Reklam
Reklam
ALTYAPI jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
15 Temmuz, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Alt Yapı Sağanak Yağışa Yetersiz Kaldı..!

Karabük ve Safranbolu’da geçtiğimiz hafta etkili olan sağanak yağış  nedeniyle birçok cadde ve sokak sular altında kalırken, alt yapı yetersizliği bir kez daha gün yüzüne çıktı. Yağmur suları, özellikle düşük kotlardaki mahallelerde ciddi su baskınlarına neden olurken, istinat duvarlarının yıkılmasına neden oldu.

Geçtiğimiz hafta Karabük’te etkili olan sağanak yağış, şehrin altyapısının yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yoğun yağmur sonrası yollar adeta göle dönerken, birçok evi su bastı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da da durum farklı değildi,  birçok sitenin bodrum katını su bastı, istinat duvarları yıkıldı ve maddi hasar meydana geldi.

Karabük ve Safranbolu’da etkili olan sağanak yağış, altyapıların yetersizliğini gözler önüne serdi. Sağanak yağış nedeniyle yollar adeta göle dönerken, birçok evin bodrum katını su bastı, istinat duvarları yıkıldı. Sağanak nedeniyle Karabük Üniversitesi girişi de göle dönerken, KARDEMİR otoparkını da su bastı ve birçok araç mahsur kaldı.

Karabük ve Safranbolu halkı, yaşanan bu duruma tepki göstererek, yetkililerden acil çözüm bekliyor. Altyapının güçlendirilmesi ve yağmur suyunun tahliyesi için gerekli önlemlerin alınmasının gerektiğini ifade eden vatandaşlar  “bu olay, bölgedeki altyapı eksikliklerinin bir an önce giderilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi” dedi

Alt yapı yetersizliğinden şikayet eden vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak, alt yapı sorunlarının bir an önce giderilmesini talep etti.  Her yağmurda aynı çileyi yaşadıklarını anlatan vatandaşlar, “Evlerimiz, iş yerlerimiz su altında kalıyor. Alt yapı çalışmaları yetersiz kalıyor ve bu sorunlar her geçen gün artarak devam ediyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

ÇARPIK YAPILAŞMANIN ZARARLARI SAĞANAK YAĞIŞLA ORTAYA ÇIKTI

Öte yandan Sağanak yağışlar,  Karabük ve Safranbolu’nun çeşitli bölgelerinde çarpık yapılaşmanın olumsuz etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle alt yapı eksiklikleri ve plansız yapılaşma nedeniyle vatandaşlar büyük sıkıntılar yaşadı. Altyapı yetersizlikleri, su drenaj sistemlerinin yetersizliği ve binaların yanlış yerlere inşa edilmesi, su baskınlarının başlıca sebepleri arasında gösteriliyor.

Vatandaşlar, yetkililerin çarpık yapılaşma ve altyapı sorunlarına daha fazla önem vermesi gerektiğini dile getirerek, önlem alınmadığı takdirde bu tür felaketlerin artarak devam edeceği uyarsında bulundular.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin