blank
Asuman Doğan tarafından
05 Kasım, 2025 10:59 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Akay, Gerede’den Aldığı Suyu Bakan’a Gösterdi

CHP Karabük Milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2026 Bütçesi ile 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu ve Sayıştay Raporu’nu görüşmelerinde konuştu.

Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve ilgili kurum bürokratlarının hazır bulunduğu komisyon toplantısında konuşan  Akay, Gerede Çayı’ndaki çevre kirliliğine ve Karabük’teki sanayi yatırımlarına dikkat çekti.

“GEREDE ÇAYI İMDAT ÇIĞLIĞI ATIYOR”

Gerede Çayı’nda aldığı suyu Bakan Kacır’a göstererek Gerede Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çeken CHP’li Akay, “Gerede Çayı’nın Gerede’den başlayarak Eskipazar ve Karabük’ten geçip Filyos Çayı’yla birleştiğini hatırlatarak, “Gerede Çayı çok kirli su statüsünde görünüyor. Kimyasal atıklardan dolayı bu durum oluşmuş. Yaklaşık 100 bin civarında nüfusu ilgilendiriyor. Balık ölümleri, hayvan ölümleri yaşanıyor; çok ağır bir koku var. Bölgedeki insanlar pencerelerini açamıyor” dedi.

Durumun yalnızca Sanayi Bakanlığı’nı değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını da ilgilendirdiğini vurgulayan Akay, iki bakanlığın ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini belirtti. “Para cezaları artırılmış ancak sonuç alınamamış, çünkü şikayetler devam ediyor. Bu konuyla ilgili olarak diğer bakanlıkla koordineli şekilde özel ilginizi rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“EFLANİ VE OVACIK OSB İSTİYOR, ESKİPAZAR TAMAMLANMAK İÇİN ÖDENEK BEKLİYOR”

Karabük’le ilgili diğer sorunlara da değinen Akay, Eflani ve Ovacık ilçelerinde Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması taleplerinin devam ettiğini ifade etti. Ayrıca Eskipazar’daki Metal ve Metal Ürünleri İhtisas OSB’nin tamamlanmasının beklendiğini söyledi.

YENİCE’DE ORMAN ÜRÜNLERİ SANAYİSİ İÇİN YEŞİL IŞIK

Akay, Yenice’nin blok ormanlarıyla meşhur olduğunu hatırlatarak, burada Orman Ürünleri İhtisas OSB kurulması konusunun geçen yıl da gündeme geldiğini belirtti. “Bakanlık yetkilileri bu projeye sıcak bakmıştı. Bu konuyla ilgili yer tahsisi ve bitirilmesi için sizden ödenek talep ediyoruz” dedi.

“KARABÜK OSB’NİN ATIKSU ARITMA TESİSİ EKSİKLİĞİ CİDDİ RİSK”

Karabük Organize Sanayi Bölgesi’nde atık su arıtma tesisinin yapılmadığını dile getiren Akay, “Buraya da destek bekliyoruz,” diyerek çevre yatırımlarının tamamlanmasının önemini vurguladı.

“FİLYOS PROJESİ BÖLGENİN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK”

Akay, Filyos Projesi’nin hayata geçmesiyle bölgedeki yatırımların tamamlanmasının büyük önem taşıdığını söyledi. “Filyos Limanı’nın konteyner limanı olarak faaliyete geçmesi konusunda diğer bakanlıklarla istişare içinde sizden destek bekliyoruz,” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin