Anadolu Yıldızlar Ligi Basketbol Yarı Final Müsabakaları Karabük’te Başlıyor
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) kapsamında Basketbol Yarı Final Müsabakaları 15-17 Ağustos 2025 tarihleri arasında Karabük’te gerçekleştirilecek.
Erkek müsabakaları Yeni Mahalle Spor Salonu’nda, kız müsabakaları ise Yenişehir Spor Salonu’nda oynanacak. Açılış seremonisi 15 Ağustos Cuma günü saat 10.00’da Yeni Mahalle Spor Salonu’nda yapılacak.
Organizasyona Amasya, Artvin, Çorum, Düzce, Erzurum, Kastamonu, Karabük, Ordu, Rize, Samsun, Tokat, Trabzon ve Zonguldak illerinden toplam 300 sporcu ve idareci katılacak.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç basketbolcuların mücadele edeceği bu yarı final karşılaşmaları, hem sporculara önemli bir deneyim kazandıracak hem de Karabük’te basketbol severlere heyecan dolu anlar yaşatacak. Tüm spor severleri açılış seremonisine ve 3 gün sürecek heyecan dolu müsabakalara davet edildi.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakisin, Koruma Bakanı Michalis Chrysochoidis ile birlikte akşam yemeği dönüşünde trafik polislerinin alkol kontrolüne takıldığı, yapılan testte Miçotakis ve bakanın alkollü olmadığı haberi gazetelerde yer aldı. Bu haber bizim basında da yer buldu. Demokrasi adına biraz da imrenerek okuduk. Yunan başbakanının polislerle sohbet edip hatıra fotoğrafı çektirdiği anın fotoğraflarını görenler vardır. Görüntüler ülkemizde aynı durum yaşansa polislerin başına neler gelebileceği ile ilgili bizi biraz düşündürdü.
Başbakan Miçotakis, Yunan kamuoyunda bir farkındalık yaratmak ve örnek olmak adına polisleri uygulama alanında ziyaret etmiş de olabilir. Belki de bu bir denetimdi ve Yunan Başkanı polislerden bilgi aldı. Neticede, gördüğümüz fotoğraf Avrupa ülkeleri ile ülkemizdeki demokrasiyi kıyaslamamız açısından iyi bir örnek oldu.
Polis bizde, Başbakan konumundaki birini yada bakanları geçtim, bir millet vekilini yada sıradan bir ilçenin belediye başkanını durdurup alkolmetre üfletebiliyor mu? Polisin bir siyasetçinin yakınına bile ehliyet, ruhsat sorduğunda yada alkol testi yapmak istediğinde başına neler geldiğinin örnekleri çok.
Bir kaç yıl önce, aracını durduran trafik polisine hakaret ettiği görüntüleri ortaya çıkan bir Milletvekili özür dilemek zorunda kalmıştı. Bu vekil bir programda "Üzgünüm, orada bir gün dahi bekletilsem kesinlikle o kelimeleri sarf etmemem gerekiyordu. O kelimeleri sarf ettiğim için milletimizden özür diliyorum" demişti. Hatırlayacaksınız. Olaydan sonra polisler açığa alınmıştı. Milletvekili, "polisleri siz mi sürdürdünüz?" sorusuna ise "Hayır, asla. Kendi amirleri bunu uygun görmüşler. Ben de bu vesileyle öğrendim" yanıtını vermişti. Video kaydı yapılmasaydı bu olaydan haberimiz bile olmayacaktı!
Zaman zaman basına yansıyan bu tür olaylar son derece üzücü ve düşündürücü . Polise şerefsiz diyen, darp etmeye çalışan millet vekilleri de gördük. Girin bakın, internette bunların videoları mevcut. Bu yazıyı hazırlarken bir partinin eski ilçe başkanın polise bağırıp hakaret ettiği görüntüleri ibretle ve şaşkınlıkla izledim. Oysaki, polis sadece görevini yapıyordu ve en ufak bir saygısızlık yapmadı. Ne yazık ki, bu arsızların yaptıkları yanlarına kar kalıyor.
Toplum düzenini sağlamak için zor koşullarda görev yapan kolluk kuvvetlerine teşekkür etmemiz gerekiyor. Ne yazık ki kendini bilmez, makamını hazmedememiş tipler tarafından hakarete ve şiddete uğruyorlar. Haklı oldukları halde sürgün yada meslekten ihraç gibi sonuçlarla karşılaşabiliyorlar.
Sir İsaak Newton'un demokrasi üzerine güzel bir sözü var; "Düşüncelerinden dolayı hakaret gören, aşağılanan insanların yaşadığı toplumda; gerçek demokrasiden söz edilemez.” diyor. Newton'un bu sözünü yazıma uyarlayarak; "Sırf görevini yaptığı için hakarete uğrayan, aşağılanan insanların yaşadığı bir toplumda gerçek demokrasiden söz edilemez" diyorum.