Artvin’de çığ bölgesinde arama kurtarma çalışmaları ikinci günde yeniden başladı - Karabük Haber Postası
artvinde cig bolgesinde arama kurtarma calismalari ikinci gunde yeniden basladi DuHYzrbL
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ocak, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Artvin’de çığ bölgesinde arama kurtarma çalışmaları ikinci günde yeniden başladı

Artvin’in Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde dün sabah saatlerinde meydana gelen çığ felaketinin ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, ikinci günde yeniden başladı.

Artvin’in Ardanuç ilçesindeki çığ felaketinde 3 çobandan birinin cansız bedenine dün ulaşılırken, diğer iki çoban için arama kurtarma çalışmaları ikinci günde yeniden başlatıldı.

Dün yaşanan olayda, sürülerini yayladan köye getirmeye çalışan 6 çoban ile yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa maruz kaldı. Çobanlardan 3’ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, çığ altında kalan 3 çoban için başlatılan arama kurtarma çalışmalarında Suat Temel’in cansız bedenine dün ulaşıldı.

Çığdan etkilenmeyen ve kurtarılan yaklaşık bin küçükbaş hayvan ise ekipler tarafından güvenli bölgeye tahliye edildi. Olumsuz hava koşulları ve yeni çığ riski nedeniyle gece saatlerinde çalışmalara ara verilirken, sabahın erken saatleri itibarıyla arama kurtarma faaliyetleri yeniden başlatıldı.

Çığ altında kaldıkları belirlenen ve kimlikleri tespit edilen diğer çobanlar Bülent Gezer ile Afganistan uyruklu Kerimullah Azizulla’ya ulaşmak için ekiplerin çalışmaları sürüyor.

Bölgede AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), UMKE, İl Jandarma Komutanlığı birlikleri, Karayolları, İl Özel İdaresi, Ardanuç Belediyesi, Çoruh Arama Kurtarma (ÇAK) ve Hopa Arama Kurtarma (HOPAK) ekiplerinden oluşan yaklaşık 100 personel, 15 araç ve 6 iş makinesiyle arama kurtarma ve yol açma çalışmalarını sürdürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
erman
Erman Başyiğit Avatarı
Erman Başyiğit
23 Mart, 2026 11:31 tarihinde yayınlandı
0
0

Tünellerde Kaybolan Hayatlar

Biri “Yenice’ye gidiyorum” dediğinde içimiz ürperiyor artık. Sanki “ölüme biraz daha yaklaşıyorum” demiş gibi bakıyoruz yüzüne. 32 kilometre. 15 tünel. Ve her tünele sığmayan bir sürü can.

Deligeç’te yine çift yönlü çarpışma. Her hafta sonu aynı haber: “Karabük-Yenice yolunda kaza, 1 ölü / 5 yaralı / 7 yaralı / 2’si çocuk…” Sayılar değişiyor, isimler değişiyor, ama cümle aynı kalıyor.

2000’lerde “rüya yol” diye açılmıştı bu hat. Filyos Vadisi’ni delik deşik edip 15-16 tünel yapmıştık ya hani… “Artık Yenice’ye 20 dakikada gidiyoruz” diye sevinmiştik. Şimdi aynı yol 20 dakikada can alıyor.

Tek şerit.  Viraj üstüne viraj. Tünel giriş-çıkışlarında görüş sıfır. Kamyonla binek araç karşı karşıya gelince fizik kuralı devreye giriyor: Büyük olan kazanıyor, küçük olan eziliyor.

Milletvekilleri kürsüde bağırıyor: “Yenice yolu bölgenin trafiğini kaldırmıyor!” İki kere söylemişler mecliste. Üçüncüsüne gerek kalmadan yine can gitti.

Bayram dönüşü, düğün konvoyu, cenaze korteji… Hepsinde aynı yol. Hepsinde aynı tüneller. Hepsinde aynı dua: “Bu seferlik geçsin.”

Yetkililer ne zaman anlayacak? “Ölüm yolu” tabelası mı asmalıyız girişe? Yoksa her kilometrede bir beyaz bayrak mı dikmeliyiz?

32 kilometre yol değil bu. 32 kilometre vicdan meselesi. 15 tünel değil. 15 kez “keşke” deme hakkı.

Duble yol istiyoruz. Genişletme istiyoruz. Ama en çok da istiyoruz ki: “Yenice’ye gidiyorum” diyen biri daha içimizi titretmesin.

Çünkü o yol artık sadece Karabük’ü Yenice’ye bağlamıyor. O yol anneleri evlatsız, çocukları annesiz bırakıyor.

Bir an önce…

Bir can daha gitmeden.

Bir anne daha ağlamadan.

Bir bebek daha yetim kalmadan.

Şimdi harekete geçin. Çok geç olmadan…