karabuk
İmsak 06:00
Güneş 07:25
Öğle 13:08
İkindi 16:09
Akşam 18:41
Yatsı 20:00
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mart, 2024 20:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Başkan Deveci: “Bir parti, belediye başkan adayının nasıl seçileceğini çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı”

CHP tarafından yeniden aday gösterilmeyen Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci, “Bir parti, belediye başkan adayının nasıl seçileceğini çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı” dedi.
Samsun’da 18 belediye arasında CHP’li tek belediye başkanı olan, 31 Mart yerel seçimlerinde partisi tarafından tekrar aday gösterilmeyen Başkan Cemil Deveci, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Av. Cemil Deveci, “Siyaset böyle bir şey. Her görevin böyle bittiği bir nokta var. Bizim görevimiz de 1 ay sonra bitiyor. Kendi özel hayatımıza döneceğim. 5 yılda Atakum’da ciddi hizmetler yapıldı. Burada ilkeli, dürüst, hesap verebilir bir duruş sergiledik ve Atakum’da bugüne kadar yapılamayanlar yapıldı. Atakum bir kültür, turizm ve üniversite kendi. Hasan Ali Yücel Gençlik, Bilim ve Sanat Merkezi’nde günde 2 bin genç, köy enstitüsü modelinde hizmet aldı. Türkiye’de ilk oldu. Şimdi de atıl durumda olan bir binayı Atasanat Merkezi olarak açacağız. Katılımcı bütçe toplantıları ile vatandaşlarımızı kentin sorunlarına ortak ettik, kent yönetimine öneriler bulundurtuyoruz. Herkesi bir biçimde kent yönetimine katmaya çalıştık. Gıda Bankası’nı Karadeniz’de ilk kez biz uyguladık. Aktif istihdam modelini Karadeniz’de ilk kez uyguladık. Bunlar belediyemiz tarafından Karadeniz’de ilk kez yapılan uygulamalardı. Görevi devralacak arkadaşlara bunları bir daha anlatacağım, üzerine daha başarı eklemesini tavsiye edeceğim. Benden istekleri olursa kendilerine yardım edeceğim. Böylece kent kazanır, gençlik, kadınlar, Samsun ve Türkiye kazanır” diye konuştu.

“Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli”
Partilerin belediye başkanının nasıl ve hangi kurallar ile seçileceğinin daha önceden belirlemesi gerektiğine değinen Cemil Deveci, “Belediye başkanlığım ya da seçilip, seçilmemem mevzu değil. Dün de söylüyordum bugün de söylüyorum. Sadece CHP ve AK Parti değil, tüm siyasi parti kurumunun içinde yetmezlikleri var. Türkiye siyaset kurumu kendine çekidüzen vermeli. Cemil Deveci bundan sonra geri kalan ömründe bunlarla mücadele edecek. Kendim için değil, seçilmek için değil, kendi partim için değil. Ülke için, Türkiye için siyaset kurumunun Türkiye’yi yönetebilecek çapta ve nitelikte olması gerekir. Bir belediye başkan adayının, bir milletvekili adayının nasıl seçileceğini bir parti çok daha öncesinden belirlemeli ve o kurallara uymalı. Bir yöneticinin nasıl seçileceğini, ne kadar görev yapacağını bilmeli partinin üyeleri. Artık ülkeye demokrasi gelecekse, demokratik kurumlar sistemi manzumesi olacaksa, demokrasi yaşam biçimi haline dönüşecekse demokrasiyi kuracak ve ülkeyi yönetecek olan partilerin önce bu kuralları kendilerine koyması lazım. Onun dışındakiler ayrıntı. Onlar bana uygulandı, başkasına uygulandı, hepsi birbirine benzedi. Önümüzdeki dönemde daha iyi şeyler uygulanacak” şeklinde konuştu.

“Örnek yurttaş kimliğim ile devam edeceğim”
Bundan sonraki siyasi kariyeri ile ilgili de konuşan Deveci, “Bundan sonraki kariyerim itiraz ederek devam edecek. Yanlışa yanlış diyeceğim. İtiraz eden yurttaşa, öneride bulunan yurttaşa ihtiyacımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşının görevi ve sorumluluğu Anayasa’da belirlenmiştir. Yurttaşlık görevini eksiksiz yapamayan, tam olarak yapamayan anayasal sorumluluklarını yerine getiremiyor demektir. Bir nevi Anayasa’yı uygulamaktan tembellik yapıyor demektir. Biraz daha ileri giderse Anayasa’daki görevlerini yerine getirmiyor demektir. Onun için Anayasa’da tanımlanan görevlerini aktif olarak yapacak örnek bir yurttaş kimliğim ile sağlıklı kaldığım sürece görevime devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
24 Şubat, 2026 13:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SANAYİ GÜVENLİ ALANLARA …

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın 

Ulusal sanayi alanları Master Planı çerçevesinde, Anadolu da yeni sanayi havzaları, Türkiye’de sanayi alanları yeniden belirleniyor…

Marmara Bölgesinde muhtemel bir afetin Türkiye’nin üretim ve lojistik kapasitesine zarar vermemesi için sanayi yatırımlarının düşük deprem riski taşıyan bölgelere yönlendirilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının hazırladığı Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile afet riski yüksek bölgelerde yoğunlaşan sanayinin dengeli şekilde yayılması planlanıyor…

İzmir, Balıkesir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Isparta, Uşak, Bursa, Bilecik Yalova, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Kırşehir, Bolu, Karabük, Hatay, Bartın, Çankırı, Tokat, Amasya, Çanakkale, Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş, Hakkâri, Osmaniye, Kırıkkale ve Siirt, Türkiye'nin en riskli illeri olarak açıklanmakta…

Sanayi yatırımlarında, Anadolu’ya sağlanan istihdam ve vergisel teşviklerle birlikte, Türkiye’nin doğu-batı orta noktasından itibaren yayılması planlanan, güvenli sanayi bölgeleri, Karadeniz’de Samsun, Kastamonu ile denize ulaşırken, Akdeniz’de ise Mersin ile denize ulaşacak…

Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, sanayi lokomotifini çeken Karabük, Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesi dışında kalmış görünüyor…

Süreç geliştikçe, bazı iller bölgeden çıkarken, bazı iller de Anadolu’da Yeni Sanayi Havzaları projesine dahil edilebilir…

Diğer taraftan yerel kalkınma hamlesi ile illere ve ilçelere bölgesel yatırım projeleri sunulmakta…

Yerel kalkınma hamlesi ile de illerin mevcut yatırım özelliklerine göre hazırlanan projeler desteklenerek, sanayinin yerelde güçlenmesi ve geliştirilmesi hedeflenmekte…

Bakanlığın hazırladığı, Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Güvenli gelecek Anadolu da yeni Sanayi Havzaları projesi ile Yerel Kalkınma Hamlesi gibi projeleri ortak noktada toplamak zor…

Ulusal Sanayi Alanları Master planı ile Güvenli Gelecek Anadolu’da yeni Sanayi Havzaları projesinin uygulama alanı, muhtemel afetlerde, ülkenin üretim ve lojistik kapasitesinin zarar görmemesi hedeflenmekte…

Türkiye sanayisinin bel kemiğini oluşturan enerji yatırımları ile sanayinde lokomotifi olacak Filyos Limanı, bölgenin stratejik yatırım alanları dışında bırakılması düşünülemez…

Türkiye’de sanayinin okulu ve adı olan Karabük ve bölgesi de bu projeler kapsamı dışına çıkarılıyorsa, Karabük siyaseti şapkasını önüne koyup düşünmeli…

İllerin, bölgelerin ve ülkenin geleceğine yönelik bu proje ve yatırımların etkisi yıllar sonra, hissedilecek ve görülecek…

Karabük siyaseti, geleceği bugünden hissedip göremezse, Cumhuriyetin sanayi kenti geleceği için, tehlike çanları çalıyor demektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.