blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Ekim, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Asırlık yayın serüveni anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen panelde kentin asırlık hafızası olarak bilinen Bartın Gazetesinin kuruluşundan bugüne olan yayın serüveni anlatıldı.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Edebiyat Fakültesi tarafından sadece yerelde değil, ulusal medyada da hayatta kalarak tarihe geçen köklü gazetelerden biri olan Bartın Gazetesinin öneminin konuşulduğu bir panel gerçekleştirildi. “100.Yılında Bartın Gazetesi” başlıklı etkinlikte tarihe tanıklık etmenin gazetecilik boyutu farklı bakış açılarıyla değerlendirildi. Yoğun katılım gösterilen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun “Vatandaşların haber alma hakkını sağlayan; doğru, ilkeli ve tarafsız görev anlayışıyla kamuoyunu bilgilendiren basın kuruluşlarımız, çok önemli bir görevi icra etmektedir. Toplumun geniş bir kesimine ulaşan meslek çalışanları, kamuoyunu bilgilendirerek aynı zamanda tarihe de not düşmektedir. 6 Eylül 1924 tarihinde kurulan ve ülkemizde kesintisiz yayımlanan, en köklü gazetelerden biri olan Bartın Gazetesi de ilimiz başta olmak üzere bölgemize değer katan çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir” diye konuştu.
BARÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Birgül Koçak Oksev ise “Yerel gazeteler sadece bir gazetecilik faaliyeti olmamakla birlikte kent kimliği, tarihi ve kültürünü takip edebildiğimiz kaynaklardır. Aynı zamanda bulunduğu bölgenin kolektif hafızasını hem oluşturan hem de koruyan önemli unsurlardandır. Bu sebeple özellikle sosyal bilimciler için önemli bir veri kaynağı olan yerel basına gereken değeri vermeliyiz” dedi.
Bartın Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Esen Aliş de bir asırdır yayın hayatını sürdüren gazeteyi, Bartın halkının ilgi ve desteğiyle çıkarmaya devam edeceklerini ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından geçilen panelin moderatörlüğünü, Bartın Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Doç. Dr. Huriye Çolaklar yaptı. Konuşmacı olarak ise Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinden Doç. Dr. Kübra Yıldız Altın, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinden Prof. Dr. Yücel Namal ve araştırmacı-yazar Çetin Asma yer aldı.
Doç. Dr. Altın, “Kültürel Bellek ve Yerel Basın: Atatürk Döneminde (1923-1938) Bartın Gazetesi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda, Cumhuriyetin ilk yıllarında Anadolu’da kültürel belleğin oluşturulmasının yerel basına yansıması ve Atatürk Dönemi’nde Bartın Gazetesinin üstlendiği kritik rolü anlattı.
Prof. Dr. Namal, 100 yıllık bir çınar olarak nitelendirdiği Bartın Gazetesinin kentin problemlerine odaklanan araştırmacı bir gazete olma görevine değinerek gazetenin çeşitli nüshalarındaki konu başlıklarından örnekler verdi.
Kentin belleği olarak bilinen araştırmacı-yazar Çetin Asma ise gazetenin kuruluş yılları ve gazete kurucusu İbrahim Cemal Aliş hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Etkinlik, Bartın İl Halk Kütüphanesi tarafından hazırlanan gazete arşivlerinin bulunduğu “Bartın Gazetesi Sergisi”nin gezilmesiyle son buldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 14:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.

Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.

Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin