Artvin’in Borçka ilçesinde 6 köyün bağlı olduğu Camili bölgesinde yol açma çalışması sırasında çığ altında kalan ekskavatör, 10 gün sonra kar altından çıkartıldı.
Gürcistan sınırında UNESCO koruması altında bulunan ve içerisinde 6 köyü barındıran Türkiye’nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanına sahip Camili (Macahel) Vadisi’nde kış ağır geçiyor. Kar kalınlığının yer yer 2-3 metreyi bulduğu 1900 rakımlı Camili (Macahel) Geçidi’nde kar temizlik çalışmaları yürüten Osman ve Mikail Önder kardeşlerin geçtiğimiz günlerde havanın kararması ve çığ tehlikesi nedeniyle ekskavatörü park edip bölgeden ayrılmasının ardından çığ meydana gelmiş, araç metrelerce kar altında kalmıştı. Ekiplerin iş makinasını bıraktığı bölgeye ulaşmaları bir haftayı buldu. Yaklaşık 10 metre karın altında kalan iş makinesi, iş makinası ve küreklerle yürütülen 2 günlük çalışma sonrasında bulunduğu yerden çıkarıldı. Kabin bölgesinde hasarlar oluşan ekskavatör çalıştırılarak yeniden görevine devam etti.
Yaşanan talihsiz olayı anlatan operatör Osman Önder, “1850 rakımlı Macahel Geçidi’nin eteğinde 1500 rakımlı bölgedeyiz. Geçen hafta yoldaki kenar banketleri kaldırmak için çalışma yapıyorduk. Hava aniden sertleşince makinamızı bıraktık. Bu kadar kar yağacağını düşünmedik, yarın çalışmamıza devam eder işimizi bitiririz dedik. Gecesinde çok kar yağdı, 1 hafta, 10 güne ancak ulaşabildik. Bölgeye geldik, 3 saatlik arayış sonrası makinanın yerini zor tespit ettik. Küreklerle iş makinasının demirlerini bulup çıkarmak için çalışma başlattık. 2 gün süren yoğun çalışma sonrasında iş makinamızı mahsur kaldığı yerden çıkararak çalışmalarımıza
devam ediyoruz“ ifadelerini kullandı.


Artvin’de çığ altında kalan iş makinesi 10 gün sonra çıkartıldı
Zonguldak’ta uzlaştırma kültürü toplumsal barışa katkı sağlıyor, 151 dosyada anlaşma sağlandı
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Haziran Uzlaştırmacılar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, uzlaştırma kurumunun ceza adalet sistemindeki yeri ve toplumsal barışa katkısı ele alındı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, 1 Ocak 2026’dan bu yana kentte 151 dosyanın uzlaşma ile sonuçlandığını belirterek, sürecin onarıcı adalet anlayışının en önemli uygulamalarından biri olduğunu vurguladı.
Etkinlikler çerçevesinde Başsavcı Gökhan Kapağan, Zonguldak Adliyesi bünyesinde görev yapan uzlaştırmacılarla bir araya gelerek değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirdi. Adliye hizmet binasında vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen toplantıda uzlaştırma kurumunun işleyişi hakkında kamuoyuna bilgi verildi.
Düzenlenen programda uzlaştırmanın önemine değinen Başsavcı Gökhan Kapağan, kurumun toplumdaki uzlaşı kültürünü desteklediğini ifade ederek şunları söyledi:
“Uzlaştırma, ceza adalet sistemi içerisinde mağdur ile şüpheli veya sanığın, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlıklarını karşılıklı rıza temelinde çözmelerini sağlayan önemli bir kurumdur. Bu süreç, yalnızca hukuki bir mekanizma olmanın ötesinde, toplumsal barışın güçlendirilmesine, iletişimin yeniden kurulmasına ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaktadır. Uzlaştırma uygulamalarında çözüm yalnızca maddi ödemelerden ibaret değildir. Özür dilenmesi, zararın giderilmesi, kamu yararına bağış yapılması veya toplumsal fayda sağlayan çeşitli faaliyetlerin yerine getirilmesi de uzlaşma konusu olabilmektedir.”
151 dosya çözüme kavuştu, sosyal sorumluluk öne çıktı
Zonguldak’ta 1 Ocak 2026 tarihinden bugüne kadar toplam 151 dosyada uzlaşma sağlandığı açıklandı. Tarafların karşılıklı rızasıyla sonuçlanan süreçlerde maddi tazminatların yanı sıra, sosyal sorumluluk bilincini geliştiren anlamlı edimler de uygulandı.
Gerçekleştirilen uzlaşmalar kapsamında şu örnekler öne çıktı:
“Trafik kazası nedeniyle oluşan fizik tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla 30 bin TL ödeme yapılması, LÖSEV’e 5 bin TL bağışta bulunulması, Marka hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkta 80 bin TL ödeme yapılması, Engelli bireye yönelik sosyal medya paylaşımı nedeniyle tarafların uzlaşarak şikâyetten vazgeçmesi, DMD hastası çocuklara maddi destek sağlanması ve kadına yönelik eylemler nedeniyle kamuoyu önünde özür dilenmesi.”
Süreç içerisinde ayrıca köy okullarına kitap gönderilmesi, hayvan barınaklarına mama desteği sağlanması, fidan dikimi yapılması, ihtiyaç sahibi ailelere erzak ve tekerlekli sandalye gibi medikal destek temin edilmesi ile kan bağışı kampanyalarına katılım gibi şartlar da yerine getirildi.
Kazananı ya da kaybedeni olmayan uzlaştırma sisteminin iletişim, anlayış ve uzlaşı temelinde çağdaş bir adalet modeli olduğuna dikkat çeken Başsavcı Kapağan, uzlaştırma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan tüm uzlaştırmacıların gününü kutlayarak özverili çalışmaları için teşekkür etti. Etkinlikler, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

