Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ocak, 2024 11:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Aydınlı Berat, hemsball ile otizmi yendi

Aydın'ın Efeler ilçesinde yaşayan 9 yaşındaki otizmli Berat Bartik, en büyük destekçisi annesiyle birlikte başladığı hemsball sayesinde otizmi yenerek, mücadelesini zaferle tamamladı. Henüz 1,5 yaşında bebekken otizm teşhisi konulan Berat Bartik, hayata hemsball ile tutundu. Annesi Funda Öziş Bartik'in desteğiyle birlikte 9 yıl süren mücadelede hemsball, Berat'ın odaklanma süresini artırarak dikkatini toplamasına yardımcı oldu. 6 yaşında tanıştığı spor sayesinde, matematik alanında da büyük gelişmeler kaydeden Berat'ın hayatına, hemsballun getirdiği olumlu değişim, umut verici bir öyküye dönüştü. Otizmli çocukların hayatına sporun olumlu etkileri bir kez daha ortaya çıkarken, anne Bartik, hemsballun hayatlarına güneş gibi doğduğunu söyledi. Devam eden 9 yıllık mücadele sonunda oğlunun otizmi yendiğini ifade eden Anne Funda Öziş Bartik; “Biz ilk otizmle tanıştığımızda Berat, 1,5 yaşındaydı ama doktorlar çok arada kalmıştı. Otizm olabilir veya olmayabilir diye. En sonunda otizm kararı kılındı. Daha önce Berat, çok odaklanamıyordu, dikkati çok dağınıktı ama hemsball ile tanıştıktan sonra odaklanma süremiz, dikkatimiz toparlandı. Biz 6 yaşında hemsball ile tanıştık ve sonrasında her geçen gün daha da bize katkı sağladığını gördük. Özellikle matematik alanında bize çok katkı sağladı. Biz, otizmi geride bıraktıysak, bunun belkide en büyük zincirlerinden biri de hemsballun olmasıydı. Eğer otizmi geride bırakıp normal hayatımıza başladıysak, bu, hemsball sayesinde diyebiliriz. Berat, hiç konuşmuyordu. Sadece göz temasıyla ilerleyebiliyorduk ama hemsball ve doğru eğitimle bugünlere geldik. Konuşmamız gayet iyi. Biz de otizm geride kaldı ve şu an daha da ilerledik. Artısını gördük. Bütün otizmli annemlerimize, ebeveynlerimize tavsiye ediyorum. İlk başlarda ben olmaz diye düşünmüştüm ama çok etkisini gördüm. İyi ki hemsball. Güneş gibi doğdu hayatımıza” dedi. “Bana çok katkı sağladı” Hemsballu çok sevdiğini ifade eden Berat Bartik ise “Şimdi sürecin başlarında o kadar iyi değildim ama çok iyi geliştim. Bir kaç hafta gelmediğim zaman kötü olmaya başlamıştım ve bir türlü çözememiştim. Ama Kasım itibariyle güzel başladım ve iyi oynuyorum. Ama dengede durma kısmım çok artmadı. Dengede duramıyorum hala. Bunu da ilerleyen zamanlarda çözeceğimi düşünüyorum. Hemsball bana çok katkı sağladı” şeklinde konuştu.(İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.