blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Kasım, 2025 12:34 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

“Anadolu’dakiler” projesinin ilk “İmeci Ağı” dünyanın en pahalı baharatı safran oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesindeki Anadoludakiler Projesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda bu hafta Batı Karadeniz’in tarih kokan noktalarından Safranbolu’da gerçekleşti. 

6 asırlık şifa kaynağı bitki Safran’ın tanıtımı için Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı ev sahipliğinde Dünya Miras Şehri Safranbolu'da İmece Ağı eliyle renkli etkinlikler gerçekleştirildi.

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ev sahipliğinde Gayza Köyündeki Safranova tarlasında düzenlenen etkinliğin ana teması, bölgenin coğrafi işaretli ürünü olan safran oldu. Anadolu'nun kadim kültüründe toprağın bereketi, mutfağın birikimi ve el emeğinin zanaatla buluştuğu bir konsept olarak tasarlanan proje kapsamında, safranın hasat sürecinden ayıklanmasına kadar tüm aşamalar katılımcılara deneyimletildi. Etkinliğe bir zamanların dizisi olan Çılgın Bediş'in Zeynep karakteri Gülçin Hatınhan ve Kurtlar Vadisi'nin ‘Deli Hikmeti' Erdem Ergüney gibi ünlü sanatçılar da katıldı.

Program ile ilgili bilgi veren BAKKA Genel Sekreteri Mehmet Çetinkaya, "Burada ana odağımız safran. Safran bildiğiniz üzere hem ülkemizde coğrafi tescili almış olan hem de Avrupa Birliği nezdinde Türkiye'deki ilk tescili almış olan aromatik bir bitkimiz. Aynı zamanda Safranbolu'ya da adını veren bu bitkinin marka değerini daha da arttırabilmek, ayrıca bu kadim kültürümüz olan İmeci Ağını biraz daha günümüze kazandırabilmek adına dijital teknolojileri de kullanarak bir etkinlik planlamış olduk" dedi.
Etkinliğe oyuncu, yazar, köşe yazarı, tv ve sinemadan 25-30 misafirin katıldığını söyleyen Çetinkaya, "Onlara Safran'ın toplama ve hasat kısmını göstermiş olduk. Yine topladığımız Safran'la birlikte bir ayıklama etkinliği düzenledik. Onlara Safran'ın farklı kullanım alanlarını tattırmak ve deneyimletmek istiyoruz. Ayrıldıkları zaman misafirlerimiz hem Safranbolu'nun tarihi ve kültürel güzelliklerini görmüş olacaklar" diye konuştu.

Oyuncu Gülçin Hatıhan, etkinliğe ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi:

"Çok güzel bir deneyim oldu benim için çünkü daha önce hiç safran hasadında bulunmamıştım. Gelmeden önce biraz bilgi edinmek için videolar izledim ama burada gördüklerim beni çok etkiledi. Gerçekten bu çiçekler son derece narin ve büyük bir emekle üretiliyor. 150 çiçekten yalnızca 1 gram safran elde ediliyor. Bu süreci öğrenmek benim için çok öğretici oldu. Böyle kıymetli bir ürünü yaşatmanız çok değerli. Amerika'da 11 yıl yaşadım ve orada Türk tiyatrosu yaparak kültürümüzü tanıtmaya çalıştım. Elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim."

Ünlü oyuncu Erdem Ergüney ise safranla ilgili edindiği izlenimleri şu ifadelerle aktardı:

"Safran gerçekten çok nazlı bir bitki. Belirli bir zamanda dikilip, belirli bir zamanda hasat edilmesi gerekiyor. Burada süreci dinledikçe, bu kadar kıymetli bir bitki hakkında ne kadar az şey bildiğimizi fark ettim. Herkesin önce Safran'ı tanıması, sonra da yemeklerinde ve hayatında kullanması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Safran, vücut sağlığı açısından da son derece yararlı bir bitki."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ustaoğlu’ndan bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi.

Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi.

Yeşilay'ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi.

Yeşilay'ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Karabük'ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti.

Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90'ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay'ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Amaçlarının önce Karabük'te, ardından Türkiye'de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin