blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Nisan, 2025 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Başkan Çetinkaya’dan Karabük İdmanyur maçına ulaşım desteği

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük İdmanyurdu ile Efeler 09 Spor Kulübü müsabakasına tüm vatandaşları davet ederek, stadyuma fiyatsız otobüs seferleri düzenleneceğini bildirdi.
TFF 3. Lig 3. Grup’ta uğraş eden Karabük Egzersiz Yurdu, 20 Nisan Pazar günü saat 15.00’te Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu’nda Efeler 09 Spor Kulübü’nü konuk edecek. Ligde kalma uğraşı açısından büyük değer taşıyan müsabaka öncesi Karabük Belediyesi, kadroya dayanak maksadıyla tüm mahallelerden stadyuma fiyatsız otobüs seferleri düzenleyecek.
Maçın başlamasından bir saat evvel, saat 14.00 prestijiyle kentin farklı noktalarından hareket edecek araçlarla taraftarların tribünlere ulaşımı sağlanacak. Müsabaka için belirlenen 1 TL’lik sembolik bilet fiyatıyla stadyumun dolması hedeflenirken, ağır taraftar dayanağının Karabük Antrenman Yurdu’na moral ve motivasyon sağlaması bekleniyor.

"Bu Karşılaşma Karabük’ün Birlik Günü"
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Karabük halkını tribünlere davet etti. Çetinkaya, "Bu sadece bir karşılaşma değil, Karabük’ün birlik ve dayanışma günü. Ekibimizin alanda yalnız kalmaması için tüm hemşerilerimizi tribünlere davet ediyoruz. Belediyemiz olarak her mahalleden stadyuma fiyatsız otobüs seferleriyle bu dayanışmaya katkı sunuyoruz." sözlerini kullandı.
Göreve geldikleri günden bu yana spora ve atlete her vakit dayanak verdiklerini vurgulayan Lider Çetinkaya, "Çünkü inanıyoruz ki spor, bir kentin ruhunu canlı fiyat; birlik, gayret ve kardeşlik hislerini pekiştirir. İnşallah bu kıymetli çabadan Karabük’ün yüzünü güldürecek bir sonuçla ayrılacağız." dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.