altın alıp yüksek kazanç vaadederek banka hesaplarından ve kredi kartlarından yüklü miktarda para aldı. Paralarını geri almak isteyen esnaflardan birine ise "Hesaba bloke konuldu, bir miktar daha ödeme yapalım bloke kalksın", "Türk Lirası olarak gönderemiyorum. Euro olarak göndereceğim", "Para yolda, cenazesi var" cevapları ile bir kez daha ödeme yaptı. Esnaflardan biri parasının bir miktarını geri aldı. Esnaflar dolandırıldıklarını anlayınca Cumhuriyet Savcılığı’na giderek şikayetçi oldu. Hakkında soruşturma başlatılan Kerim M. ise suçlamaları kabul etmedi. İfadesinin ardından da serbest bırakıldı. Kerim M. ayrıca esnafların rızası dahilinde paraları kullandığını, hileli veya aldatıcı şekilde para almadığını iddia etti.
Kerim M.’nin kendilerine verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını söyleyen esnaf, verdikleri paraları geri istedikleri Kerim M.’nin ticari hayatının zora girdiği bu sebeple ödeme yapamadığı cevabını aldı.
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ederken esnaflar paralarını geri almak için hukuk mücadelesini sürdürüyor.
"Telefonumu bırakmıştım, dönene kadar paraları çekmiş"
İlçede ticari taksi sürücüsü olduğunu ifade eden E.D., Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi’nden kredi çekme fikriyle düşünürken yolda rastladığı tanıdığı vasıtasıyla Kerim M. ile tanıştığını anlattı. E.D., "Esnaf kefaletten kredi çekme düşüncesiyle gittim. İki kefil istediler. Dönüşte yolda tanıdığım bir ağabeyime rastladım. Kerim M.’nin yönetimde olduğunu söyleyince yanına gittik. Kendisinden durumu anlatıp ricada bulunduk. O da yardımcı olacağını söyledi. Şu anda esnaf kefalette seçimden dolayı kredi vermediklerini söyledi. Kredi kartı kullanıp kullanmadığımı sordu. Bankalardan çekebileceğimi söyleyince yüksek faizle kredi verildiğini söyledim. Mobil bankacılığımı sordu. Puanlarıma bakacağını söyleyip telefonumu istedi. O sırada müşteri arayınca ticari taksi ile müşteriyi almaya gittim. O esnaf da yarım saatlik süre içerisinde telefonum kendisinde kaldı. Telefonumla bütün hesaplarımdan komple parayı çekiyor. Gelen mesajları da siliyor. Bir ay sonra tekrar hatırlatma mesajları gelince durumu fark ettim. Bana ’esnaf kefaletten çekmeyecek miydin?’ Biz senin paranı çekip altın hesabına yatırdık. Para kazanacaksın. Bugün 500 bin çekeceğine 300 bin lira çekersin deyip ikna etmeye kalktı. Ben ikna olmadım. Yatıracağını söyleyip elimdeki kartları da aldı. Bir aylık müddet içerisinde bekledik. İşyerine gittik. Eleman tutmuş, elemanla bize çay söylüyor. O dakikadan itibaren kaybolup gitti. Yanımızdan kaçtı gitti. Telefonlarına cevap vermiyor. İki ay oldu halen daha bulamıyoruz. Biz savcıya gittik. Şikayetçi olduk. Fakat ifadesini alıp serbest bırakılmış. Ses kaydını buldum. Kendisinin Almanya’dan İtalya’ya geçeceğini, 100 bin Euro para alacağını, kimseyi dolandırmadığını söylüyor. Biz de şu anda bekliyoruz" dedi.
"Telefonumdan Euro hesabı açacağını söyleyip para çekti"
İlçede esnaflık yapan M.B. ise aracını sattığını duyan Kerim M.’nin kendisi ile iletişime geçtiğini anlatarak şöyle dedi:
"Arabayı sattığımı duydu. Bende para olduğunu anladı. Benden parayı iki aylık kullanmak için istedi. Ev alıp ev sattığını söyleyerek kar vereceğini söyledi. Ben de tekrar yeniden araç alacağımı söyledim. İki aylık süre sonunda parayı istedim. Benden 15 gün süre istedi. Euro geldiğini, Türk parasına çevireceğini söyledi. Bankanın parayı bloke koyduğunu, zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. Zaman istedi. İki ay daha zaman istedi. Ben onun üzerine gidince Euro hesabı açabileceğimizi söyledi. Paraları telefona atabileceğimizi söyledi. Biz de telefonu eline verip şifreleri de verdik. Banka hesaplarımızdan üç defa para çekti. 600 bin liraya yakın para çekti. Paranın zamanı geldikçe yanıma gelip çek vereceğini söyledi. Paranın banka hesabında olduğunu söyledi. Bize çeki yazdı. Çekin günü gelince bankaya gittik. Baktık ki çek karşılıksız çıktı. Çekin süresine bir hafta kala kaçtı. Kendisine ne ulaşabildik, ne paramızı geri alabildik."
Herşey eşinin ayakkabısını tamire götürmesiyle başladı
Eşinin ayakkabısını tamire götürmek için gittiğinde Kerim M.’nin "ucuz altın alarak yüksek kar elde etme" teklifinde bulunduğunu anlatan E.D. de şöyle dedi:
"Eşimin ayakkabısını tamire götürdüğümde bana teklifte bulundu. Kredi kartımdan 100 bin lira çekip 12 ay faizsiz ödeyebileceğimi söyledi. Denedi olmadı. Bana altın hesabı açabileceğimi söyledi. Bin 500’e satın aldığımız altını bin 600’e satabileceğimi söyledi. Benim o zaman zaten ilaç da kullanıyordum. Rahatsızdım, mantıklı düşünemedim. Benim internet şubesinden paralar çekti. Kartımın fotoğrafını çekti. Şifremi aldı. Bana dükkanına gidip geleceğini söyledi. Zonguldak merkeze gidip bir yerden mail order ile 109 bin lira çekmiş. Toplamda 240 bin lira para verdim. Olayın üzerinden 20 gün geçti. Ortada hiçbir şey yoktu. Kendisinden paramı istedim. ’Para yolda’, ’Şu gün gelecek, bu gün gelecek’, ’Cenazesi var’ diye oyaladı. Ben kendisini sıkıştırdım. 140 bin liramı aldım bir şekilde. Ondan önce bana 240 bin liralık teminat çeki kesti. Sonradan duydum ki çekleri karşılıksız çıkıyormuş. Birkaç gün sonra kayıplara karıştı. Hayatta böyle dolandırılmam diye düşünüyordum. Telefon dolandırıcılarına inanmıyordum. Başımıza geldi. Arkadaş dedik, iyi niyet dedik ama yanılmışız."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.