blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Aralık, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Başkan Doğan: “Akalan Kalesi’ndeki çalışmaları yakından takip ediyoruz”

Karadeniz Bölgesi’nin ilk resmi arkeolojik kazısı olan Akalan Kalesi ile ilgili Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Akalan Kalesi’ndeki çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade ederek çalışmaların tarihsel önemine dikkat çekti.
Samsun Akalan Kalesi Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Kazı Heyeti Başkanı Arkeolog Dr. Michael Deniz Yılmaz’ı makamında ağırlayan Başkan Doğan, Akalan Kalesi’nin turizme kazandırılması noktasında da Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli desteği vermeye hazır olduklarının altını çizdi. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Akalan Kalesi Arkeolojik Yüzey Araştırmaları Kazı Heyeti Başkanı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Araştırma Görevlisi Arkeolog Dr. Michael Deniz Yılmaz’ı makamında ağırladı. Ziyaretin ana gündemini Karadeniz Bölgesi’nin ilk resmi arkeolojik kazısı olan Akalan Kalesi oluşturdu.
Akalan Kalesi’nde yapılan çalışmaların tarihsel önemine dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Şehrimiz her konuda bir kültür hazinesi. Akalan Kalesi de bu hazinelerin en önemlilerinden biri. Bu değerin gün yüzüne çıkarılması adına sürdürülen arkeolojik çalışmaları biz de yakından takip ediyoruz. Akalan Kalesi’ndeki arkeolojik sürecin tamamlanması ve turizme kazandırılması noktasında Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli desteği vermeye hazırız” dedi.

"Kaçak kazılar arkeolojik bölgeye zarar veriyor"
Ziyarette gündeme gelen arkeolojik alanda zaman zaman yapılan kaçak kazılar konusunda da Başkan Doğan, “Akalan Kalesi’nde yürütülen çalışma şehrimiz için çok büyük öneme sahip. Orada tarihe ışık tutacak çok önemli bir çalışma yürütülüyor. Bu süreçte en fazla muzdarip olunan nokta ise arkeolojik kazı alanında yapılan kaçak kazılar ve define arama faaliyetleri. Yetkililerin de söylediği gibi Çatmaoluk köyünde bulunan Akalan Kalesi ve etrafındaki bölgede define ve buna benzer buluntular olamayacağı gibi, yapılan kaçak kazılar bölgedeki arkeolojik katmanlara da ciddi zararlar veriyor. Bu sürecin sekteye uğramaması, başarıyla tamamlanması adına herkese sorumluluk düşmektedir. Ben hemşehrilerimizin bu konudaki hassasiyetine güvenerek kaçak kazıların önlenmesi konusunda onların da dikkatli olmasını ve gerekli mercilere ihbarda bulunmalarını rica ediyorum. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.