blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ağustos, 2024 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Balıkçılar, ‘Vira Bismillah’ demek için hazırlanıyor

Karadenizli balıkçılar şu anda denizde bolca görülen palamutları avlamak için sezon hazırlıklarına devam ediyor. 1 Eylül’de ‘Vira Bismillah’ diyerek ağlarını atacak balıkçılar, palamuttan oldukça umutlu.
Denizlerdeki av yasağı 1 Eylül’de sona erecek. Balıkçılar sezonun ilk balıkları için Karadeniz’e ağ atmanın heyecanını yaşamak için şimdiden eksikliklerini gidermek için kolları sıvadı. Ağ, av malzemeleri, ekipman ve tekne bakım onarımlarına hız veren balıkçılar, yeni av sezonunda şu anda bolca görülen palamut ve istavriti tutmak için sabırsızlandıklarını ifade etti. Balıkçılar, bol ve bereketli bir sezon beklediklerinin altını çizdi.

“Bu sene bereketli bir sezon bekliyoruz, palamut ve istavrit bolca görülüyor”
Yaptıkları inceleme araştırmalara göre şu anda denizlerde palamut ve istavritin bol olduğunu dile getiren balıkçı Mustafa Malkoç, “Hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Bu sene denizde istavrit ve palamut bolca görünüyor. Eksiklerimizi tamamlamaya uğraşıyoruz. Bereketli bir sezon bekliyoruz. Yavru hamsiler de görüyoruz ama bu kadar çok palamut olduğunda hamsi sezona kalmıyor. Palamudun bol olduğu senelerde hamsiler genelde palamuda yem oluyor. Palamudun şişkinliği de ondan kaynaklanıyor. Geçen yıl palamut hiç olmadı, hamsi bol oldu. Biri olmasa biri bol oluyor. Bu döngü öyle devam ediyor. Şu anda ağları tamir ve bakım yapıyoruz. Her sene yaptığımız sezon öncesi bakımların yanı sıra teknelerimizi de sezona hazırlıyoruz” dedi.

“Sezonun başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz”
Balık avlamak için sabırsızlandıklarını vurgulayan balıkçı Erkan Yılmaz ise “Sezonun başlamasını sabırsızlıkla bekliyoruz. İnşallah bizim için hayırlı ve güzel bir sezon geçer. Balıkçı arkadaşlarımıza kazasız belasız bir sezon diliyorum. Şu anda da işimizin başındayız. Teknelerimizi ve ekipmanlarımızı sezona hazırlamaya çalışıyoruz. Ağ, av malzemesi ve teknelerin eksiklerini giderip, sezona yetiştirmeye çalışıyoruz. İşlerimizin çoğunu bitirdik ve geri kalanları için de gayret gösteriyoruz. Denizdeki gemileri kıyıya yanaştırıyoruz. Tek tek kıyıya aldığımız gemilerin tüm bakımlarını yapacağız. 1 Eylül’e bomba gibi hazır olacağız” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.