Karabük Postası tarafından
06 Kasım, 2021 13:33 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

AŞI KARŞITI HAMİLE KADIN BÖYLE SESLENDİ “ÖLÜMDEN DÖNDÜM AŞINIZI OLUN”

7 Aylık hamileyken virüse yakalanan polis eşi 26 yaşındaki Kübra Demir, entübe edilerek yoğun bakımdan çıkmayı başarınca aşı karşıtlarına böyle seslendi; “O yoğum bakım odasını anlatamam bile” dedi. Karabük’te 7 aylık hamileyken virüse yakalanan polis eşi 26 yaşındaki Kübra Demir, entübe edilerek yoğun bakımdan çıkmayı başarınca aşı karşıtlarına böyle seslendi; “O yoğum bakım odasını anlatamam bile” dedi. Karabük Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru ve 7 aylık eşi korona virüse yakalandı. Polis memuru aşılı olduğundan hastalığı ayakta atlatırken, durumu ağırlaşan 7 aylık hamile eşi Kübra Demir ise Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırıldı. İlk olarak sezaryen ile bebeği alınan genç anne daha sonra entübe edilerek 6 gün boyunca yoğun bakım servisinde hayatta kalma mücadelesi verdi. Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Uzmanı Doç. Dr. Murat Acat’ın uyguladığı tedavi yöntemi ile değerleri normale dönerek hayata tutunmayı başaran Demir, normal servise çıkarıldıktan sonra aşı olmamasının pişmanlığını ise “O yoğun bakım odasını anlatamam bile” diyerek yaşadıklarını anlattı. “O YOĞUM BAKIM ODASINI ANLATAMAM BİLE” Sosyal medyada okuduklarından dolayı kendisinin de aşı karşıtı ve aşı olmak istemediğini anlatan Kübra Demir, “Eşim görevi icabı iki doz Biontech aşısı oldu. Hatta ona bile aşı olmamasını söylemiştim. Ama virüse yakalanınca eşim bu hastalığı ayakta atlatırken, ben çok ağır bir şekilde entübe olarak resmen ölümden döndüm. O Yoğum bakım odasını anlatamam bile. Ölümden döndüm. Herkes mutlaka aşısını olsun, hele ki hamileler mutlaka olsun” dedi. “HAMİLELER MUTLAKA AŞILARINI OLSUN” 7 aylık hamile iken Covid-19’a yakalandığını anlatan Demir, “Sezaryen olup bebeğimi aldılar. Sezaryen olduktan sonra solunum sıkıntısı yaşamaya başladım ve entübe edilerek 6 gün tam yoğun bakımda kaldım. Çok zor günler yaşadım. Keşke aşı olsaydım. Allah razı olsun doktorlarımız çok mücadele vererek adeta pervane oldular. Tedavim olumlu sonuç verince şuan normal servise alındım. Nefes alamıyordum, çok kötüydüm. İlk başlarda bende karşıydım aşı olmaya ama kesinlikle öyle değilmiş. Herkes aşısını olsun hele ki hamile anneler. Ben çok zor süreç geçirdim. Hele o yoğun bakım süreci çok kötüydü. Çok şükür kurtuldum. Bebeğim 31 haftalık iken döndü ve bebeğimi daha kucağıma bile alamadım. İnşallah onu da kucağımıza alırız” diye konuştu. Covid-19 hastalarına uyguladığı ilaç tedavisi ile ilgili yayınladığı makaleyle dünya literatürüne giren Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Uzmanı Doç. Dr. Murat Acat ise kamuoyunda 'gebeler aşı olmaz' diye bir inanışın olduğunu ancak 3 aylık dönemden sonra muhakkak aşı olmasını önerdiklerini söyledi. Hastalığı ağır geçiren iki grup hastaların olduğunu anlatan Acat, "Birincisi iki doz sinovac aşısı olmuş ve üzerinden 5-6 aydan daha fazla geçmiş yaşlılar, birde hiçbir şekilde aşı olmamış aşı karşıtı gençlerimiz var. Yoğun bakımda yatan hastalarımızın büyük bölümü maalesef aşı olmayan gençler veya sadece 2 doz sinovac olmuş yaşlılarımız var. Sağlık Bakanlığımızda geçtiğimiz günlerde Biontech ile ilgili 3 doz aşıların yapılması ile ilgili düzenlemelerin yapıldığını açıklamıştı. Tüm halkımıza özellikle aşı olmayanlara biran önce aşılarını yaptırmalarını, 2 doz aşı olanlarından üçüncü doz aşılarını yaptırmalarını öneriyoruz. Birde maske mesafe işini fazla önemsemez olduk. Bunun en büyük delili, geçen sene bu aylarda fazla grip hasta görmüyorduk. Bu sene daha fazla grip hastası görüyoruz. Bunun en büyük sebebi de toplum da maske mesafe ile ilgili olarak gevşeme var. Karabük ağır sanayi şehri ve özellikle toplu çalışmaların olduğu işyerlerinde işyeri hekimlerinin ve bizzat patronların maske ve mesafe konusunu muhakkak üzerinde durmaları gerekiyor. Karabük’te niçin en fazla vaka var diye bunun sebeplerinin araştırılarak üstüne gidilmesi gerekiyor. Hastamız 31 haftalık gebe bir hastamızdı. İlkönce bebeği sezeryan ile alınarak kuvözde tedavisi devam ediyor. Kendisi ise hastalığı ağır geçirdi. Yoğun bakımda entübe oldu ve yapılan tedavi ile servise çıktı. Solunum kaslarını ve diğer kasları güçlendirmeye yönelik egzersizlere başladık. İnşallah önümüzdeki hafta taburcu edeceğiz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

’Sahte avukat’ dolandırıcılığı davasında sanığa 5 ay hapis cezası

Kastamonu’da bir vatandaşın kendisini avukat olarak tanıtan kişilerce dolandırılmasıyla ilgili yargılanan şahıs, 5 ay hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 2025 yılında Kastamonu’da il merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet D., kendisini avukat olarak tanıtan ve ‘icradan takipli dosyanız var’ diyen şahıs tarafından 8 bin 20 TL dolandırıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Ahmet D., karakola giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine S.Ş. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı.
Tutuksuz yargılanan sanık S.Ş. yaptığı savunmada, "Asıl suçlu M.D.’dir. Tüm paraları o aldı. Ben kendisini tanımam. M.D., kendisini bana Hakan olarak tanıttı. M.D. hakkında şikayette bulundum ama yurtdışında yaşadığı için işlem yapılmadı. Ben de bunun üzerine mağdurun 8 bin 20 TL olan zararını yaklaşık 1 ay önce ödedim. Dekontunu da mahkemenize gönderdim. Ben bu dolandırıcılık olayında hesabımın bu işlerde kullanılacağını bilmiyordum. Bu şekilde mağdur olan, dolandırılan başkaları da var. Şu anda sigortalı bir işe girdim. Diğer mağdurların zararlarını da gidermeye çalışacağım. Ben de bu olayda mağdurum, bir cahillik yaptık, onun cezasını çekiyoruz. Beraatımı talep ederim" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan S.Ş.’yi ‘dolandırıcılık’ suçundan 5 ay hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık S.Ş.’nin cezası, 5 yıl denetimli serbestliği tabi tutulmak üzere ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin