Aynalara küsmüştü: 10 ayda 108 kilodan 60 kiloya düştü - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Mart, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Aynalara küsmüştü: 10 ayda 108 kilodan 60 kiloya düştü

Amasya’da aşırı kiloları nedeniyle sağlık sorunları yaşayan 60 yaşındaki Nuran Vanlı, diyet önerilerine harfiyen uyup her gün yaptığı yürüyüş sayesinde muhteşem bir dönüşüme imza attı. 10 ayda 108 kilodan 60 kiloya düşerek 48 kilo veren Vanlı, belindeki ağrılardan ve tansiyon hastalığından kurtuldu.

Amasya merkeze bağlı Bağlıca köyünde yaşayan Nuran Vanlı, uzun yıllar aşırı kilolarının önüne geçemedi. Sağlık sorunları artınca başvurduğu doktoru küçük yaşta geçirdiği kaza nedeniyle omuriliğindeki problemi belirledi. Kilo vermemesi halinde felç riski oluştuduğu anlatılan Vanlı’ya diyet yapması önerildi.

“Aynalara küsmüştüm, artık bakabileceğim”

Amasya Özel Kolmed Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Gülşah Akyılmaz’ın gözetiminde 10 ay önce sağlıklı beslenme programına başlayan azimli kadın, 108 kilodan 60 kiloya düşerek ideal kilosuna ulaştı. Görenlerin tanımakta güçlük çektiği Vanlı, “Aynalara küsmüştüm. Artık bakabileceğim. Şimdi çok mutluyum. Şimdi yürüyor, koşuyorum. Tansiyon hastasıydım. 4 aydır tansiyon ilaçlarını da kullanmıyorum” diye konuştu.

9 torunu bulunan Vanlı, kucağına alamadığı torunlarıyla artık birlikte daha güzel vakit geçirebileceğini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay