Karabük Postası tarafından
04 Ağustos, 2015 14:50 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Aksoy, Avrasya Yerel Yönetimler Toplantısını Değerlendirdi

Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, geçtiğimiz günlerde gittiği ve Rusya Kazan'da gerçekleştirilen Avrasya Yerel Yönetimler Toplantısından döndü. Aksoy toplantı ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede; “Kazan şehrindeki bu büyük toplantıya katılmamızın iki nedeni var idi. Birincisi, Dünyadaki neredeyse bütün ülkelerin il düzeyindeki şehirlerinin üye oldukları Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı ( UCLG ) bu birliğin başkanı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş beyefendi. Bu birliğin iki sekretaryası var. Biri, bizler Kuzey Afrika ve Ortadoğu Sekretaryasına bağlıyız. Bu sekretarya İstanbul’da, diğeri ise Avrasya sekretaryası bu da Kazan’da. Bununla birlikte Avrasya bölgesinin de genel kurulu gerçekleştirildi” dedi. 2016 yılı Eylül ayında bu büyük birliğin Dünya Başkanlığı seçimlerinin gerçekleştirileceğini dile getiren Başkan Aksoy; Birliğini tüzüğü gereği İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın 2 yıl üst üste başkanlık yaptığı için aday olamayacağını, bu nedenle kulis çalışmalarının yoğunlaşmasından dolayı bu toplantının oldukça önemli olduğunu kaydetti. Aksoy şöyle devam etti; “Diğer konunun ise Bölgesel Sekretarya vesile ile 100’ün üzerinde belediye başkanı geldi. Bunların çoğunluğu Türki Cumhuriyetler, Rusya’nın içerisindeki şehirler. Bizim de Kasım ayında OWHC ( Dünya Miras Alanları Birliğinin) Peru’da Dünya Kongresi gerçekleştirilecek. Malumunuz üzere biz bu birlikte Yönetim Kurulu Üyesiyiz. Bu toplantıda da Yönetim Kurulu Üyesi olmak için yeniden aday olacağız. Bu nedenle destek ihtiyacımız var idi. Dünya Yerel Yönetimi üyesi ülkelerin pek çoğu da burada da üye oldukları için bizlerde kulis faaliyetleri gerçekleştirdik. Yani buradaki toplantıya Dünya Miras Şehirlerinde de gelenler olduğu için onlardan da yeniden aday olduğumuzu ve destek istediğimizi belirttik.” 2016 YILI 23 NİSAN’DA “DÜNYA MİRASINI ÇOCUKLAR TAŞIYOR” TOPLANTISI YAPILACAK 2016 yılında 23 Nisan’da Safranbolu’nun çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacağını ifade eden Aksoy; bu organizasyonun adını ise şöyle açıkladı: “Dünya Mirasını Çocuklar Taşıyor” Bu vesile ile Kazan’daki toplantıya gitme sebeplerinden birisinin de bu önemli toplantıya üye ülkelerin çocuklarını davet etmek olduğunu kaydeden Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, “İnşallah bu önemli organizasyonu da halkımız ile birlikte her zaman olduğu gibi başarı ile gerçekleştireceğiz” dedi. Toplantıya katılımın oldukça üst düzey yapıldığını anlatan Başkan Aksoy, Tataristan Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, hemen hemen bütün Türkî Cumhuriyetlerin Başbakanları ve Büyükşehirlerinin Belediye Başkanlarının geldiklerini ve bu toplantının birinci gününde ilk konuşmacılar arasında olduklarını ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.