Karabük Postası tarafından
11 Ağustos, 2022 09:32 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Başkent EDAŞ Karabük’ü Bakım ve Yatırımlarıyla Aydınlattı

Sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden Başkent EDAŞ, Karabük’te kesintisiz elektrik dağıtımı kapsamında 2022 yılının ilk 6 ayında bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini hız kesmeden sürdürdü. Elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştiren Başkent EDAŞ, Karabük’te yılın ilk 6 ayında müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde başarılı çalışmalara imza attı. Başkent EDAŞ, Karabük’te hizmet verdiği 1.761 trafo ve 7.706 kilometre hat uzunluğunda sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü. Daha aydınlık bir Karabük için Merkez, Safranbolu, Eflani, Ovacık ve Yenice ilçelerinde 612 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri bölgede 7 pano ile 9 trafo merkezini de elden geçirdi. Başkent EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Karabük’te hizmet verdiği 175 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 2 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 9 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Söz konusu bakım, onarım ve yatırım rakamları ile Başkent EDAŞ 2022 yılının ilk 6 ayında koymuş olduğu hedefleri başarıyla gerçekleştirdi. Müşteri odaklı yaklaşımla 7/24 hizmet sunan Başkent EDAŞ, www.baskentedas.com.tr, Başkent 186 Mobil Uygulaması ve 186 numaralı Müşteri Hattı’ndan tüm müşterilerinin soru ve sorunlarını dinleyerek çözüm bulmaya devam ediyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Toroslar EDAŞ ve Ayedaş ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Bartın, Kastamonu, Zonguldak ve Karabük illerinde faaliyetlerini sürdürüyor. Başkent EDAŞ’ınKarabük’te bakım ve yatırım çalışmaları hız kesmeden sürecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.