blank
Asuman Doğan tarafından
13 Şubat, 2025 12:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Akay’dan Cumhurbaşkanına Merkez Bankası Denetlensin Çağrısı

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında, “Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum: Bir kanun çıkardınız, Devlet Denetleme Kurulu denetçilerine, müthiş yetkiler verdiniz; Merkez Bankasını inceletin, ilk görevleri bu olsun. Bir rapor düzenletin ve bu raporu da Meclise sunun. Değerli vekilleri, sorumluları hep beraber tespit edip kamu zararını tanzim etmeye buradan davet ediyorum.” dedi.

Yeni Yol Partisi’nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtikten sonra sürekli döviz kuru dalgalanmalarının vatandaşlarımız üzerindeki etkilerinin araştırılması hakkındaki grup önerisi üzerine TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Milletvekili Akay, Bakan Şimşek’in sözlerinin yer aldığı posterleri TBMM kürsüsünden göstererek maliye politikalarına tepki gösterdi.
“MERKEZ BANKASIYLA İLGİLİ TESPİTLERİN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI GEREKİYOR.”
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay şunları söyledi: “Türkiye'nin çok önemli sorunları var; Türkiye'nin derinleşen bir yoksulluğu var, çocuk yoksulluğu var, kadın yoksulluğu var, gençlerin yoksulluğu var, gelir dağılımındaki bozukluk var, vergi adaletindeki dengesizlik var, vergide adalet yok. Buna mukabil de Merkez Bankasıyla ilgili birtakım tespitlerin açıklığa kavuşturulması gerçekten gerekiyor.
“YİRMİ İKİ YILDIR AYNI ŞEY SÖYLENİYOR, HALKIMIZ SIKINTIYA GİRMEYE DEVAM EDİYOR.”
Açlık sınırının 22 bin TL'yi aştığı, yoksulluk sınırın 72 bin TL'ye ulaştığı bir ortamda dar gelirlilerin, emeklilerin, işçilerin geçinmesi mümkün değil. Tüketici ve kredi kartı borçları 4 trilyonun üzerine çıkmış, 192 milyarın üzerinde icraya düşen, kanuni işlem yapılan vatandaşlarımız var. Yirmi iki yıldır aynı şey söyleniyor. Yirmi iki yıldır Sayın Şimşek ve önceki Hazine ve Maliye bakanları, "Türkiye, sanıldığı kadar, iddia edildiği kadar borç batağında değil. Er veya geç enflasyon tek haneye düşecek." diyor. "Yıllar itibarıyla da enflasyon oranında azalma olacak." diyor, "Vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz." diyor, "Geçimlerini sağlayacak rahatlığı vereceğiz." diyor. Öyle mi oluyor? Maalesef öyle olmuyor, gerçekten halkımız daha da sıkıntıya girmeye devam ediyor.
“KUR FARKI GİDERİNİN BORÇ STOKUNA ORANI YÜZDE 25”
Bu ülkenin 2021 yılında 2,7 trilyon toplam borç stoku vardı. 2023'ten 2024'e devreden borç stoku 6,7 trilyon. 2024 yıl sonu itibarıyla da 9,3 trilyona ulaşmış bir borç stokundan bahsediyoruz. Şimdi, gayrisafi millî hasılaya oranının yüzde 21, yüzde 22'lerde olduğunu söyleyecekler ama bu yeterli değil, burada önemli bir sorun var; kur farkı gideri var. 2024 başı itibarıyla kur farkı gideri 1 trilyon 722 milyar ve o zamanki borç stokuna -6,7 trilyona- oranı yüzde 25. Bugün, bu oranlar yine aynı seviyelerde ve kur baskılandığı için bu söz konusu. Önümüzdeki dönemde kur artışı olduğu zaman ülkenin borç batağına girdiğini görmek zorunda kalmayalım, buna bir önlem alalım. Bu önlemi mutlaka almamız gerekiyor.
“MERKEZ BANKASI, KUR KORUMALI MEVDUAT NEDENİYLE ÇOK BÜYÜK ZARAR YAPTI.”
Merkez Bankası kur korumalı mevduat nedeniyle çok büyük zarar yaptı. Merkez Bankası Başkanı’nın ifadesine göre 833 milyarlık bir zarar söz konusu. Bu zararın sebebi de kur korumalı mevduatta hesabı olan zenginlerin faiz geliri elde etmesi; yine, dar gelirliden alıp zengine aktarma söz konusu. Bu aktarımın önüne geçilmesi ve bu sorunun mutlaka giderilmesi gerekiyor.
“MERKEZ BANKASIYLA İLGİLİ İDDİALARIN MUTLAKA ARAŞTIRILMASI LAZIM.”
Merkez Bankasıyla ilgili iddiaların mutlaka araştırılması ve ortaya çıkarılması lazım. Buradan Sayın Cumhurbaşkanına sesleniyorum: Bir kanun çıkardınız, Devlet Denetleme Kurulu denetçilerine, müthiş yetkiler verdiniz; Merkez Bankasını inceletin, ilk görevleri bu olsun. Bir rapor düzenletin ve bu raporu da Meclise sunun. Değerli vekilleri, sorumluları hep beraber tespit edip kamu zararını tanzim etmeye buradan davet ediyorum.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Aylin Sarıoğlu tarafından
05 Ocak, 2026 14:19 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Yılmaz: “Engelliliğe Yaş Sınırı Konulamaz”

Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Karabük Şube Başkanı Muhittin Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinden 27 yaş üstü özel gereksinimli bireylerin hizmet almasının sınırlandırılmasına yönelik bir düzenleme ihtimalinin kamuoyunda gündeme gelmesi üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

Söz konusu iddianın engelli bireyler ve aileleri açısından ciddi bir endişe kaynağı oluşturduğunu belirten Yılmaz, engelliliğin yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığını ifade ederek, bir bireyin doğuştan engelli olabileceği gibi, yaşamının herhangi bir döneminde kaza, hastalık ya da ilerleyici sağlık sorunları nedeniyle de engelli hale gelebileceğine dikkat çekti.

Yılmaz açıklamasında, “Bu nedenle engellilik hizmetlerinin yaş ile sınırlandırılması, hayatın gerçekleriyle örtüşmeyen bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

27 yaş sonrası özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin kısıtlanmasının ciddi sonuçlar doğuracağını belirten Yılmaz, bu durumun engelli bireylerde kazanılmış becerilerin kaybına, günlük yaşamda bağımlılığın artmasına, sosyal hayattan kopuşa, psikolojik sorunların derinleşmesine ve aileler üzerinde ağır bir bakım yükü oluşmasına neden olacağını söyledi.

Rehabilitasyon hizmetlerinin bir ayrıcalık değil, engelli bireylerin yaşam boyu ihtiyaç duyduğu temel bir hak olduğunu ifade eden  Yılmaz, “Bu hakka erişimin yaş ile sınırlandırılması, sosyal devlet anlayışıyla, eşitlik ilkesiyle ve engelli haklarıyla bağdaşmamaktadır” dedi.

Ayrıca yakın tarihte, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin ders programlarının yürütüldüğü MEBBİS sistemi üzerinde yaşanan ani kısıtlama ve kısa sürede kaldırılmasının sahada ciddi bir belirsizlik ve güvensizlik ortamı yarattığını hatırlatan Yılmaz, bu durumun engelli bireyler ve ailelerinin geleceğe dair kaygılarını artırdığını kaydetti.

Türkiye Sakatlar Derneği Karabük Şubesi olarak çağrılarının net olduğunu dile getiren Yılmaz, engellilik politikalarının yaşa göre değil, bireyin ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, özel gereksinimli bireylerin yaşam boyu destek hakkının korunması ve yapılacak düzenlemelerin mutlaka engelli bireyler, aileler ve sivil toplum kuruluşlarıyla istişare edilerek hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Muhittin Yılmaz, Karabük basını aracılığıyla kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya, yetkili kurumları ise engelli bireylerin haklarını önceleyen bir yaklaşım sergilemeye davet etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin