Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Mayıs, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Amasya’da domates hasadı başladı, 100 bin ton rekolte bekleniyor

Karadeniz Bölgesi’nin sebze ve meyve üssü Amasya’da domates hasadı başladı. Sezonun ilk kızaran domateslerinin kilosu üretildiği serada 20 TL’den satıldı. Yaz sezonu boyunca domates üretimi yapılacak tarlalardan 100 bin ton rekolte bekleniyor.
Verimli arazilere sahip kentte yılın ilk domatesini Aksalur köyü Çay Mahallesi’nden Çilli ailesi yetiştirdi. Sebahattin Çilli, özveriyle yetiştirdikleri domateslerin geçen yıla göre 20 gün önceden üretip satışa sunmanın mutluluğunu paylaştı.

100 bin ton rekolte bekleniyor
Köye giderek birlikte hasat yaptıkları çiftçilere bereketli kazançlar dileyen Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, "2024 üretim yılında örtü altı sera ve açık alanda toplam 12 bin 200 dekar alanda yaklaşık 100 bin ton domates rekoltesi bekliyoruz" dedi.
Gürol Çetin, kilosu 20 TL’den satılan domateslerin Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, Doğu Anadolu Bölgesi ve diğer bölgelere gönderildiğini belirtti.

"45 günlük ara sezonda Türkiye’nin domates ihtiyacını Amasya karşılıyor"
Türkiye’de ağırlıklı olarak Akdeniz illerinde yapılan turfanda domates üretiminin Haziran ayı ortasında sona ermeye başlarken yurt genelinde yaklaşık 45 günlük bir ara sezon oluştuğuna işaret eden Çetin, "O süreçte Türkiye’nin domates ihtiyacını Amasya karşılıyor" diye konuştu.

Yılın devamında seralarda ikinci ve üçüncü ürünler de yetişiyor
Tarım şehri Amasya’nın üretim potansiyelinin daha da artacağına inanan Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci ise, "Çalışkan çiftçilerimizin azmiyle seralarda yılın devamında ikinci ve üçüncü ürünler de yetiştiriliyor. Domatesin yanına bir süre sonra salatalık, maydanoz, roka, marul, patlıcan ekip üreten çiftçilerimiz de var" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
30 Ocak, 2026 15:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yangın tüpü atan firmalara uyarı

Karabük’te yangın söndürücü cihazlar, tüpler ve asansörler başta olmak üzere birçok sanayi ürününün piyasa gözetimi ve denetimi, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde Karabük İl Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

Yangın söndürme cihazları ve yangın söndürme tüpleri, piyasaya ilk arz edildikten sonra Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te belirtilen periyotlarla muayene, bakım ve yeniden dolum süreçlerine tabi tutuluyor. Bu kapsamda bakım ve muayene işlemlerinin yılda en az bir kez (altı aydan az olmamak kaydıyla), yeniden dolum işlemlerinin ise dört yılda bir yapılması gerekiyor.

Söz konusu işlemlerin, 19 Nisan 2011 tarih ve 27910 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ÖSG-2011/09 numaralı Mecburi Standart Tebliği’nin 3. maddesi uyarınca, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi (HYB) bulunan firmalar tarafından gerçekleştirilmesi zorunlu. Firmaların ayrıca TSE 11827 zorunlu standardında belirtilen tüm şartları yerine getirmesi gerekiyor.

Üreticiler, yangın söndürücüleri TS EN3-8, TS EN1866-2 ve TS EN1866-3 standartlarına uygun olarak üretmek ve TS 862-7, TS EN3-7, TS EN3-8, TS EN3-9 ve TS EN3-10 standartları kapsamında gerekli belgelendirmeleri tamamlamak zorunda. Ürünler üzerinde yapılacak işaretleme ve etiketlendirmelerle, yangın söndürücülerin insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından güvenli olduğu gösterilerek CE işaretinin iliştirilmesi gerekiyor.

Periyodik muayene, bakım ve yeniden dolum hizmetini sunan firmalar ise, bu işlemlere ilişkin etiketleri, ürünün piyasaya ilk arzında yer alan etiketleri kapatmayacak şekilde ilave etmekle yükümlü. Dağıtıcılar ve satıcılar da, yalnızca teknik mevzuata uygun ve CE işaretli ürünlerin satışını yapmak zorunda bulunuyor.

Yetkililer, Karabük’teki kamu kurum ve kuruluşlarının, yangın söndürücü satışı ve dolumu yapan firmaların TSE Hizmet Yeterlilik Belgelerini dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini vurguluyor. Belgelerde firma adresinin güncel olması ve belgenin geçerlilik süresinin dolmamış olması büyük önem taşıyor. Ayrıca kamu kurumlarının, kendi bünyeleri ile ilişkili özel sektör kuruluşlarında bulunan yangın söndürücü cihazların düzenli olarak kontrol edilmesini, bakım ve muayenelerinin zamanında yapılmasını ve cihazların çalışır durumda olmasının teyit edilmesini sağlamaları gerektiği ifade ediliyor. Bu uygulamaların, can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin