Karabük Postası tarafından
13 Ağustos, 2018 14:19 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Belgesel Film Yarışmasında Ödüle layık görülenler belli oldu

Bu yıl 19. su düzenlenecek olan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Yarışmasında ödüle layık görülen filmler açıklandı. Festival Sekretaryasından yapılan açıklamada; “6 – 8 Eylül tarihleri 19. sunu düzenleyeceğimiz ve ilginin her yıl daha da arttığı  Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamında düzenlenen, Jüri Üyelerimizin uzun uğraşlar ve en ince ayrıntısına kadar izlediği  Belgesel Film Yarışmamızda dereceye giren isimler Jürimiz tarafından belirlendi. Başvurusu alınan 63 Belgesel Filmden kriterlere uygun olan 21 profesyonel, 21 amatör olmak üzere  42 tanesi elemelere katılırken,  her iki dalda ilk üç ve Süha Arın özel Ödülünün sahipleri belli oldu. Alanında ilk ve tek olan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Yarışmamıza ilgi gösteren ve yarışmamıza kıymetli vakitlerini ayıran başta değerli jüri üyelerimize ve belgesel severlere teşekkür ediyor, dereceye girenleri tebrik ediyoruz” denildi. Profesyonel ve Amatör dalda 1,2.ve 3. ler ile Süha Arın özel Ödülüne layık görülen isimler ve filmleri Festival Ödül Töreninde açıklanacak. Buna göre Amatör ve Profesyonel Dalda Jüri Tarafından Ödüle Layık Görülenler Yönetmenler ve Filmleri;  (Alfabetik Sıralanmıştır) Deniz Girginkoç Nazik yönetmenliğindeki: ‘Sürünün zor yolculuğu’ Neslihan Semerci yönetmenliğindeki : ‘Kıymetli bir bina öyküsü’ Sezer Ağgez yönetmenliğindeki: TARİZ; ‘Dişe diş, söze söz’ Tayfun Tanju Kara yönetmenliğindeki: ‘Anadolu Kadınları Teşkilatı; Baciyan-i RUM’ Zeki Koyuncu yönetmenliğindeki:  “Pelikül” Zeki Koyuncu-Hasan Akıncı yönetmenliğindeki: ‘Nakavt’ Zeynep Südinç yönetmenliğindeki: ‘Peki Şimdi Nereye?’

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Şubat, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanı uyardı: “Zehirli guatr belirtileri ihmal edilmemeli”

Zehirli guatr hakkında uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet, kas ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr, vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır" dedi.
Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, ‘zehirli guatr’ hakkında açıklamalarda bulundu. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet kası ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır. Bu bazen tiroit bezinden aşırı miktarda tiroit hormonu sentezlenmesinden bazen da tiroit iltihaplarından kaynaklanır" şeklinde konuştu.

Bu belirtilere dikkat
Zehirli guatrın belirtilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, şu bilgileri paylaştı: "Zehirli guatrın nedenine göre değişmekle beraber çarpıntı, sinirlilik, kolay yorulma, ishal, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, normal yemeye rağmen kilo kaybı gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda gözde irileşme ve dışarı çıkma gibi göz kaslarının etkilenmesine bağlı bazı belirtiler, bacak derisinde kızarıklık ve deride kalınlaşma gibi belirtiler de olur."

"İlaç tedavisi uygulanabilir"
Hastalığın tanısının muayene sonrası kan tetkikleri ile başlayacağını vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, "Kanda T3, T4, TSH gibi tiroit hormonları, bazı tiroit antikor değerlerine bakılır. Ayrıca ultrason ve sintigrafi de tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerindendir. Günümüz de zehirli guatrın tedavisinde kullanılan 3 yöntem vardır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ise halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisidir. Hangi hastaya hangi tedavinin uygulanacağına hastalığın nedeni, şiddeti ve eşlik eden diğer problemleri göz önünde bulundurularak karar verilir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin