Başkan Doğan: “Meydan Projesi kapsamında ‘Subay Gazinosu’ kaldırılacak” - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Aralık, 2024 04:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Başkan Doğan: “Meydan Projesi kapsamında ‘Subay Gazinosu’ kaldırılacak”

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Meydan Güzelleştirme Projesi” kapsamında Subay Gazinosu’nu kaldıracaklarını, ayrıca Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresindeki 70 dönümlük alana ‘kent park’ yapacaklarını açıkladı.

Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi Aralık Ayı 1. Birleşimi 1. Oturumu, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan başkanlığında yapıldı. Büyükşehir Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda 32 gündem, 13 gündem dışı olmak üzere toplam 45 madde gündeme alınarak ilgili komisyonlara havale edildi. Başkan Doğan, havale edilen maddelerin ardından meclis üyelerinin kendisine yönelttiği soruları cevaplandırdı.

Meydan Güzelleştirme Projesi

Meydan Güzelleştirme Projesi kapsamında davalık olan İlkadım ilçesi Kale Mahallesi’ndeki Milli Savunma Bakanlığı’na ait Subay Gazinosu’nun yıkımıyla alakalı Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile anlaştıklarını, 3’lü başlıklı bir protokol ile işlemlere devam edeceklerini ifade eden Başkan Halit Doğan, “Subay Gazinosu ile alakalı bir çalışma daha önce yapılmış. Subay Gazinosu’nu da kaldıracağız. Zaten Atakum’da sahilde bir subay gazinosu var. Oradaki bir yapıya destek vermiş olacağız. Bir de Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevresinde 70 dönüm alan var ama biraz daha üzerine çıkmayı planlıyoruz. Bir kısım alanı da ‘kent park’ yapmak üzere Büyükşehir Belediyemize tahsisiyle alakalı 3 başlıkta bir protokol imzalayacağız. Kara Kuvvetleri Komutanımız ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile de görüştük. Onların da bu konuda yaklaşımları Samsun’u sevindirici, Samsun yararına bir şekilde oldu. Komisyonda meclis üyeleri beraberce çalışacak ve Samsun için hayırlı bir iş olmasını umuyorum” dedi.

“Yeğeninize ait olan şirkete iş vermediğimiz için konuşmuşsunuz”

Taksi ve dolmuşlarda zorunlu hale gelen görüntü-kamera sistemleriyle alakalı CHP Grup Başkanvekili Atilla Takcan’ın “Sürücüler sadece bir yerden kamera sistemi almaya zorlanıyor” iddiasını cevaplayan Başkan Doğan, “Geçen meclis toplantısında da dediniz ki, ‘Dışarıya iş veriliyor, Samsun’da işletmeler var.’ Baktırdım, sizin yeğeninize ait olan şirkete iş vermediğimiz için konuşmuşsunuz. Kamera işi yapan benim bir tanıdığım yok. Sizin varsa bilemiyorum. Ama arkadaşlar bize getirsinler. Şoförler Odası ile konuşamadığımız, araya aracı talep ettiğimiz hiçbir konumuz yok. Talepleri varsa gelebilirler” diye konuştu.

İlgili komisyonlara havale edilen 45 madde, komisyon toplantısında görüşüldükten sonra son meclis toplantısında ele alınacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay